Göçmenlerin politik özneler olarak göç hareketinin farklı dinamikleri içinde kendini örgütlemesi bugün her zamankinden çok daha önemli ve gerekli. Bir yandan göçmen emeğinin sömürüsü derinleştiriliyor, diğer taraftan göç hareketinin kazanımları olan sosyal ve siyasal haklara saldırılıyor. Bu saldırıları meşrulaştırmak için göçmen düşmanlığı ve ırkçı politikalar her geçen gün sağın ve ırkçı partilerin argümanı hâline getiriliyor.
Rota, sermayenin ırkçı ve sömürü politikalarına karşı göçmen hareketi içinde politik mücadeleyi yükseltmeye, göçmenler arasında dayanışmayı güçlendirmeye çalışıyor. Bunu sadece göçmenlerle sınırlı tutmuyor, aynı zamanda yerel sol-sosyalist ve demokratik organizasyonlarla birlikte hayata geçiriyor.
13 Eylül Pazar günü Rota, Collective Climate Justice (İklim Adaleti Kolektifi) tarafından her yıl eylül ayında organize edilen İklim Kampı’na katıldı. Bu seneki İklim Kampı 10–13 Eylül tarihleri arasında gerçekleşti. Bu seneki kamp, “Bildet Banden für die Zukunft – Sommercamp gegen Rechtsrusch und Kollaps” (Gelecek için örgütlenin! – Sağa kayışa ve çöküşe karşı yaz kampı) şiarıyla organize edildi.
Kampın programında ise üç ana konu gündeme getirildi: İklim Krizi, Göç ve Sağa Kayış.
Rota da kendi bakış açısını ve yaklaşık yedi yıldır İsviçre’de yürüttüğü mücadele ve dayanışma deneyimlerini İklim Kampı’na bir workshop organize ederek aktardı. Workshopta, göçmenlerin günlük hayatlarından başlayarak politik mücadeleye kadar uzanan özneleşme süreci, deneyimleri bağlamında gündeme getirildi. Göçmenlerin sadece mağdur durumda insanlar ya da politika ve sosyolojinin nesnesi değil, içinde bulunduğu mekân ve toplumun öznesi olarak görülmesi ve bu çerçevede ilişki kurulması gerekliliğini anlattı. Bu özneleşme süreci de mücadeleyi büyüten, göçmenlerin politik mücadele alanında kendi sözünü daha güçlü söylemesini sağlayan bir durum olarak değerlendirildi. Buna bağlı olarak göç hareketinin farklı dinamikleri öne çıkarılarak, bu dinamiklerin kendi öz örgütlerini kurmasına zemin hazırlayan süreç anlatıldı. Özellikle göçmen çocuk hakları mücadelesi veren Kinder Überall ve göçmen kadınların özgürlük mücadelesi için yola çıkan Mor Dayanışma da deneyimlerini ve değerlendirmelerini yaptı.
Aynı zamanda kapitalizmin içinde olduğu kriz dinamiklerinin göçe etkisi tartışıldı. Özellikle de son dönemlerde artan ekolojik felaketlerin kitlesel göçe yol açtığı ve yüz binlerce insanı göç hareketinin bir parçası hâline getirdiği konuşuldu. Göçmen mücadelesi ile ekoloji mücadelesinin önemi ve buna bağlı organizasyonlar ile kolektif örgütlenmelerin önemi tartışıldı.
Son olarak da göç hareketi ile yerel halkın mücadelesinin ortak bir mücadelede birleşmesinin altı çizildi.


