ABD’nin Ablukası Küba Konvoyu ile Yıkılıyor

2025 sonunda Trump yönetiminin açıkladığı Ulusal Güvenlik Stratejisi, ABD’nin birincil odak noktası olarak Amerika kıtasını öne çıkartıyordu. Strateji, Monroe Doktrini’nin Donald Trump tarafından güncellenmiş versiyonu olan “Donroe Doktrini” olarak adlandırıldı ve aynı minvalde tüm dünyaya “Amerika kıtası benimdir, kimse karışmasın” mesajını verdi.

Bunun ilk somut adımı 3 Ocak günü görüldü. Uzun zamandır Venezuela’ya gözünü dikmiş olan ABD bugüne kadar denediği yolları terk ederek doğrudan askeri operasyonla devlet başkanı Maduro’yu kaçırdı ve Venezuela petrolleri üzerinde fiili bir kontrol sağladı. Bu kontrolün sonucu olarak 80 milyon varilden fazla petrol Venezuela’dan ABD’ye götürüldü. (Kıyaslama için: Geçen yılın Ocak ayında ABD, Venezuela’dan 8,6 milyon varil petrol ithal etmişti.)

Şimdi Hedef Küba

Venezuela’nın ardından hedef Küba oldu. Burnunun dibinde yıllarca ABD’nin abluka ve baskılarına direnen sosyalist Küba, Fidel Castro’ya defalarca suikast denemeleri de dahil olmak üzere pek çok girişime rağmen halen ayakta duruyor. Emperyalizmin yaşattığı ekonomik zorlukların yanında Küba şimdi de Trump’ın yeni saldırı planına göğüs geriyor. Üstelik bu atak, ABD’nin Marco Rubio gibi Küba kökenli bir Dışişleri Bakanının döneminde gerçekleşiyor. Azılı bir antikomünist olan Rubio hakkında yaptığı küstah “Küba’nın bir sonraki başkanı olacak” şakası bir yandan da Trump’ın gerçek niyetini açık ediyor.

Donald Trump, 30 Ocak 2026 günü imzaladığı bir kararname ile Küba hükümeti üzerindeki ekonomik baskıyı artırdı. Kararname, Küba’ya doğrudan veya dolaylı olarak petrol satan ülkelere gümrük vergisi uygulanmasını öngörüyor. Yaptırım uygulanacak ülkeleri tespit etme ve gümrük vergisi oranlarını belirleme konusunda Ticaret Bakanı’na tam yetki veren kararname ile Küba’da yaşanan ekonomik kriz, halk sağlığını tehdit eden bir boyuta geldi. Ülkede elektriğin yüzde 80’i petrolden sağlandığı için 20 saati bulan uzun elektrik kesintileri başladı. Bunun dışında gıda ve ilaç temininde yaşanan aksamalar ciddi boyutlara ulaştı.

Ancak 20 Şubat’ta ABD Yüksek Mahkemesi, Trump’ın devasa gümrük vergilerini, Kongre tarafından Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası (IEEPA) kapsamında devredilen yetkiyi aştığı gerekçesiyle iptal etti. IEEPA, başkanın yabancı tehditlerin yarattığı ulusal acil durumlar sırasında ticareti düzenlemesine yetki veriyor.

Aynı günün ilerleyen saatlerinde, mahkemenin kararına karşılık olarak Trump, Küba’ya petrol gönderen ülkeler de dahil olmak üzere IEEPA temelli gümrük vergilerini sona erdiren bir başkanlık emri yayınladı.

Abluka Devam Ediyor

Trump’ın aldığı cezalandırma kararı kapsamında Küba’ya petrol sağlayan ülkeler, özellikle Meksika, 29 Ocak’tan sonra sevkiyatlarını durdurmuştu. ABD’nin silahlı gemileri mahkemenin kararına rağmen adaya petrol sağlamaya çalışan tankerlere askeri güç ile el koymaya devam ediyor. Şu an Küba’ya petrol sevkiyatı neredeyse tamamen durdu. Küba’nın petrol rezervlerinin Mart ayına kadar tamamen tükenebileceği söyleniyor.

