ABD’de El Yükselten Faşizme Karşı Sol Alternatif

Arkaplan

ABD’de Trump’ın, ülkedeki anayasal haklara yönelik saldırıları ve Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza güçlerini (ICE) Gestapo[1] olarak kullanmasıyla birlikte faşizm el yükseltiyor. Bir yandan giriştiği hegemonya mücadelesinde güçlenmek için tüm dünyaya haydutçasına saldıran emperyalist eğilim diğer yandan kendi ülkesindeki vatandaşlarına silah sıkan, anayasal haklara saldıran faşist eğilim, ikisi de aynı çubuğun iki ucu. Bu meydan okumaya karşın ABD’de dağınık ve heterojen halde bulunan anti-faşist güçlerin ortak mücadele hattı örmeye yönelik girişimleri sürüyor.

ICE’ın Los Angeles ve Kaliforniya’da başlayan baskınlarına karşı yaz aylarında başlayan “No Kings” hareketi ICE’a karşı başlatılan ilk toplu eylemlilik özelliği taşırken Trump yönetimine karşı yapılan ve tüm kente yayılan eylemlere evrilmişti. Devam eden süreçte Eylül ayında faşist ve siyonist söylemleriyle tanınan Charlie Kirk’ün gerçekleştirdiği miting esnasında vurulması yaşanan bir diğer önemli gelişmeydi. Öyle ki suikastın ardından Trump kanadı hızlıca muhalif solu hedef aldı.[2]

Ocak ayında göreve başlayan New York’un seçilmiş belediye başkanı Mamdani figürünün ortaya çıkışı da bu pencereden bakıldığında, heterojen hâlde bulunan muhalif grupların tamamına yönelik yürüttüğü seçim kampanyasının başarısında saklı. Kendisini açıkça sosyalist olarak tanıtan Müslüman bir belediye başkanının varlığı, ülkedeki yeni muhalif eğilimin bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor.

Bu süreçte süregelen eylemlerin merkezi Kaliforniya ve New York ekseninde ilerlerken Minneapolis’te gerçekleşenlerin ardından tüm ülkede protestolar gelişmeye başladı. 7 Ocak 2026 tarihinde, Minneapolis’te ABD vatandaşı Renee Nicole Good’un, ICE ajanları tarafından vurularak öldürülmesiyle başlayan protestolar tüm kente yayıldı; genel grev ve boykot ilan edildi ve kentte tarihi bir miting gerçekleşti. Miting esnasında bir yoğun bakım hemşiresi olan Alex Pretti video kaydı alırken ve olaya müdahale etmeye çalışırken ICE ajanları tarafından öldürüldü. Bunun ardından protestolar tüm kente ve ülkeye yayıldı, genel grev çağrıları yapıldı.

Eylemlerin gerçekleştiği Twin Cities[3] bölgesi ve Minesota eyaleti aslında tarihsel olarak solun güçlü olduğu bir bölge. 1934 yılında bölgedeki kömür taşıyan kamyon işçilerinin sendikal haklar ve adil maaş için başlattıkları grev, polisin işçilere ateş açması nedeniyle 2 işçinin ölümü ve 67 işçinin yaralanmasıyla sonuçlandı. Ülke tarihinin en önemli grevlerinden biri hâline geldi.[4] Ayrıca bölgede yaşayan yerli halklar, yıllar boyunca bölgede süregelen ekokırıma karşı direndi.

Günümüz

Trump’ın faşizmi yükseltmesiyle oluşan kolektif aksiyonlar ve büyüyen isyan potansiyeline karşın ABD’deki solun heterojen bir yapıda bulunduğunu gözden kaçırmamak gerekiyor. Tarihsel olarak Afro-Amerikanlar, anarşistler, ekolojistler, feministler ve demokratların ayrı ayrı ettikleri mücadeleler ve kazanımlar mevcut olsa da birleşik bir sosyalist gücün varlığından bahsedemiyoruz.

Ancak hatırlatalım; Mamdani figürünün varlığı göstermektedir ki anayasal özgürlüklere olan saldırıları ve faşizmin yükselmesi Demokratların içindeki kendilerini “Demokratik Sosyalist” olarak tanımlayan fraksiyonun güçlenmesine sebep oluyor ve sol alternatife olan eğilim artıyor. Mamdani her ne kadar sistem içi öneriler ile yola çıksa da sol-sosyalizmin toplumsallaşmasına ön ayak olma potansiyeli taşıyor.

