MESEM programı çocukların katili olmaya devam ediyor. Daha 16 yaşındaki Yiğit Mehmet Kesme, MESEM programı kapsamında Osmaniye Düziçi Küçük Sanayi Sitesinde traktör tamir atölyesinde çalışıyordu. Traktör tamiri sırasında traktörün hidroliğinin düşmesi sonucunda ezilerek hayatını kaybetti.
Atölyenin sahibi gözaltına alınsa da, hızla serbest bırakılması son derece olası. Üstelik MESEM kapsamında öğrenci çalıştıran bir işyerinde yaşanan iş cinayetinin tek sorumlusu atölye sahibi olarak değerlendirilemez. Sorumluluk denetimleri yapması gerekenlerden, okul müdürüne ve en önemlisi de MESEM gibi bir programı sürdüren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e ait.
Çocuk İşçiliğin Bir Numaralı Sorumlusu MESEM Rejimi
Bu iş cinayeti, İSİG Meclisinin sadece 2026 yılı içerisinde tespit ettiği 34. çocuk işçi cinayeti. Üstelik İSİG Meclisi düzenli olarak gerçekleşen iş cinayetlerinin belki de ancak yarısını tespit edebildiklerini ifade ediyor. Dolayısıyla Türkiye’de çocuk işçi cinayetlerinin artık sıradanlaştığı bir gerçeklik içerisinde yaşıyoruz.
Bu gerçekliğin belki de bir numaralı sorumlusu ise MESEM rejimi. MESEM kapsamında, lise çağındaki daha 14 yaşındaki çocuklar, eğitimden koparılarak çalışma hayatına atılmaya zorlanıyor. Üstelik bir tercih gibi gösterilen MESEM’ler, aslında diğer liselerdeki sınıfta bırakma politikaları ile çoğunlukla bir zorunluluk haline getiriliyor. Buna ek olarak artan yoksulluk ve eğitimin bir gelecek vaat etmeyi bırakması MESEM’in aileler tarafından dahi tercih edilir hale gelmesine sebep oluyor. Bu sebeplerle, MESEM programına şu an kayıtlı yarım milyondan fazla liseli çocuk bulunuyor.
16 yaşındaki Yiğit Mehmet’i MESEM’e kayıt olmaya neyin ittiğini bilmiyoruz. Ancak lise 2. sınıf öğrencisi olarak eğitim alması gereken yaşta, organize sanayide traktör tamiri gibi ağır ve tehlikeli bir işte çalışmak durumunda kaldığını biliyoruz. Bu zorunluluk onu iş cinayetine kurban vermemiz ile sonuçlandı. MESEM’ler kapatılmadıkça ve çocuk işçilikle mücadele edilmedikçe Yiğit Mehmet son iş cinayeti olmayacak.


