Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası öncülüğünde bir araya gelen eğitim emekçileri, maruz kaldıkları güvencesizliğe, sömürüye ve liyakatsizliğe karşı başlattıkları Ankara eyleminin 11. gününde. Haklarını alana kadar geri adım atmayacaklarını vurgulayan öğretmenlerin başlattığı açlık grevi ise kritik eşiği aşarak 10. gününe girdi.
Temel Talepler: Taban Maaş, Özlük Hakları ve Mülakat Adaleti
Öğretmenlerin meydanlardaki çığlığı, aslında yıllardır biriken hak gasplarının bir özeti niteliğinde. Eğitimciler, öncelikli olarak şu talepler etrafında kenetlenmiş durumda:
-Taban Maaş Uygulamasının Geri Getirilmesi: 2014 yılında hızlı bir kararla kaldırılan ve özel sektör öğretmenlerini asgari ücret ve altına çalışmaya mahkum eden taban maaş hakkının derhal iade edilmesi ve kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret talebi.
-Gasp Edilen Özlük Hakları: Belirli süreli sözleşmeler, uzun çalışma saatleri ve tatil dönemlerinde kesilen maaşlar gibi mobbinge varan uygulamalara son verilmesi.
-Mülakat Mağduriyetine Son Verilmesi: Kamuya atanma sürecinde liyakati hiçe sayan mülakat sisteminin kaldırılması.
Biber Gazı ve Polis Şiddeti
Sendika binası önünde barışçıl ve demokratik haklarını kullanan eğitimcilere polis biber gazı sıkarak öğretmenleri darp etti. Yerlerde sürüklenen öğretmenler fenalık geçirerek ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Yaşanan bu polis şiddeti, öğretmenlerin kararlılığını kırmaya yetmedi, hastaneden çıkan eğitimciler direniş alanına geri döndü.
Dayanışma Büyüyor: Sokaklar Öğretmenlerin Yanında
Ankara’da yakılan bu direniş meşalesi, kısa sürede tüm Türkiye’de karşılık buldu. Öğretmenlerin onur mücadelesine; sosyalist örgütlerden, sendikalardan, demokratik kitle örgütlerinden ve velilerden çığ gibi büyüyen bir destek geliyor.
Pek çok kentte sokaklara çıkan sendikalar ve emek mücadelesinden yana olanlar, eylemleriyle öğretmenlerin direnişine güç veriyor. Günlerdir öğretmenlerin sesine kulak tıkayan Milli Eğitim Komisyonu ise görüşme taleplerini reddediyor.


