Türkiye’de genç işsizliği tartışılırken “Gençler iş beğenmiyor” söylemi sıkça konuşuluyor. Üniversite mezunu gençlerin sayısı artarken iş bulmak da bir o kadar zorlaşıyor. Yapay zekanın işe alım süreçlerinde yaygın olarak kullanılması, iş yerlerinde emek sömürüsü, hayalet iş ilanları ve sahte ilanlar iş bulma sürecini zorlaştırıyor.

309 Başvuru 0 Dönüş: Hayalet İş İlanları Nedir?
Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara’nın 3 ay boyunca yürüttüğü deneyde iki güçlü özgeçmiş hazırlandı ve 309 iş başvurusu yapıldı.
- Aday: Marmara Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümü mezunu, 2 kere yaz stajı yapmış, B1 İngilizce biliyor ve bilgisayar programları sertifikasına sahip.
- Aday: Ankara Üniversitesi İşletme bölümü mezunu, 2 kere yaz stajı yapmış, B1 İngilizce biliyor ve bilgisayar programları sertifikasına sahip.
3 aylık araştırma sürecinde 1. aday için 162, 2. aday için ise 147 iş ilanına başvuruldu. Toplam 309 iş başvurusu ilanından sıfır geri dönüş gerçekleşti. Özkara’nın iki iş ilanına da dönüş almaması hayalet iş ilanlarını yeniden gündeme getirdi.
“Gençler İş Beğenmiyor” Söyleminin Ardındaki Gerçekler
İşe alım platformlarında aktif görünen ilanlar, gerçek bir aktif pozisyona karşılık gelmiyor. Birçoğu iş arayanları yanıltan birer hayalet iş ilanı olarak vitrinde duruyor. Şirketler acil bir işe alım planı olmamasına rağmen sahte ya da bekletilen iş ilanları yayımlıyor. Şirketler hayalet iş ilanlarını CV havuzu oluşturmak ve gelecekte oluşabilecek iş ihtiyaçları için aday verisi biriktirmek gibi gerekçelerle yapıyor. Şirketlere başvuru yapan adaylar ise aylarca olumlu ya da olumsuz hiçbir geri dönüş alamıyor.
Söz konusu genç işsizliği olduğunda “Gençler iş beğenmiyor.”, “Rahat iş istiyorlar.” gibi söylemler günümüzün ekonomik ve politik gerçekliğinden çok uzağında kalıyor. Çünkü iş bulma süreci bu tarz temelsiz cümlelerle açıklanamayacak kadar zor. Günümüzde birçok iş ilanı gerçek bir pozisyon açığından çok, şirketlerin kurumsal görünürlüğünü koruyup geliştirmesine yönelik reklam stratejisinden ibaret kalıyor. Üstelik internet üzerinden yürütülen işe alım süreçlerinde başvuruların büyük bir kısmı insan kaynakları uzmanlarının değil, filtreleme sistemlerinden geçiyor. Gerçek iş ilanlarına ise birkaç saat içinde çok sayıda başvuru yapıldığı için adayların daha ilk aşamada başvuruların arasında kaybolup gittiği oldukça açık.
Aynı zamanda işverenlerin adaylarda aradığı “deneyim” ve “tecrübe” şartı yeni mezun olmuş kişiler açısından karmaşık ve çelişkili bir süreç. Adaylardan deneyim isteniyor fakat çoğu işveren şirketinde deneyimsiz bir personel barındırmak istemiyor. Peki bu çelişki nasıl çözülecek? Adaylar ilk iş deneyimini “deneyim” isteyen bir şirkette nasıl elde edecek?
Öte yandan eğitim hayatında yüksek lisans ya da doktora yapmış ve nitelikli araştırmalarda bulunmuş kişiler iş bulamadığı için çoğu zaman kendi alanlarının dışında düşük ücretle hayatını idame ettirmek zorunda kalıyor. Bu durumları yaşayan gençler iş beğenmemekle hedef gösteriliyor.
Asgari ücret maaşlar, uzun çalışma saatleri, az izin günleri, karşılanmayan yol masrafları, işe alım sürecinin belirsizliği, emek sömürüsü gibi durumlar göz önünde bulundurulduğunda “gençler iş beğenmiyor” tartışmasının yalnızca gençlerin isteksizliği bağlamında konuşulması bu çelişkili gerçekliği açıklamaya yetmiyor. Yapılması gereken açıktır: İşe alım süreçlerini denetlemek, hayalet iş ilanlarına karşı yaptırımlar getirmek ve başta gençler olmak üzere iş arayan milyonlarca insana uygun istihdam olanakları sağlamak.


