İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Haluk Levent ve Ahbap Derneği hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Haluk Levent ve avukat Ece Güner’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Şüphelilere örgüt üyeliği, kara para aklama ve Dernekler Kanunu’na muhalefet suçlamaları yöneltiliyor. Ayrıca Haluk Levent’in yardım amaçlı topladığı paralar üzerinden bahis oynadığı da iddialar arasında. Peki Haluk Levent gerçekten de yardım paralarını kişisel amaçları için harcadı mı yoksa kendisine söz hakkı tanınmadan sosyal medyadaki linç kampanyasına mı maruz kaldı? MASAK ve İçişleri Bakanlığı 5 yıl boyunca Ahbap Derneği’nde söz konusu iddiaları neden fark etmedi?
Dosyada çok çarpıcı mali iddialar yer alıyor. Savcılık tespiti ve MASAK raporuna göre, dernek kurucularından Alper Çelik’in hesabı üzerinden 990 milyon lira tutarında yasal bahis oynandı. Haluk Levent’in asistanı Yeliz Kaya’nın hesabına Ahbap üzerinden 120 milyon lira para aktarıldı. Öte yandan Haluk Levent, gözaltına alınmadan önceki akşam İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’a mesaj attığını ve 15 gün boyunca her gün yazmaya devam ettiğini açıkladı. Kişisel borç-alacak ilişkilerinin dernekle ilgisi olmadığını söyleyen Levent, “Zaman her şeyi gösterecek, yakında asıl bombayı göreceksiniz” dedi.
Ahbap Derneği Hangi Amaçla Kuruldu?
Ahbap Derneği, sanatçı Haluk Levent tarafından 2017 yılında kuruldu. Sosyal dayanışma, yardım ve gönüllülük faaliyetleri yürüten bir sivil toplum kuruluşu özelliğini taşıyor. Dernek özellikle 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından topladığı bağışlar ve yürüttüğü yardım faaliyetleriyle gündem oldu. Derneğin 42 kentte örgütlü olduğu, 65 binden fazla gönüllüsü, 40 bin bağışçısı olduğu belirtiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı derneğe 2021 yılında “Vakıf İnsan Ödülü” verdi.
MASAK ve İçişleri Bakanlığı Uyudu mu?
Devletin idari denetim mekanizmalarındaki büyük boşluk da tam bu noktada gün yüzüne çıkıyor. Ortada milyarlarca liralık bir para trafiği bulunuyor. İddialar doğru kabul edilirse, MASAK ve İçişleri Bakanlığı tam beş yıl boyunca bu devasa işlemleri denetimlerde neden fark etmedi? İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, yüz binlerce derneğin müfettişler tarafından düzenli olarak denetlendiğini belirtiyor. Ancak yıllarca süren bahis ve para transferi işlemlerinin resmi denetimlerden kaçması, devlet içindeki büyük liyakatsizliği ve denetimsizliği net biçimde kanıtlıyor.
Operasyonun Zamanlaması Manidar
Operasyonun siyasi boyutu ve zamanlaması da derin bir tartışma yaratıyor. Devletin asli yardım kurumu Kızılay, uzun süredir büyük bir itibar kaybı yaşıyor. Bu dönemde Ahbap’a yönelik hamle, Kızılay’ı yeniden parlatmak için özel bir operasyon mu çekildi sorusunu akıllara getiriyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kısa süre önce kazandığı 150 bin liralık tazminatı doğrudan Türk Kızılay’a bağışlaması oldukça dikkat çekiyor. Bakanın yaptığı bu Kızılay güzellemesi basit bir tesadüf olarak durmuyor. Kızılay’ın yitirilen imajını düzeltmek amacıyla Ahbap Derneği bilerek ve isteyerek hedefe konuluyor.
İmamoğlu’na Ahbap Kuşatması
AHBAP Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı avukat Ece Güner’in gözaltına alınması da operasyonun İmamoğlu’na uzanabileceğine yönelik kuşkuları artırdı. Ece Güner’in Levent’e yüklü miktarda para gönderdiği tespit edilirken Ahbap Derneği’nin avukatlığını yaptığı öne sürüldü. Ancak Ece Güner, Haluk Levent’in de Ahbap Derneğinin de avukatlığını yapmadığını, Levent’e yüklü miktarda borç verdiğini ve bu borcu bir yıl sonra geri alabildiğini, yaşananlardan dolayı mağdur olduğunu söyledi.
Ayrıca operasyondan birkaç gün önce portekizli bir modelin verdiği ifade de gündeme oturdu. İktidara yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak’ın servis ettiği habere göre model İmamoğlu ve Haluk Levent ile ilişki yaşadığını iddia etti. Modelin ifadesinin tamamı özel hayatın gizliliği yok sayılarak açıkça kamuoyu ile paylaşıldı. Kamuoyuna açıkça servis edilen ifadeler ve Haluk Levent’in kardeşinin Ahbap operasyonunda 2 hafta önce tutukla? Haluk Levent ile bir maddi alışveriş tespit edilebilir mi? gibi sorularla operasyonun yürütülmüş olabileceği akıllara geldi.
Akın Gürlek’in Masumiyet Karinesinden Haberi Var mı?
Tüm bu siyasi hesapların gölgesinde, hukukun en temel kuralı olan masumiyet karinesi tamamen yok sayılıyor. Dosyadaki iddialar henüz kesin bir yargı kararına dönüşmedi. Ancak yandaş basında ve sosyal medyada yargısız infazlar hız kesmeden devam ediyor. Bu tablo karşısında halkın aklında kritik bir şüphe daha doğuyor. Haluk Levent, sistemin kendi eliyle yarattığı kullanışlı bir muhalif oyuncu mu, yoksa hukukun evrensel ilkeleri planlı şekilde mi çiğneniyor? Eskiden toplum her türlü suçlamayı resmi savcılık iddianamelerinden öğrenirdi. Bugün ise hukuki süreçler tamamlanmadan kurulan medya mahkemeleri, adalete olan güveni onarılmaz biçimde zedeliyor.
Yardım Edilmiş Yoksulluk Çözüm mü?
Peki sınıfsal eşitsizliklerin her geçen gün derinleştiği bir düzende, yoksulluğu sivil toplum kuruluşlarıyla çözme çabası Haluk Levent olayıyla birlikte çöktü mü? Yoksa “birileri” Kızılay’ın deprem çadırlarını satma olayını unutturmak ve yeniden itibar kazandırmak için Haluk Levent ve Ahbap Derneği’ne oyun mu kurdu?
Sosyal devletin asli işlevlerini terk etmesiyle doğan boşlukta, kişilerin özel olarak parlatılması ve milyonların bağışlarının şahıslara emanet edilmesi yapısal sorunlara kalıcı bir çözüm sunmuyor. Yardım edilmiş yoksulluk, sistemsel çöküşe sadece geçici bir yara bandı oluyor. Deprem döneminde toplanan 158 milyon dolarlık (yaklaşık 7 milyar TL) bağışın şeffaf bir hesap dökümünün kamuoyu ile net olarak paylaşılmaması, bu eleştirilerin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi de Ahbap ile 2022 yılında imzaladığı protokolü, derneğin yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle Kasım 2025’te tek taraflı olarak feshettiğini duyuruyor.


