AKP-MHP İktidarının Seçim Vaadi: Satılık Köprü

Son günlerde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprülsü’nün bağlı oldukları otoyollar ile birlikte özelleştirileceği iddiaları gündemde. Uluslararası finans ve medya şirketi Bloomberg’in iddiasına göre köprüler ve otoyolların satışı için İngiliz danışmanlık şirketi Ernst & Young yetkiyi aldı ve köprüler açıktan satılığa çıkarıldı. 

CHP’nin de bunu gündem etmesi ve İstanbul’da yapılan özelleştirme karşıtı eylem sonrasında ise Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı çok gülünç bir açıklama yayınladı. Açıklamaya göre köprülerin satışı söz konusu değil, ancak işletme hakkı ve gelirlerin süreli olarak satılması söz konusu. Bu ikisi arasında ise vatandaş için anlamlı bir fark olmadığı açık. İşletme hakkı ve gelirlerin devri demek, geçiş ücretlerinin sermaye tarafından belirleneceği ve gelirlerin bir şirkete akacağı anlamına geliyor.

Kaç Para Eder Bir Köprü?

Bu satışın planlandığına dair bir diğer kanıt ise, Mehmet Şimşek’in Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında yayınladığı gelir hedefleri. 2024 yılında 18, 2025 yılında 21 milyar TL olarak hedeflenen özelleştirme gelirleri, 2026 yılı için bir anda 185 milyar TL seviyesine sıçramakta. Bu devasa artışın nasıl ve nereden elde edilebileceği sorununa ise satılık köprüler çok açık bir cevap olarak görülmekte.

Altın Yumurtlayan Tavuk

Aslında köprülerin satışından devasa bir gelir elde edilecek gibi gözüküyor. Peki o zaman tüm bu tantananın sebebi nedir? 

Özgür Özel bu satışı altın yumurtlayan tavuğun kesilmesi olarak yorumlamıştı. Aslında bu satışta bir de satın alan taraf olduğunu hatırlarsak, sıkıntının kaynağı da açığa çıkmaya başlar. Bir şirketin köprüyü almak, İletişim Başkanlığı’nın dili ile konuşalım, “köprünün işletim haklarını almak” için bu parayı gözden çıkarması demek, buradan daha büyük bir kazanacağına inanması demektir. Hatta bu kadar devasa bir sermayeyi dümdüz faize koymak yahut başka işlere yatırmak yerine bu alanda değerlendirmesi, çok ciddi bir kâr beklentisi olduğu anlamına geliyor. Yani verilen paradan daha fazlasını kazanılacak, bu da aslında AKP-MHP iktidarının önemli bir gelir imkanını sermayeye devrettiği anlamına geliyor.

Üstelik bir de bu hakkı alan şirketin, geçiş ücretlerine çok yüksek ihtimalle zam yapacağı ve çok daha büyük bir rant imkânı elde edeceğini de unutmamak gerek. 

Altın Yumurtlayan Tavuk Neden Kesilir?

Bu durumda da ise şu soruyu cevaplamamız gerekir: Altın yumurtlayan tavuk neden kesilir? Açlıktan ölmek üzereysen. Devasa bir gelir kapısı olan köprüler neden satılır sorusunun da cevabı aslında aynı, ama bir ihtimal daha var. Ya AKP-MHP iktidarı acilen dolar cinsinden kaynak yaratmak istiyor ve bunun için gelecekte elde edilebilecek daha büyük bir kaynak imkanından vazgeçmeye hazır, ya da satış ile şirketlere peşkeş çekilecek rant kapalı kapılar arkasında iktidarın da cebine girecek. En muhtemel cevap ise aslında bu açıklamaların her ikisi birden. 

Neden Bu Yıl?

Acil nakit ihtiyacının ve hatta yukarıda bahsettiğimiz ani özelleştirme geliri beklentisi artışının 2026 yılına gelmesi ise tesadüf olarak görülmemeli. Erdoğan’ın tekrar aday olabilmesi için erken seçim yapılması gerektiği biliniyor. Pek tabi, anayasal gereklilikler doğrudan yok da sayılabilir. Fakat en azından bir meşruiyet kılıfı uydurmak adına seçimlerin bir yıl öne alınma ihtimali yüksek gözüküyor. 

Bu durumda bir sonraki genel seçimle aramızda sadece bir yıllık bir süre var. Ekonominin bu ölçüde sorunlu gittiği, asgari ücretin açlık sınırının da altında ilan edildiği, işsizlik oranlarının tavan yaptığı bir atmosferde seçim yapılmak istenmeyeceği de açık. 

2023 yılı sonrası Şimşek ile beraber bütün krizin faturası emekçilere kesilmiş, bunun faturası da 2024 yerel seçimlerinde kesilmiş, CHP birinci parti konumuna kadar yükselmişti. Şimşek’in halk düşmanı politikalarının sürdürüldüğü bir ortamda tekrardan seçime gidilmesi benzer bir hezimete kapı aralayabilir. Ki Şimşek’in yüksek faiz politikasından geri adım atarak faizleri düşürmesi dünya geneli finans piyasalarında beklenti haline gelmiş durumda. Bu da aslında erken seçim hazırlıkları olarak okunabilir.

Seçim Vaadi: Satılık Köprü

Ancak faizleri düşürmenin ve ekonomiyi seçime kadar da olsa toparlamanın belirli bedelleri olacağı açık. AKP-MHP iktidarını Şimşek programına iten yapısal sorunlar varlığını sürdürüyor. Ülke geneli üretim hala dışarından alınan makine ve ara mallara bağımlı ve bunun olduğu ölçüde kurda yaşanacak ani yükselmelerin enflasyonu tekrar sıçratacağı hatta dolar cinsinden borçların ödenemez duruma gelerek iflaslara yol açacağı biliniyor.

Tam da bu yüzden kurun baskılanması Şimşek programının ana kolonların biri olarak belirlenmişti. Yanına da emekçilere dönük devasa saldırılar eklenerek bunun bedelleri sermayeden alınmış ve halka yüklenmişti. Ancak faizlerin düşürülmesi ve ekonominin bu yönle canlandırılması, kurun baskılanmasını daha da zorlaştıracak ve iktidarın çok daha geniş bir dolar rezervine sahip olmasını gerektirecektir. 

2026 yılında bir anda sıçrayıp sonra tekrar azalan özelleştirme gelirleri artışı bu dolar rezervini temin etmenin bir yolu olarak görülmelidir. İktidarlarının devamı için her şeyi göze alan AKP-MHP ittifakı, gelecekte elde edebilecekleri gelirleri de bugünden nakite çevirmeye hazır.

Bu gerçeklik içerisinde ise AKP-MHP ittifakının ilk seçim vaadi açığa çıkmıştır: Acilinden Satılık Köprü!