işsizlik

Hindistan’da “Hamam Böcekleri” Partileşti!

Hindistan’da Narendra Modi liderliğindeki Hindistan Halk Partisi (BJP) iktidarının uyguladığı neoliberal politikalar ülkede yoksulluğu gittikçe derinleştiriyor. Modi’nin ücretleri baskılayan ve çalışma hayatını sermaye lehine düzenleyen uygulamaları sonucunda yakın zamanda yüz milyonlarca işçi ve köylü ülke çapında greve çıktı.Otoriter ve milliyetçi…

Gençlik Geleceksizlik Zirvesinde Buluşuyor

Özgürlükçü Gençlik, gençliğin kapitalist sistem içerisinde sıkıştığı geleceksizlik gerçeğini tartışmak, gençliğin geleceğini geri almasını sağlayacak örgütsel pratiklerin inşasını gerçekleştirmek üzere Geleceksizlik Zirvesi düzenleyeceğini ilan etti. İşsizliğin, yoksulluğun ve geleceksizliğin bireysel yetersizlikler ile açıklandığı, gençlerin staj adı altında köle gibi çalışmaya…

Mert Büyükkarabacak : “Sosyalistler Ekonomik Bir Mücadele Programını Çok Daha Etkin Bir Biçimde Sahaya Yansıtabilirlerse Bu Çok Etkili Sonuçlar Yaratacaktır.”

El Yazmaları’nın Notu: Uzun bir süredir tartışılan Evrensel Temel Gelir uygulaması hakkındaki tartışmalara katkı sağlamak amacıyla karsimahalle.org yazarı Mert Büyükkarabacak ile gerçekleştirdiğimiz röportajı siz değerli okuyucularımızın ilgisine sunuyoruz. Evrensel Temel Gelir (ETG) uygulaması ne anlama geliyor? Ne gibi uygulama örnekleri…

Aslı Odman: Emeğin Yeni Kontrol Mekanizmaları, Çevre Katliamının Yeni Dönemine Dair de Bir İşaret Fişeğidir-1

  El Yazmaları’nın Notu: İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi gönüllüsü akademisyen Aslı Odman ile Covid-19 salgını sürecinde emek üzerindeki kontrol mekanizmalarını, yeni emek rejimini ve işçi sağlığını konuştuk. Oldukça kapsamlı olduğu için iki kısım halinde yayınlamayı uygun bulduğumuz…

Mustafa Sönmez: Ekonomik Krizi Çözmenin Değil İktidarda Kalmanın Derdindeler

El Yazmaları’nın Notu: İktisatçı-yazar Mustafa Sönmez ile Türkiye ekonomisinin güncel durumunu, döviz kurlarındaki dalgalanmaları, krizin boyutlarını, pandemiyle birlikte daha da derinleşen işsizlik ve yoksulluğu ve iktidarın bu kriz alanlarına yönelik adımlarını konuştuk. Okuyucularımızın ilgisine sunarız. Son günlerde döviz kurlarındaki dalgalanmalarla…

Araçsallaştırılmış Konumlar, Nesneleştirilmiş Bedenler: Göçmenler Adına Konuşmak – Prof.Dr. Neşe Özgen ile Röportaj

El Yazmaları’nın Notu: Korona günleri devam ederken, göç alanında çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Neşe Özgen ile göç, göçmenlik, devlet politikaları, göçmen emeği, salgın günlerinde göçmenlerin durumu ve sınırsız bir dünyanın imkânı üzerine yaptığımız söyleşiyi siz değerli okuyucularımızın ilgisine sunuyoruz. Öncelikle…

Kriz öğrencileri teğet geçmiyor

Dünyada ve Türkiye´de kendini gösteren ekonomik kriz derinleşerek varlığını sürdürüyor. AKP hükümeti kendi içinde birçok kriz barındırıyor. Bunların en sarsıcı olanı ise ekonomik kriz… Krizin getirisi olan işsizlik ve pahalılığın faturası ise emekçilere, yoksullara ve öğrenci gençliğe kesiliyor. Şirketleşmiş üniversiteler Neoliberal politikalar üniversiteler boyutunda kendinden sıkça bahsettiriyor. Eğitim, hak olmaktan öte sermayedarlar için yeni bir pazar olarak görülüyor. Yemekhaneden kantine, ulaşımdan barınmaya kadar eğitim için her şeyin para demek olduğu bir süreçten geçiyoruz. Yemekhane ve kantin ihalelerinin özel şirketlere verilmesi, üniversitelerin sermayeye nasıl peşkeş çekildiğini gösteriyor. Öte yandan ücretsiz verildiği iddia edilen eğitim artık satın alınabilir durumda. Harçların kaldırıldığı söylense de ikinci öğretim, ek dönem, yaz okulları, formasyon programları adı altında öğrencilerden ücret alınmaya devam ediliyor. Üniversiteler bilim ve akademinin icra edilmesi gereken yerlerken sistemin ve sermayenin çıkarına çalışan birer şirket olarak karşımıza çıkıyor. Sermaye ile iç içe giren ve sıkı bağlar kuran rektörler ise üniversiteyi bir rant alanı olarak kullanıyor. Dört yıl biter mi? Atılan her adımın maddi bir karşılığının olduğu üniversitelerde harçtan barınmaya dek birçok problem olduğu açık. Sosyal devlet tarafından bir hak olarak öğrencilere verilmesi gereken eğitim desteği ise bir ayrıcalığa ve lütfa dönüştürülmüş durumda. Üniversiteliler okulu bitirmeye çalışırken bir yandan da nasıl yaşayabileceğini düşünmek zorunda. Evlerde yaşamını sürdürmek zorunda kalan öğrenciler devlet kredisi/bursu ile kira masraflarını bile karşılayamıyor. Mezun olsa dahi kendi okuduğu bölüm dışında birçok işi yapmak zorunda kalacağını bilen üniversiteliler çözümü iş hayatına atılmakta buluyor. Gelinen aşamada son 5 yıl içerisinde geçim problemi nedeniyle okulu ve işi aynı anda sürdüremeyip okulu bırakmak zorunda kalan öğrenci sayısı 1 milyon 155 bine ulaştı. AKP eğitim politikalarıyla öğrencileri geleceksizliğe sürüklüyor. İş hayatına atılan öğrencilerin problemi burada bitmiyor. Üniversiteliler çalışmaya başladıkları yerlerde güvencesiz koşullarda ucuz iş gücü olarak kullanılıyor. Birçok öğrenci iş güvenliği bulunmayan ortamlarda çalışmak zorunda kalarak iş cinayetine kurban gidiyor. Krizin bedelini kim ödeyecek? AKP/ Erdoğan […]