Açlık Dayatmasına Karşı Örgütlü Güç Olmak
Ücretler Niçin Eriyor? 2026 yılı için asgari ücret ve emeklilerin alacağı maaşlar belirlendi. Asgari ücret 28.075 TL olurken, aralık ayı […]
Ücretler Niçin Eriyor? 2026 yılı için asgari ücret ve emeklilerin alacağı maaşlar belirlendi. Asgari ücret 28.075 TL olurken, aralık ayı […]
İran tarihi, coğrafyanın etkisinin en yüksek olduğu tarihlerden bir tanesidir. Hem medeniyetlerin gelişmesi hem de kurulan ve yıkılan devletler bu
2026 yılı, derinleşen ekonomik krizin gölgesinde ve eriyen asgari ücret tartışmalarıyla başladı. Faturaların kabardığı, temel gıda ve barınma maliyetlerinin işçinin
“Burjuvazi, kavgaya davet etti bizi, Davetleri kabulümüzdür! Biz nasıl bilirsek hep bir ağızdan gülümsemesini, biliriz öylece yaşamasını, ölmesini” Türkiye’nin en
Felaket, her zaman büyük bir çöküşle ya da gürültüyle kopmaz; bazen felaket, her şeyin olduğu gibi sürmesidir. 2025, tam da
El Yazmaları’nın Notu: Bu yazı, ele alınan diziye dair önemli olay örgüsü detayları ve sürprizbozan (spoiler) içermektedir. İkimizin de öyle
“Bu bir ağır sıklet boks maçı gibi ve biz de rauntlar arasındaki o kısa zaman dilimindeyiz.”[1] 1991 yılında Soğuk Savaş’ın
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 2026 yılı için asgari ücreti 28.075 TL olarak açıklaması, milyonlarca emekçi açısından açık bir yaşam hakkı
2025 yılında Türkiye’nin politik gelişimi, Gramsci’nin “eski ölmekte, yeni doğamamaktadır” şeklindeki interregnum perspektifine atıfta bulunmadan derinlemesine anlaşılamayacak organik bir kriz
Marx kapitalist toplumun üretim ilişkilerini analiz ederken genel olarak sermaye kavramından hareket eder. Genel olarak sermaye, sermayenin bir bütün olarak
Bütçeler devletin, hangi kamu hizmetlerine ne kadar harcama yapacağı ve bu harcamalar için halka ne gibi yükümlülükler yükleyeceği konusunda halkın
Görsel: Ressam Yüksel Arslan Giriş *Toplumsal Özgürlük Partisi İzmir Yayın Birimi olarak Zamanımız ve Biz Söyleşileri’nin 4. senesine büyük bir
Rakamların arasına gizlenmiş bir sınıf savaşımının yıllık raporudur, bütçe. Kimi zaman bu savaşım grevlerle, direnişlerle, meydanlarda yankılanan seslerle görünür olur.
Kapitalizmin ve emperyalizmin yarattığı savaşların, küresel eşitsizliğin ve ekolojik yıkımın giderek hızlandırdığı göç ve göçmenlik 21. yüzyılda devletlerin en çok
Kapitalizmin küresel hegemonya krizinin derinleşmesinin bir sonucu olarak çözüm için devreye sokulan savaşlar, kibarlık olsun diye “savunma” denilen “savaş” harcamalarının
Böylesi bir yöneliş her ne kadar Kürt Hareketi’ne darbe vursa da, günümüz koşullarında daha fazlasıyla devleti de sıkıştırıp meşruiyet kaybına
Yazının 1. bölümünde ülkedeki çoklu kriz ortamının içinde kendisinden pek de söz edilmeyen farklı bir krizden, “ulus krizinden” bahsetmiş, yazıyı
AKP’nin “aile”ye sıkı sıkı sarılmasını anlamak için ikili cinsiyet teorisi olarak somutlaşan “patriyarkal kapitalist” sisteme bakmak gerekir. Bu ikili sistem
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen “Platform Ekonomisi ve Dijital Çalışmanın
Sene başında 22.104 TL olarak belirlenen, resmiyette asgari, gerçekte genel ücret ile geçinme çabası ise her geçen ay daha da
“Artık bütün siyasi partiler Türkiye için vardır. Türkiye partisi olmak mecburiyetindedir. Türkiye’nin istikrarını bozmaya, kutuplaşmayı ortaya koyacak yanlışlardan kurtarılması lazımdır.”
