Geleneğimizin sınıf önderlerinden, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) kurucularından ve eski Tüm Sağlık Sen Genel Başkanı Fevzi Gerçek’i kaybettik.
1 Mart 1956’da Tokat’ın Niksar ilçesi Kuyucak Köyü’nde dünyaya gelen Fevzi Gerçek ilkokulu doğduğu köy olan Kuyucak Köyü’nde okudu. Ortaokulu Niksar’da tamamladıktan sonra Niksar Lisesi’ne devam etti. Burada yarım kalan eğitimini İstanbul’da tamamlayarak diplomasını aldı. (90’lı yıllarda üniversite sınavlarına girerek Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü’nü kazanarak eğitim hayatına devam etmek istemiş fakat dönemin yoğun siyasi faaliyetleri dolayısıyla bölüme devam edememiştir.)
17 yaşında İstanbul’a geldikten sonra dokuma fabrikasında işçi olarak çalışmaya başladı ve o günlerde tanıştığı devrimcilerle ilişkilerini sürekli geliştirerek işçi sınıfının bir öncü neferi olarak sosyalizm yolundaki yolculuğunu kesintisiz bir şekilde sürdürdü.
Henüz 18 yaşında Remzi Kitabevi’nde çalışırken yaptığı sendikal çalışmalar sonuç verdi ve ilk defa kitabevinde sendikal bir örgütlenme gerçekleşti. Bunun sonucu olarak iş yeri temsilciliği ve ardından da DİSK Basın-İş Sendikası’nda yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundu.
Aynı yıllarda sendikal çalışmalarının yanı sıra 60’lı yıllarda Doktor Hikmet Kıvılcımlı öncülüğünde kurulan İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği’nde de yöneticilik yapmaya başladı.
12 Eylül faşist darbesinin ardından 1981 yılında sağlık sektörüne girerek Samatya’da bulunan İstanbul Hastanesi’nde çalışmaya başladı. 1980 sonrasının koyu karanlık günlerinde sağlık çalışanları arasında başlattığı çalışmalar 90’lı yıllarda sağlık emekçilerinin örgütlendiği Tüm Sağlık Çalışanları Sendikası (Tüm Sağlık Sen) olarak ortaya çıktı.
Sendika 11 Ocak 1991’de 289 işçi tarafından kurulmuş ve kuruluşundan 1996 yılına kadar Fevzi Gerçek’in başkanlığında faaliyet göstermiştir. Dönemin her tür antidemokratik baskısına rağmen sendikanın kurulması başta sağlık çalışanları olmak üzere kamu çalışanlarının mücadelesinin o dönemde geldiği noktayı göstermesi açısından önemlidir. Kuruluşunun hemen sonrasında İstanbul Valiliği’nin “kamu çalışanları sendikalaşamaz” yönündeki İçişleri Bakanlığı Genelgesine dayanarak sendikanın kapısına vurduğu mühür her tür yasal kazanıma rağmen kaldırılmayınca yine Fevzi başkanın öncülüğünde üyeler tarafından fiilen kaldırılmış ve faaliyet devam etmiştir.
Sağlık emekçileri ve tüm kamu çalışanları arasında oldukça geniş etkiye sahip olan Tüm Sağlık Sen, faaliyette bulunduğu beş sene boyunca Fevzi Gerçek başkanlığında her zaman iş yerlerinde, meydanlarda ve sokaklarda hak aramış, yürütülen mücadelenin sarı sendikacılığın karanlık dehlizlerinde kaybolmasına asla izin verilmemiştir. Hastanelerde gerçekleştirdiği iş bırakma eylemleriyle kendini duyuran sendika, faaliyette bulunduğu süre içinde en ağır baskı ve saldırılarla karşı karşıya kalmıştır.
Fevzi Gerçek önderliğinde sadece ekonomik hak mücadelesi yürütmeyen Tüm Sağlık Sen dönemin iktidarının Kürt halkına karşı yürüttüğü politikalarına karşı da net bir karşı duruş ortaya koymuştur. Bu duruştan dolayıdır ki faaliyette olduğu beş yıl içinde sendikanın yüzlerce üyesi sürgün edilmiş, binlerce soruşturma açılmış ve 13 üyesi faili meçhul cinayetlere kurban edilmiştir.
1995 yılında sendikanın Çiller iktidarı üzerinde yarattığı rahatsızlık sonucu, Kürt sorunu üzerine yazdığı bir yazı gerekçesiyle hakkında açılan dava ile Fevzi Gerçek 20 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Cezaevine girdiği sene TTB “Dr. Cengiz Kılıç Demokrasi Emek Ödülü”nü Fevzi Gerçek’e vererek onun bu onurlu duruşuna mesleki dayanışma ile de sahip çıkmıştır.


Türkiye işçi sınıfı mücadelesinde çok önemli bir yere sahip olan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) kurucuları arasında da bulunan Fevzi Gerçek, 24 Haziran 2018 seçimlerinde de Halkların Demokratik Partisi İstanbul 3. Bölge milletvekili adayı olarak siyasi çalışmalarına devam etmiştir.
Doktor Hikmet Kıvılcımlı düşüncesiyle siyasi hayatını şekillendiren Fevzi Gerçek Vatan Partisi ve Sosyalist Vatan Partisi (SVP) çizgisinde örgütlü çalışmalarına kesintisiz bir şekilde devam etmişti. Onu hareketteki ilk günlerinden beri tanıyan bir yoldaşı kendisi hakkında şunları söyledi:
“Fevzi yoldaş, 70’lerde hareketimize örgütlenen, herkesin kaçtığı 12 Eylül darbesinin hemen sonrasındaki yıllarda öne çıkan, geniş bir alana yayılan ilişkilerini ve başta evi olmak üzere bütün imkanlarını geleneğimizin siyasal çalışmasına sunan fedakar bir işçi yoldaşımızdı. Kendisiyle Zeytinburnu ve İkitelli semtlerinde ve sonradan konumlandığı sağlık işkolunda uzun yıllar birlikte çalıştım. Dürüst, fedakar bir işçi önderi örneğiydi kendisi. Sovyetlerin yıkılması ve hemen sonra geleneğimizde yaşanan ayrışma sonrasında biraz geri çekildi. Eşi de bir işçi önderiydi, Bakırköy Sümerbank fabrikasında işçi temsilcisiydi. Evlerinde kaldığım zaman gösterdiği cesaret ve dayanışma hep aklımda. Ne yazık ki onu da çok erken yaşta aynı hastalıktan kaybetmiştik.
Sevgiyle anıyorum yoldaşımı. Hep öyle bazen endişeli bazen de gülen yüzüyle ve uzun tartışmalara hevesli siyasal enerjisiyle hatırlayacağım kendisini.”
Fevzi Gerçek’i kaybetmenin üzüntüsü büyük. Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.