Minneapolis’te yüz binlerin katılımıyla gerçekleşen genel grevin ve boykotun birçok eyalete yayılması ve sendikaların da harekete geçmesi durumunda bir ateşleyici işlevi görebilir, ki uzun süre sonra ülkede yapılan en büyük grevlerden biri olma özelliğini taşıyor.

ABD’de genel sol örgütlenmeye baktığımızda ise:

-Demokrat Parti’nin içindeki bir sol fraksiyon olan ve Alexandria Ocasio-Cortez, Mamdani ve Bernie Sanders figürlerinin etrafında toplanan Demokratik Sosyalistler (DSA)’in 90.000 aktif üyesi bulunuyor. Kökenlerini 70’lerde oluşan demokratik sosyalizm fikriyatından alan DSA, ülke genelinde genelde üniversite ve büyük şehirlerin merkezlerinde örgütlü.[5]

-2007 yılında kurulan Marksist-Leninist örgütlenmeye sahip olan Sosyalizm ve Kurtuluş Partisi (Party for Liberation and Socialism – PSL) DSA’den sonra en fazla üyeye sahip sosyalist parti konumunda ve sokak gücünü en fazla kullanan örgütlerden biri.[6]

-2014-24 yılları arasında Seatle’da belediye meclisi üyeliği yapmış Kshama Sawant ile tanınan Troçkist yapılanma Sosyalist Alternatif (Socialist Alternative – SA), 2024 yılında bölünmeye gitse de 1.000’e yakın üyeye sahip.[7]

-1919’da kurulan ve ABD’nin en eski sosyalist örgütlerden biri olan ABD Komünist Partisi (Communist Party USA – CPUSA) ABD’deki en büyük sosyalist yapılanmalarında biri olarak 15.000’e yakın üyeye sahiptir.[8]

Tüm bunların yanında ülke genelinde platform tipi ve dağınık örgütlenme yöntemleri daha çok yaygındır. Sendikal örgütlenme ise benzer bir pozisyonda, taban örgütlenmesi şeklinde ilerliyor. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS) verilerine göre, Toplam işgücünün yaklaşık yüzde 10’u sendikalı ki bu oran 1950’lerde yüzde 35 civarındaydı. Kamu sektöründe oran, yüzde 32-33 civarında iken özel sektörde ise yüzde 6 civarında.

Sendikalara baktığımızda ise; en büyük şemsiye organizasyon olan Amerikan Emek Federasyonu ve Endüstriyel Örgütler Kongresi (American Federation of Labor and Congress of Industrial Organizations – AFL-CIO), Uluslararası Hizmet Çalışanları Birliği (Service Employees International UnionSEIU), Birleşik Otomotiv İşçileri (United Automobile Workers) ve lojistik ve taşımacılık işçileri sendikası Teamsters öne çıkıyor.

Sonuçlar ve Olasılıklar

Minneapolis’te başlayan grev dalgasının yayılması, son yılların en büyük işçi hareketlerinden birini doğurabilir. ICE faşizmine karşı yapılan mücadele ortaklığı kalıcılaşma zemini olduğu takdirde kazanımlarla sonuçlanacak durumlar ortaya çıkabilir. Tabii tüm bunlar emperyalizmden bağımsız ele alınamaz. ABD emperyalizmine direnen halkların mücadelesi ve ICE’a direnen halkların mücadelesi ortaktır. Her bir tarafın mücadelesi diğeri tarafı da doğrudan etkileyecektir. ABD emperyalizmine direnen halkların ve ABD’de faşizme direnen ABD halklarının yanındayız!

Yaşasın ABD işçi sınıfının ve halklarının mücadelesi!

ICE OUT!


[1]     https://www.elyazmalari.com/2026/01/21/abdnin-gestaposu-ice/

[2]     https://www.elyazmalari.com/2025/09/27/charlie-kirkun-buyuk-gunahi/

[3]     Halk arasında kent için kullanılan Twin Cities “İkiz Şehirler”, Minneapolis-Saint Paul’dan oluşan metropolitan bölgesidir.

[4]     https://www.mnhs.org/mnopedia/search/index/event/minneapolis-teamsters-strike-1934

[5]     https://www.dsausa.org

[6]     https://pslweb.org

[7]     https://www.socialistalternative.org

[8]     https://www.cpusa.org