Boğaziçi Üniversitesinde Yemekhane Zammı: Öğrenciler Eylemde, Kampüs Polis Ablukasında

Yeni akademik yıl üniversitelerde yemekhane eylemleri dalgası ile açıldı. Geçtiğimiz hafta İstanbul Üniversitesi’nde yemekhane zamlarına karşı gerçekleşen eylemler, şu anda Boğaziçi Üniversitesi’ne de sıçramış durumda. Bunun temel sebebi, okul yönetimlerinin her yeni dönemi yemekhane ücretleri başta olmak üzere, öğrencilerin beslenme ve barınma gibi temel ihtiyaçlarına zam yaparak açması.

Boğaziçi Üniversitesi de aynı şekilde yemekhane zamları ile döneme başladı. Daha geçen yıl bir öğün yemeği 50 TL’ye yenilebiliyordu. Ancak 1 yıl içerisinde yemek ücretleri sırasıyla 65 ve 75 TL’ye çıkarılmıştı. Bu hafta ise yönetim kararı ile 85 TL’ye çıkarıldığı açıklandı. Böylelikle yemekhane ücretlerine bir yıl içerisinde yüzde 65 oranında zam yapılmış oldu.

Yoksullaştırılan Öğrenciler

Ülke geneli tüm fiyatların sürekli olarak artması artık olağan sayıldığı için yemekhane ücretlerinin zamlanması da bir kısım okurlarımızca normal görülebilir. Ancak yüzde 65’lik zam oranı ile yemekhane ücretlerinin artış oranı, şu an açıklanan yıllık enflasyon oranı olan yüzde 30 bandının iki katından bile daha fazla. 

Üstelik öğrencilerin giderlerindeki artışın etkisini anlayabilmek için asıl bakmamız gereken bir öğrencinin gelirlerindeki artış oranı. Üniversitede okuyan bir öğrencinin ailesinden destek alamadığı durumda elde edebildiği olağan gelir KYK kredisi veya bursu. Bu imkanın en azından kağıt üzerinde, tam zamanlı olarak eğitimine devam eden ve bu sebeple çalışacak vakti olmayan bir öğrencinin geçimini asgari düzeyde sağlamasını beklemek gerekir. Üstelik bu kredi kapsamında öğrencilere ödenen ücretler de devamında faizi ile zaten geri alınıyor.

KYK kredisinin ise geçtiğimiz yıldan bu yıla sadece yüzde 33 oranında zamlandığını görebiliyoruz. Bu da resmi enflasyon ile neredeyse eşdeğer. Böylelikle yoksul bir öğrencinin olağan geliri yüzde 33 artarken, en temel ihtiyacı yüzde 65 pahalılaştığını görebiliyoruz. Sayılara biraz daha detaylı baktığımızda ise daha da çarpıcı bir gerçek yüzümüze çarpıyor.

Yüzde 33 zamlanan KYK kredisi, 3000 TL’den 4000 TL’ye çıkarılmış oldu. Bu miktarlar artış oranlarını da bir kenara bırakalım, basitçe bir öğrencinin aylık yemekhane masrafını dahi karşılamaya yetmemekte. Mehmet Baran Kılıç’ın yıllara göre hesaplaması da bunu daha detaylı gösteriyor: 

Görsel Kaynak: https://x.com/MehmetBaranK44/status/2107525468991987845/photo/1

Görselden de görülebileceği üzere, KYK kredisi bir 2023 yılına kadar bir öğrencinin en azından aylık yemekhane masrafını karşılamaya yeter iken, 2024-205 ile beraber ucundan yetmemeye başlıyor. 2026 zamları ile beraber ise ancak yarısını karşılayabilir hale geliyor. 

Üstelik tüm bu tartışma boyunca sadece beslenme maliyetinden bahsettik. Daha bunun barınması, ulaşımı ve eğitime dair masrafları var. Dolayısıyla aslında gelirleri neredeyse hiç artmayan öğrencilerin, her bir yemekhane zammıyla daha da yoksullaştığını, aileden destek almadan veya eğitim hayatını da riske ederek çalışmadan karnını dahi doyuramaz duruma itildiğini görüyoruz.

Boğaziçi Eylemde, Talep Nitelikli ve Erişilebilir Beslenme

Son zam ilanın ardında Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri zamları kabul etmedi ve nitelikli ve erişilebilir beslenme talebiyle eylem kararı aldı. Öğle saatlerinde yemekhane önünde toplanan öğrenciler zam kararını protesto amaçlı turnikeleri aştı, bonelerini de takan öğrenciler yemekhane personeli ile beraber yemekleri dağıtırken hiçbir öğrencinin de ücret edememesini sağladı. 

Eylem sırasında “müşteri değil öğrenciyiz” ve “sermayeye değil öğrenciye bütçe”sloganları atan öğrenciler, 5 Ekim’de gerçekleşen eylemin ardından bir sonraki gün eyleme devam edeceklerini ilan etti.

Çevik Kuvvet Dolu Kampüsler

6 Ekim gününde ise yine benzer bir eylem hazırlığında olan öğrenciler, kampüslerini yüzlerce çevik kuvvetin işgal ettiğini gördüler. Yemekhane önüne ve kampüs girişlerine adeta çevik kuvvetten duvar ördüren kayyım rektörlük, öğrencilerin yemekhaneye girişlerini engelledi. Böylelikle öğrenciler beslenme hakkından toptan mahrum bırakıldı, öğrenciler yemek saatleri boyunca yemekhanenin abluka altında tutulduğunu ve yemekhaneye giremediklerini ifade ettiler. 

Kayyım yönetim bu kadarla da kalmadı, kampüsü çevik kuvvet ablukasına almaya ek olarak, eyleme katılan ve erişilebilir beslenme talep eden öğrencilere haklarında disiplin soruşturmasını başlatılacağını ve “huzur ve işleyişi bozucu eylemlerden” kaçınmalarını tavsiye eden bir mail gönderdi.

7 Ekim çarşamba günü de, yemekhane girişinde ve kampüs genelindeki çevik kuvvet ablukası sürdürüldü. Buna karşın öğrenciler eylem ısrarlarından geri adım atmadı. 

Eylemlerin süreceğini duyuran öğrenciler, tüm sıra arkadaşlarını erişilebilir beslenme hakkı için birlikte mücadeleye davet etti.