Ülke genelinde ateşlenen işçi eylemleri dalgası sürüyor. Mücadele ateşi şu anda madencilik sektöründe alev aldı. Soma ilçesi ve çevresindeki bölgeler başta olmak üzere, ülke genelinde farklı farklı şirketlerde, maden işkolunda çalışan işçiler eylemde, grevde ve mücadelede. Polyak Madende yapılmayan ödemelere karşı, Yeni Anadolu Madencilikte sözleşmede tanımlanan enflasyon farkının yatırılmaması ve ücretlerin düzenli olarak geç yatırılmasına karşı, İmbat Madencilikte işverenin yüzde sıfır zam dayatmasına karşı, Torku Termik Santralinde işten çıkarılmalara karşı toplamda binlerce işçi sınıf mücadelesinin bayrağını yükseltiyor.
Polyak Madende Sendikal Mücadeleye Gözaltı Saldırısı
Mücadelenin yükseldiği firmalardan Polyak’ta, devasa bir madeni bedavaya bir anda devralan Çinli firma, 2 aydır ödemeleri yapmamakta. Madende örgütlü sendika Bağımsız Maden-İş’in açıklamasına göre, Çinli patronun bahanesi Çinden para transferi yapılamadığını iddia ediyor.
İşçiler ödenmeyen maaşlar, yatırılmayan primler ve geriye dönük hakların tanınması talebiyle, 26 Şubat tarihinde 1243 işçi Kınık ilçe meydanına kadar tam 16 kilometrelik bir yürüyüş düzenlemiş, talepleri karşılanana kadar da madene inmeyeceklerini ifade etmişti. Şirket, yürüyüşün ardından 27 Şubat günü maaşların yatacağı sözünü vermişti. Ancak 27 Şubat tarihinden maaşlar yatmadı, üstelik Bağımsız Maden-İş sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, yöneticiler Volkan Çetin, Öncü Çetin ve örgütlenme uzmanı Başaran Aksu jandarma tarafından gözaltına alındı.
Gece 3’e doğru serbest bırakılan sendika yöneticileri ve işçiler talepleri karşılanana kadar tüm baskı ve saldırılara karşın mücadele ısrarlarını sürdüreceklerini ilan etti.
Torku Termik Santralinde İşten Çıkarmalar
Bir diğer firma, Soma’da bulunan Torku Termik Santrali. Geçtiğimiz aylarda, işletmenin kademeli olarak kapatılacağı iddiası ortaya atılmış. Şirket bu bahane ile 87 işçiyi ücretsiz izne çıkarmış, süreç ilerledikçe kalan çalışanların her birinin de işsiz kalacağı açıklanmıştı.
Ancak işçiler işten çıkarılan arkadaşlarının işe iadesi ve işletmenin çalışmaya devam etmesi talepleri ile 10 gündür eylemde. İlçede yaşayan tüm halk maden işçilerinin yanında ve bu santralin Soma ilçesinin ekonomisi için, bu ilçede yaşayan insanların karnının doyması için çok önemli olduğunu vurguluyorlar.
İşçilerin talepleri açık, çalışmak ve üretmeye devam etmek bu sayede de karınlarını doyurmak, ailelerini geçindirmek istiyorlar. Ancak aslında “kamuya” ait olması için “kamu” tarafından inşa edilen santral 2015 yılında özelleştirilmişti. Özelleştirme sonrasında bir avuç ultra zenginin karına göre yönetilmeye başlanmıştı ve bölge halkının emeği bir avuç zengine peşkeş çekilmişti.
İmbat Madende Sıfır Zam Dayatması
Direnişin sürdüğü bir diğer firma olan İmbat Maden’de ise patronun bölgedeki diğer maden patronlarıyla da anlaşarak hep beraber işçi sınıfına sıfır zam dayatması planladığı ortaya çıktı. Zaten bir senedir sözleşme tarafından garanti edilen hakların dahi alınmadığı İmbat Maden’de bir de 2026 yılı için zam yapılmayacağının açıklanması bardağı taşıran son damla oldu. İşçiler patronun saldırılarına karşı üretimi durdurdu.
Yeni Anadolu Madencilikte Hak Gaspı
Amasya ilinde olan Yeni Anadolu Madencilik’te ise işveren sözleşmede tanımlı enflasyon farkı ödemelerini yatırmamakta ve ödemeleri düzenli olarak geç yapmakta ısrarcı. Teklif edilen zam oranı ise sadece yüzde 12 ile, resmi enflasyonun bile yarısından az. Aynı Polyak, Torku, İmbat gibi Yeni Anadolu Madencilik’te de, işçiye reva görülen açlık ve yoksulluk. Ancak işçiler diğer madenlerdeki sınıfdaşları gibi bu dayatmaları kabul etmedi ve eyleme çıktı.
İnsanca Yaşamın Tek Yolu: Örgütlü Mücadele
Asgari ücretin açlık sınırının da altında açıklanması ve resmi enflasyonun bile altında olan yüzde 27 oranında zamlanması ile beraber 2026 yılında emekçilere reva görülen yaşam kendisini göstermişti. Ardından bu oran ve beraberinde gelen sefalet koşulları tüm sözleşmelerde, sınıfın tüm segmentleri için kendisini dayattı.
AKP-MHP hükümetinden aldıkları güç ile, her ihtiyaç duyduklarında emek safında mücadele eden insanlara karşı polis ve jandarmayı kullanmanın rahatlığı ile sermaye 2026 yılını adeta işçi sınıfının cebinde kalan son kuruşlara dahi çökmenin yılı olarak ilan etti.
Ancak 2026 yılının ilk altı ayında yaşananlar, arkasındaki tüm baskı gücüne karşın sermayenin işinin hiç de kolay olmadığını gösteriyor. Smart Solar’da metal işçilerinin greve çıkarak yaktığı ateş, motokuryelere ve arabalı kuryelere, oradan Migros depo işçilerine, çeşitli ilçelerde belediye işçilerine sıçramıştı. Sermayenin tüm saldırılarına karşın sınıf mücadelesinin ateşi sönmek bir tarafa her geçen gün harlanmaya devam ediyor. Bu kez de aynı mücadele ateşinin maden işçilerine sıçradığını ve sınıfın insanca bir yaşam için mücadelesini her koşulda sürdüreceğini görüyoruz.


