Açlık Dayatmasına Karşı Örgütlü Güç Olmak
Ücretler Niçin Eriyor? 2026 yılı için asgari ücret ve emeklilerin alacağı maaşlar belirlendi. Asgari ücret 28.075 TL olurken, aralık ayı […]
Ücretler Niçin Eriyor? 2026 yılı için asgari ücret ve emeklilerin alacağı maaşlar belirlendi. Asgari ücret 28.075 TL olurken, aralık ayı […]
2026 yılı, derinleşen ekonomik krizin gölgesinde ve eriyen asgari ücret tartışmalarıyla başladı. Faturaların kabardığı, temel gıda ve barınma maliyetlerinin işçinin
“Burjuvazi, kavgaya davet etti bizi, Davetleri kabulümüzdür! Biz nasıl bilirsek hep bir ağızdan gülümsemesini, biliriz öylece yaşamasını, ölmesini” Türkiye’nin en
Felaket, her zaman büyük bir çöküşle ya da gürültüyle kopmaz; bazen felaket, her şeyin olduğu gibi sürmesidir. 2025, tam da
Kürt halkı da, yeryüzündeki bütün halklar gibi “sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir kitle” olmayıp, sınıflardan oluşmaktadır. Yeni dönem Kürt halkı içindeki
Bütçeler devletin, hangi kamu hizmetlerine ne kadar harcama yapacağı ve bu harcamalar için halka ne gibi yükümlülükler yükleyeceği konusunda halkın
Görsel: Ressam Yüksel Arslan Giriş *Toplumsal Özgürlük Partisi İzmir Yayın Birimi olarak Zamanımız ve Biz Söyleşileri’nin 4. senesine büyük bir
Önceki yazımda “Özetleyecek olursam, mevcut süreç demokratik bir dönüşüm yaratmayacak ama o hedefe ulaşmak için yasal ve meşru biçimlerin kullanılacağı çok
Böylesi bir yöneliş her ne kadar Kürt Hareketi’ne darbe vursa da, günümüz koşullarında daha fazlasıyla devleti de sıkıştırıp meşruiyet kaybına
Yazının 1. bölümünde ülkedeki çoklu kriz ortamının içinde kendisinden pek de söz edilmeyen farklı bir krizden, “ulus krizinden” bahsetmiş, yazıyı
Ülkenin farklı halkları ve inançları dışlayarak Türk-Sünni egemenliğini esas alan despotik ulus yapısının kriz içine girdiğini, diğer krizlerin yanısıra bir
1- Sermaye kendi ihtiyaçlarının bilincinde olan ve onları elde etmeye çalışan, ülkenin gidişi hakkında düşünen ve etkilemeye çalışan yurttaşlar değil,
“Artık bütün siyasi partiler Türkiye için vardır. Türkiye partisi olmak mecburiyetindedir. Türkiye’nin istikrarını bozmaya, kutuplaşmayı ortaya koyacak yanlışlardan kurtarılması lazımdır.”
19 Mart darbesinin ve darbenin hemen sonrasında öğrenci gençliğin açtığı yoldan sokağa çıkan halkın hareketinin belirlediği yeni bir dönemin içindeyiz.
El Yazmaları’nın Notu: El Yazmaları tarafından 2021 yılında yayımlanan Volkan Yaraşır’ın kaleme aldığı Ters Dalga kitabının içinde yer alan “Güney
CHP ülkemizdeki belki de en karmaşık, en fazla siyasal eğilimin içinde hareket ettiği, bir kısmı birbirini dışlayan bu eğilimlerin sürekli
19 Mart darbesi aniden ortaya çıkan bir durumdan öte içerik taşır. Darbe girişimi, siyasal İslam’ın faşizmle iç içe geçerek özel
Ülkeyi sadece darbelerle ve bu darbelerin yarattığı artık olağanlaşan olağanüstü hâl koşullarıyla yönetebilen Saray’daki neoliberal çete; rejim inşasında bir büyük
2025 yılı, farklı iş kollarından işçilerin eylem, grev ve direnişleriyle başladı. Bir dönemdir ağırlıklı olarak kendiliğinden ve parçalı devam eden
Ülkede birbirini kimileyin destekleyen bazen de dışlayan güncel gelişmelerin, bölgedeki kaos, faşizmin hız ve yoğunluk kazanan devletleşme süreci, Kürtlerin silahlı
Rejimin dönüşümü bir kritik fazı daha kolayca geride bırakıyor. Bir engelle karşılaşmadıkça son birkaç aya yayılan büyük saldırı dalgası kalıcı
“Normalleşme” işte böyle oluyor: Yerel seçimlerde yediği yumrukla sersemleyen iktidar koalisyonuna “normalleşme” teklif ederek acil ihtiyacı olan “nefes alıp kendine
Belli ki despotik devlet geleneği adına çok bir şey değiştirmeksizin, ana mimari aynı olmak kaydıyla kimi zorunlu değişiklikler yapılmak isteniyor.
Sınıf mücadelesi ya da daha geniş bir zeminde yürüme potansiyeliyle yüklü olan anti-kapitalist mücadelenin zemini tarih-dışı bir mutlaklık güvencesine sahip
Sistem yıkılmamakta inat edip yıkılmamak için faşist hareketlere alan açmakta, demokrasinin sırf yüzeysel bir gösteriye indirgenerek tasfiye edilmesine yönelmekte ve
El Yazmaları’nın Notu: Geçtiğimiz yılın Aralık ayında Ukrayna’daki gelişmeleri değerlendiren Ukrayna İşçi Cephesi (RFU) Yayın Kurulu’nun yazısını siz değerli okuyucularımızın