İzmir Büyükşehir Belediye işçilerinin greviyle on yıllardır hükmünü sürdüren neoliberal hegemonyanın sonuçlarıyla bir kez daha ve en açık haliyle yüzleştik.
AKP-MHP iktidarı uzun süreden bu yana, toplumsal sınıflar ve kesimlerde siyasi ve iktisadi olarak rıza üretme kapasitesini ciddi oranda kaybetmiş,
Kapitalist dünyanın iki devi, Çin Halk Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki çelişkiler, bir kez daha dünya halklarının gündemine oturmuş
19 Mart sonrası açığa çıkan enerjinin yıkıcılığı ve iktidardaki koalisyonun hesaplarını bozma kapasitesi herkesi, bu eylemleri bilfiil organize eden gençleri
El Yazmaları’nın Notu: El Yazmaları tarafından 2021 yılında yayımlanan Volkan Yaraşır’ın kaleme aldığı Ters Dalga kitabının içinde yer alan “Güney
El Yazmaları’nın Notu: El Yazmaları tarafından 2021 yılında yayımlanan Volkan Yaraşır’ın kaleme aldığı Ters Dalga kitabının içinde yer alan “Güney
El Yazmaları’nın Notu: El Yazmaları tarafından 2021 yılında yayımlanan Volkan Yaraşır’ın kaleme aldığı Ters Dalga kitabının içinde yer alan “Güney
CHP ülkemizdeki belki de en karmaşık, en fazla siyasal eğilimin içinde hareket ettiği, bir kısmı birbirini dışlayan bu eğilimlerin sürekli
ABD’nin Suriye’den geri çekilme planları, orada aniden “komşu” oluveren İsrail ve Türkiye arasında Suriye’nin geleceğinde kimin belirleyici olacağı konusundaki çekişmeyi
19 Mart darbesi aniden ortaya çıkan bir durumdan öte içerik taşır. Darbe girişimi, siyasal İslam’ın faşizmle iç içe geçerek özel
27 Şubat deklarasyonu üzerine çok fazla değerlendirme yapılıyor. Herkes işin bir noktasını kendi durduğu yerden değerlendiriyor. Süreci anlamaya ve açıklamaya
Zenginlikleri ile Ukrayna tarih boyunca emperyalist sömürünün nesnesi olmuştur. Bu noktadan değerlendirildiğinde Ukrayna’daki hegemonya mücadelesi ve emperyalist paylaşım her ne
2025 yılı, farklı iş kollarından işçilerin eylem, grev ve direnişleriyle başladı. Bir dönemdir ağırlıklı olarak kendiliğinden ve parçalı devam eden
Ülkede birbirini kimileyin destekleyen bazen de dışlayan güncel gelişmelerin, bölgedeki kaos, faşizmin hız ve yoğunluk kazanan devletleşme süreci, Kürtlerin silahlı
“Normalleşme” işte böyle oluyor: Yerel seçimlerde yediği yumrukla sersemleyen iktidar koalisyonuna “normalleşme” teklif ederek acil ihtiyacı olan “nefes alıp kendine
Belli ki despotik devlet geleneği adına çok bir şey değiştirmeksizin, ana mimari aynı olmak kaydıyla kimi zorunlu değişiklikler yapılmak isteniyor.
Son günlerin en yakıcı gündemi asgari ücretin 22.104 TL olarak açıklanması oldu. Böylece asgari ücret sadece yüzde 30 zamlanarak, yüzde
İktidar koalisyonu için Suriye’de yaşanan gelişmeleri “zafer” olarak ifade etmek abartı olmaz. Ancak bu zaferin içeriye yansıması Suriye sahasındaki gerçeklikle
Toplumsal güçler, halka karşı savaş açan sermaye ve iktidarın yönelimlerine kendi durdukları yerden zorunlu ihtiyaçlarını elde etmeye çalışarak cevap veriyor.
Sınıf mücadelesi ya da daha geniş bir zeminde yürüme potansiyeliyle yüklü olan anti-kapitalist mücadelenin zemini tarih-dışı bir mutlaklık güvencesine sahip