İktidar bloğu içerisindeki Anadolu’ya yayılan sanayi üreticileri, odalar ve borsaların sözcüsü olarak bilinen Yeni Şafak Gazetesi’nin uzun bir süredir eleştirdiği Şimşek programında çeşitli değişiklikler yapılması artık kaçınılmaz görünüyor. İktidar bloğu içerisindeki kimi sermaye kesimlerinin program konusundaki hoşnutsuzluklarının yanı sıra programın halkta yarattığı derin yoksullaşma da olası bir seçim öncesi revizyonları zorunlu kılıyor.
Yeni Şafak Gazetesi’nin büyük hacimli döviz alış-satışlarının vergilendirilmesine yönelik talebi artık daha yüksek sesle hemen her gün dillendiriliyor. Anlık ve spekülatif döviz alış-satışlarının piyasada suni bir talep yaratarak kur oynaklığını (volatilitesini) tırmandırdığı ifade ediliyor. Döviz fiyatlarındaki her yapay dalgalanmanın ise maliyet enflasyonunu tetiklediği ve fiyat istikrarını bozduğu belirtiliyor.
Bu noktada konu yine yükselen kurun hangi kesimleri etkilediği sorusuna geliyor. Yüksek kur ve kur bazlı dalgalanmalar özellikle ithal girdiye bağımlı sanayi üreticilerini, odaları ve borsaları oldukça etkiliyor.
Yeni Şafak’ın Reçetesi
Diğer yandan Yeni Şafak gazetesi 28 Haziran’da dün derlediği bir reçeteyi de ekonomi yönetimine adeta dikte etti. Ekonomiyi sarmaldan çıkaracak altı adım başlıklı haberde yüksek enflasyon ve faiz sarmalını kırarak ekonomide kalıcı fiyat istikrarını tesis etmek adına radikal adımların atılmasının artık bir zorunluluk haline geldiği ifade edilerek şu altı adımın atılması gerektiği vurgulandı:
- TL’nin değerini korumak için bireysel döviz kazançlarından vergi alınsın
- Faiz geliri elde eden yüzde 30 stopaj ödesin
- Akaryakıttaki ÖTV sıfırlansın, KDV düşürülsün
- Asya’dan ithalata yüzde 40’lık ek tarife duvarı getirilsin
- Gıda enflasyonuna cumhur reyonu ile neşter vurulsun. Ülke genelindeki 55 bini aşkın zincir markette, temel gıda ürünlerini uygun fiyatla halka ulaştırmak amacıyla “Cumhur Reyonu” projesi başlatılsın
- Reform setiyle makro-ekonomik denge ve sürdürülebilir büyüme sağlansın. Türk Lirası yapısal reformlarla desteklenerek korunsun
Görüldüğü gibi Şimşek programıyla çok büyük kârlar yakalayan büyük sermayenin yürüyüşü, başka sermaye gruplarının rahatsızlığı ve programdan yeterince verim alamamaları nedeniyle revize edilmek isteniyor. Mutlak butlan süreciyle birlikte bir seçim sathına girdiği iddia edilen AKP/MHP koalisyonunun seçim sürecinde kredileri kolaylaştırarak iç tüketimi arttırma yoluna gitmesinin de kaçınılmaz olduğu söyleniyor.
Revizyon Sesleri Yükseliyor
Tüm bu nedenlerden dolayı gündemi program revizyonu iddiaları dolduruyor. Evrensel Gazetesi yazarı iktisatçı Ümit Akçay da 28 Haziran tarihli yazısında bu duruma dikkat çekiyor.
Yazısında Mehmet Şimşek programının üçüncü yılı dolarken ekonomi çevrelerinde yeni bir tartışmanın belirginleştiğini ifade eden Akçay, söz konusu tartışmanın, Şimşek programının tümden terk edilmesi değil, revize edilmesi talebi etrafında şekillendiğini ifade ediyor. Akçay yazısında Anadolu’daki sanayi kentlerini temsil eden 21 oda, borsa, birlik, OSB ve şirket temsilcisinin görüşlerinin ortak paydasının da revizyon talebi olduğunu, diğer yandan İTO başkanı Şekib Avdagiç, MÜSİAD başkanı Burhan Özdemir gibi isimlerin de bu yönde görüş bildirdiklerini belirtiyor.
Sanayi Verileri Düşüşte
İktidar bloğu, mevcut programın ana eksenini koruma konusunda uzlaşmış görünse de sanayi verilerine bakıldığında da programın işlevselliği açısından yeniden değerlendirilmesine ihtiyaç olduğu açığa çıkıyor.
Yüksek faiz politikası, özellikle KOBİ’lerin üretim zinciri üzerinden çokça tartışılırken, bu tartışmalarda ıskalanan şey sanayi verilerindeki kayıp olarak öne çıkıyor.
Bu nedenle faiz indirimi talepleri, yalnızca kısa vadeli bir finansman ihtiyacının değil, üretim ve sermaye birikimine dair kaygıları da taşıyor. Dolayısıyla farklı sermaye kesimlerinden gelen bu baskı, ekonomi programının tümden terk edilmesi için değil, sermaye birikim sürecini yeniden rahatlatacak ölçüde revize edilmesine yönelik.


