Yusuf Tekin Eleştirilemez Yasası mı Çıktı?

Geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i hedef alan ve eleştirenler tüm gençlerin sonu şafak operasyonları oldu. Yusuf Tekin’i gündem eden ve Yusuf Tekin şahsında simgeleşen çürümüş eğitim sistemine tepki gösteren gençler sırasıyla tutuklandı. İktidar kanadına yönelik eleştirilerin baskılarla karşılanması alışılmış olsa da, Yusuf Tekin’in şahsına yönelik yaratılan bu ekstra baskıcı ortamı kavramak güç.

Nevin ve Nehir Tutuklanmıştı

Yusuf Tekin’i protesto ettiği gerekçesiyle devletin baskı aygıtı ilk olarak TİP’li Öğrencilerden Nevin ve Nehir’e yönelmişti. Sabaha karşı ev baskınıyla gözaltına alınan Nevin Tekin ve Nehir Dizdar savcılık talebi ile ifadeleri dahi alınmadan tutuklamaya sevk edilmişlerdi. Tutuklanmalarının tek sebebi ise, Yusuf Tekin’in ziyaret ettiği İstanbul Kadıköy Lisesi’ne astıkları, “Bize gelecek yoksa, sana huzur yok! Yusuf Tekin istifa!” pankartıydı.

Pankartta geçen “Sana huzur yok” ifadesi, kişinin geleceğine yönelik ve huzur ve hürriyetini açıkça tehdit sayılarak tutuklamaya bahane edildi. MESEM’lerde gençler öldürülürken, okullar dahi güvenli alanlar olmaktan çıkmışken, yani gerçekten de gençlerin geleceği ellerinden alınmışken bunun bedelini ödeyeceğini duymak Yusuf Tekin’i tir tir titretmiş olsa gerek.

TİP’li Öğrenciler tutuklamayı: “Korkundan başın eğik dolaştığını biliyoruz Yusuf. Bil ki bizim de yoldaşlarımızın da başı dimdik. Nehir’i ve Nevin’i geri alacağız, senden tüm suçlarının hesabını soracağız! ifadesi ile duyurdu.

Dayanışma Eylemleri

Nevin ve Nehir’in tutuklanmasının ardından, başta bizzat onların öğrencisi üniversiteler olan Galatasaray ve İstanbul Üniversiteleri olmak üzere ülke genelinde birçok üniversitede dayanışma eylemleri düzenlendi. Nevin ve Nehir’in tutuklanmasına gerekçe gösterilen aynı pankart, birçok okuldan sallandırıldı.

Devamında İstanbul ve İzmir’de kitlesel dayanışma eylemleri düzenlendi. Bu eylemlere katılan dört Galatasaray Üniversitesi öğrencisi, akşamına ev baskını ile gözaltına alındı. Geceyi nezarethanede geçiren öğrenciler için, bu sefer Çağlayan Adliyesi önünde bir yeni dayanışma eylemi örgütlendi. Savcılık karşısına çıkan dört öğrenci de serbest kaldı. Onların serbest bırakılmalarının devamında, Nevin ve Nehir de tahliye edildi.

Serbest bırakılan TİP’li Nevin ve Nehir’i TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve TİP Gençlik Sekreteri Atakan Özsan karşıladı. Serbest bırakıldıktan hemen sonra konuşan Nehir Dizdar ve Nevin Tekin mücadeleye devam edeceklerini duyurdu. Çocuklar ölmeyeceği bir düzeni kurmak için mücadele ettiklerini ifade eden Dizdar, basit gözdağlarına karşı yılmadan bin kat daha da güçlenerek bu mücadeleyi büyüteceklerini ilan etti. Tekin ise sadece kendilerine düşen sorumluluğu yerine getirdiklerini vurgularken, mücadele devam çağrısını tekrarladı.

Nehir ve Nevin’den Sonra Emek Gençliğine Operasyon

Yusuf Tekin’in huzuru Nehir ve Nevin tarafından kaçırılmış olsa da, artan kamuoyu tepkisi ve gençlerin iradesi sonrası geri adım atılmıştı. Ancak iktidar Yusuf Tekin’in huzurunu korumayı temel görevi edinmiş gözüküyor. Çünkü Nehir ve Nevin’in tahliyesinden kısa bir süre sonra bu kez de Emek Gençliği üyesi iki genç, Kocaeli’nde bildiri dağıttıktan sonra gece baskınlarla gözaltına alındı.

Tutuklama gerekçesi olarak dağıtılan bildirinin içeriği gösterilirken, bildiri Yusuf Tekin’in istifa etmesi gerektiğini ifade etmekteydi. Bu doğrultuda gençleri örgütlü mücadeleye davet eden bildiri, aynı Nehir ve Nevin’in pankartı gibi Yusuf Tekin’i tir tir titretmiş olsa gerek ki, gecesinde bildiriyi dağıtan öğrencilere baskınlar düzenlendi.

Savcılık tutuklama talebi ile mahkemeye sevk etse de, her iki öğrenci de adli kontrol şartı dahi aranmaksızın serbest bırakıldı.

Yusuf Tekin Eleştirilemez mi?

İktidarın Yusuf Tekin şahsında cisimleşen çürümüş eğitim politikalarına karşı yükseltilen tepkilere ve mücadeleye tahammül edemediği açık. Ancak gençlik iktidarın tüm baskı ve susturma çabalarına karşın mücadele devam etmekte ve Yusuf Tekin’in huzurunu kaçırmakta ısrarcı.