MESS Dayatmalarına Karşı Grev!

Türkiye işçi sınıfının başına çöken garabetlerden MESS (Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası), bu yılki toplu iş sözleşmesi sürecinde metal işçilerine sefaletin de altında bir sözleşme dayatmaya niyetli. MESS garabeti ile işçilerin karşısına birlikte çıkan metal patronları, ortak bir toplu iş sözleşmesi ile 160.000 işçinin kaderiyle tek kalemde oynamak istiyor. 140.000 kadarı Türk Metal, 11.000’i Birleşik Metal-İş, kalanları ise Özçelik-İş üyesi olan işçiler ise sefalet ücretlerine boyun eğmemekte kararlı.

Üç Aylık Oyalama

Görüşmeler neredeyse 3 aydır sürüyor. Ancak MESS’in tekliflerine baktığımızda anlamlı bir görüşme ve pazarlığın olmadığını, patronların bir yandan oyalarken bir yandan da adeta güç gösterisi yaptığını görebiliyoruz. MESS patronları bu toplu iş sözleşmesi sürecinde kendilerini belli ki hiç olmadıkları kadar rahat ve güvende hissediyor.

Hissediyor ki utanmadan yüzde 10’a ancak varan bir zam paketi ile pazarlığı açabiliyor; hissediyor ki her zaman iki yılda yapılan yeni zam görüşmelerini bu sefer üç yıla çıkarmayı teklif edebiliyor; hissediyor ki neredeyse tüm yan haklarda gerilemeyi dayatmaktan çekinmiyor, kadınların süt iznine dahi göz dikebiliyor, kazanılmış haklara dahi saldırmaktan geri durmuyor.

Türk Metal Yüzde 39, Birleşik Metal Yüzde 59 Teklif Etmişti

MESS’in sefalet dayatması görüşmeler boyunca Türk Metal’in tutumundan güç aldı. Açılış teklifi olarak resmi enflasyonun biraz üstünü, yüzde 39’u öneren Türk Metal, neredeyse açıkça yüzde 25-30 bandına rahatça ikna olacağını ima etmişti. Birleşik Metal’in açılış teklifi ise yüzde 59 bandına dayanıyordu.

Ancak Türk Metal’in alışık olduğumuz uzlaşmacı ve patronun yanında saf tutan tutumu dahi karşısında uzlaşılamaz ve yanında saf tutulamaz bir gerçeğe çarptı. Yüzde 10’luk MESS teklifi, uzun bir pazarlık ve görüşmeler sürecine karşın ancak yüzde 18’e çıkabildi. Yan haklarda ise hiçbir gelişme sağlanamadı.

Resmî Enflasyondan Bile Düşük Zam

Son teklif olan yüzde 18’lik zammın ne ölçüde çarpıcı olduğunu ise bir bağlama oturtmak gerek. 2025 yılı sonunda açıklanan resmi enflasyon rakamı yüzde 31 bandında. Üstelik gerçek enflasyonun kaç olduğunu, bir emekçinin hayatının ne ölçüde pahalılaştığı hepimizin malumu. Tüm emekçilerin ve yoksulların hayatlarına açıkça bir saldırı niteliği taşıyan asgari ücret zammı bile yüzde 27. Üstelik bu öyle bir zam ki, Türkiye’de yıllardır ilk kez asgari ücretin açlık sınırının dahi altına düşmesine sebep olmuş ve emekçiye açıkça geçen yıldan da fakir olacaksınız, bunu kabullenin denmişti.

MESS’in masaya koyduğu son teklif ise, asgari ücret zam oranından bile fersah fersah geride. Metal işçilerine açıkça, “Sizin maaşınızı da asgari ücret bandına çekeceğiz!” deniliyor. Herhangi bir enflasyon kadar zam yapıldı görüntüsüne dahi gerek duyulmuyor. Bu teklif ile, işçinin kirası yüzde 30 zamlanırken, maaşı sadece yüzde 18 zamlanmış oluyor.

MESS’e Karşı Her Koldan Grev Çağrısı

MESS ile yapılan görüşmeler süresince, Birleşik Metal hem masada hem sahada işçi sınıfının temsilciliğini üstlenmişti. MESS’e işçilerin sefalete boyun eğmeyeceğini, gerekirse greve gidileceğini açıkça ifade etmişti. Ancak 160.000 işçinin ancak 11.000 kadarının Birleşik Metal üyesi olması işlerini zorlaştırıyordu. Masada yanında gözüken Türk Metal ve Özçelik-İş ise neredeyse açıktan sermayenin yanında saf tutarak Birleşik Metal’i yalnız bırakacak gibi gözüküyordu.

Sermayenin açgözlülüğü, sendikal ihaneti bile önledi. Teklifin düşüklüğü, Türk Metal ve Özçelik-İş yönetimlerinin sözleşmeyi imzalamasını engelledi. Bunun sebebi ise çok açık. Hangi sendikadan olursa olsun hiçbir metal işçisi böyle bir zammı kabul etmeyecektir, kabul eden herhangi bir sendika yönetiminin ise ihaneti tescillenecek, işçilerin aidatları ve patronların paralarıyla sürdürdükleri sefadan olacaktır.

Tabanlarından gelen baskının zorlamasıyla Türk Metal ve Özçelik-İş de sözleşmeyi imzalamamak ve başka bir yol haritası çizmek zorunda kaldı. Bugün gelinen noktada ise, metal işçilerinin iradesini temsil eden Birleşik Metal’in grev kararına, Türk Metal ve Özçelik-İş’in grev kararları da eşlik etti. MESS kapsamındaki tüm sendikalar greve çıkacaklarını duyurmuş oldu. Türk Metal ve Özçelik-İş bugün grev kararlarını ilan ederken, Birleşik Metal ise grev kararını ilan etmek ve yol haritasını açıklamak üzere 20 Ocak’ta sendika genel merkezinde bir basın toplantısı düzenleyeceğini açıkladı.

Türkiye Tarihinin En Büyük Grevi Kapıda

Şu anki açıklamalara baktığımızda işçi sınıfı adına çok önemli bir gerçek ile karşı karşıyayız: Türkiye tarihinin en büyük grevi kapıda. Türkiye’yi sarsan 15-16 Haziran olaylarına yaklaşık 70 bin işçinin katıldığı tahmin ediliyor. MESS grevi ise eğer gerçekleştirilebilirse 160.000 işçiyi kapsayacak.

Özellikle patronların bu seviyede utanmazlaştığı, sınıfa sefaleti dahi çekinmeden dayatabilecek özgüvene ulaştığı bugün, böyle bir grevin örgütlenmesi işçi sınıfı adına çok önemli bir yerde durmakta.

Ancak bu grev konusunda da temkinli olmakta fayda var. Türk Metal’in patrondan yana tutumunun bilincinde olmalı ve grevin her an yüzde 3-5 fazladan zam karşısında satılabileceğini bir an bile unutmamalıyız. Bunun karşısında ise, Türk Metal’i dahi grev kararını ilan etmeye zorlayan işçi iradesini de unutmamalıyız. Sendikal bürokrasinin ihaneti ve kararları işçi sınıfını bağlamaz. Metal işçileri ayağa kalkma iradesini göstermiştir. Ne olursa olsun bu irade yükseltilmeli, işçi sınıfının öncüleri patronlar ve siyasi iktidar karşısında yalnız bırakılmamalıdır.