ABD denizde sürdürdüğü ablukanın yanında gerilimi artırmak için de fırsatlar yaratmaya çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde Florida’da kayıtlı bir ABD sürat teknesinin mürettebatı Küba kıyılarına bir mil kadar yaklaştı. Mürettebat Küba askerlerine ateş açtıktan sonra, Küba İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Küba güçleri karşılık vererek teknede bulunan dört mürettebatı öldürüp altısını da yaraladı. ABD’nin bu durum karşısında ne yapacağı merak konusu.

Yardımlar Abluka Tanımıyor

Petrol krizine karşılık Küba Ulaştırma Bakanlığı, 23 Şubat’ta Havana’daki sağlık çalışanlarının ulaşımını kolaylaştırmak için yeni bir ulaşım sistemi başlattı. Bu kapsamda güneş panelleri ve enerji depolama sistemlerine sahip şarj istasyonları kuruluyor. Çin hükümeti de çatı üstü enerji üretimi için 5.000 güneş enerjisi kitini Küba’ya gönderdi ve 92 güneş enerjisi santrali inşa etme konusunda da yardım sözü verdi. Vietnam da Küba’ya rüzgâr ve güneş enerjisi konusunda yardımcı oluyor ve Kanada da Küba’ya 8 milyon Kanada doları tutarında insani yardım göndermeye hazırlanıyor. ABD ablukası başlar başlamaz Rusya Küba’ya petrol göndereceğini söyleyen ilk ülke olmuştu. Meksika petrol sevkiyatını durdurmuş ama insani yardım göndermeye devam etmişti.

Dünya Halkları Küba’ya Sahip Çıkıyor

Trump’ın başlattığı ablukaya karşı dünyanın değişik yerlerinde halklar sokakları doldurmaya devam ediyor. Yunanistan’dan Belçika’ya, Kanada’dan Malezya’ya ABD’nin bu ablukası protesto ediliyor. ABD’nin ICE üzerinden kendi halkına karşı yürüttüğü mücadele ülkede büyük protestolara sahne olurken Venezuela ve Küba üzerinden Latin Amerika’ya başlattığı emperyalist saldırılar da dünya halkları tarafından protesto ediliyor.

Küba’ya uygulanan ablukaya karşı oldukça önemli bir harekatı ise küresel çapta örgütlenen çeşitli grupların ittifakından oluşan ve adaya insani yardım götürmek için hazırlanan Nuestra América Küba Konvoyu (NACC) oluşturuyor. Konvoy, yaptığı bir açıklamada misyonunu “Uluslararası bir koalisyon olarak 21 Mart 2026’da Havana’nın Malecón bölgesinde bir araya gelecek şekilde hava, kara ve deniz yoluyla insani yardım ulaştırmak, kuşatmayı kırmak, hayat kurtarmak ve Küba’nın kendi kaderini tayin etme davasını savunmak üzere koordineli bir küresel seferberlik” olarak tarif ediliyor.

Konvoy, Filistin topraklarına uygulanan İsrail deniz ablukasını kırmak için Gazze Şeridi’ne yelken açan insani yardım filolarından oluşan Küresel Sumud Filosu’ndan esinlenerek gerçekleştiriliyor. İklim aktivisti Greta Thunberg de dahil olmak üzere çok sayıda ülkenin emek örgütlerinden temsilciler, milletvekilleri, politikacılar, ekolojistler vb. konvoya katılacak.

Küba gibi ufak bir adada, emperyalizmin uzun yıllara dayanan yıpratıcı baskısına rağmen sosyalist ideallerin yaşıyor olması ABD’nin en büyük korkusunu oluşturuyor. Bugün Küba halkının yaşadığı yoksunluğun temeli ABD’nin bu baskısının sonucudur. Her tür zora ve yokluğa rağmen sosyalist Küba eğitimden sağlığa pek çok konuda insanlığa örnek bir varoluş sergilemiştir. Kendi kaynaklarıyla yarattığı bu varoluş ile şimdi yeni bir ablukaya direnen Küba halkına dünya halkları el uzatıyor. Donald Trump Air Force One uçağında yaptığı açıklamada “Ambargo var. Petrol yok. Para yok. Hiçbir şey yok.” demişti. Nuestra América Küba Konvoyu da Trump’a cevabını veriyor: “Ablukaya karşı dayanışma var!”