Muhalefete yönelik bel altı operasyonlarında yargı zırhıyla korunan Tamar Tanrıyar hakkında, Turkuvaz Medya’yı hedef alarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı uyarmasının ardından yakalama kararı çıkarıldı. Ancak ne hikmetse Tanrıyar’ın yakalama kararı öncesi yurt dışına bir tekne ile gittiği anlaşıldı. Daha sonra kendi ayağıyla Türkiye’ye dönen Tanrıyar basit bir ifade işleminin ardından serbest kaldı.
Çelişkili açıklamalar eşliğinde lüks gemi tatilinden dönüp hızla serbest bırakılan Tanrıyar’ın durumu, iktidar klikleri arasındaki hesaplaşmaya işaret etti. Peki, Tanrıyar’a sağlanan özel koruma kalkanının arkasında kimler var? Tanrıyar’ı iktidar içerisindeki hangi klikler güç mücadelesinde piyon olarak kullandı? Asıl hedef Turkuvaz Medya mı yoksa eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak mı?
Muhalefete Vururken “Cesur”, İktidara Dokununca “Şüpheli”
Kendini gazeteci olarak tanıtan ancak gazetecilik etiğiyle bağdaşmayan bir duruş sergileyen Tamar Tanrıyar, uzun süre muhalefeti hedef alan yayınlarıyla iktidar kanadından destek gördü. Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel, Ali Mahir Başarır ve Veli Ağbaba gibi isimlere yönelik bel altı dedikodular yaydığı dönemde, hakkındaki suç duyuruları yargı tarafından görmezden gelindi. Tanrıyar, tutuklanan siyasetçilerin telefonlarından sızdırılan özel görüntüleri dâhi yayımlayıp siyasetçilerin özel hayatlarını gündeme getirdiğinde iktidara yakın medya tarafından yere göğe sığdırılamadı.
Ancak Tanrıyar’ın dokunulmazlık zırhı, hedef tahtasına Cumhurbaşkanı’nın damadı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın yönettiği Turkuvaz Medya Grubu’nu koymasıyla bir gecede delindi.
“O Videoyu Çektirenlerin Boyu Yetmez”
Tanrıyar’ın, Turkuvaz Medya’yı Sözcü gazetesinin dağıtımını yapmakla suçlayıp 1 Temmuz’a kadar süre vererek tehdit etmesi tüm gidişatı bozdu. Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör’ün, Tanrıyar için kullandığı “O videoyu çektirenlerin boyu buraya yetmez.” şeklindeki ifadeleri, meselenin Tanrıyar’ı aşan bir klik çatışması olduğunu açıkça ortaya koydu. “Klik çatışmalarının bir tarafında Adalet Bakanı Akın Gürlek mi var?” sorusu dile getirilmeye başlandı.
Albayrak ailesini hedef alan bu saldırının arkasında başka bir güç odağının, parti içi bürokrasinin ve “Erdoğan sonrası” dönemi dizayn etmeye çalışan grupların bulunduğu yüksek sesle tartışılır hale geldi. Güngör’ün ayrıca Tanrıyar’a “Albayrak ailesine saldırı emri verenlerin” kaçış planını da önceden hazırladığını iddia etmesi, Tanrıyar’ın iktidar içindeki bir grubun aparatı olarak kullanıldığını düşündürdü.
Yargıda Çifte Standart ve Emniyet-Savcılık Çatlağı
Tanrıyar’ın gözaltı süreci, sadece siyasi bir çatışmayı değil, kurumlar arasındaki ayrışmayı da gün yüzüne çıkardı. Emniyet bültenleri Tanrıyar için “yakalandı” derken, başsavcılık “teslim oldu” şeklinde açıklama yaptı.
Tanrıyar’a sağlanan koruma kalkanı devletin farklı kademelerinde bariz bir şekilde çatlakların olduğunu gözler önüne serdi.
Mesleğini hakkıyla yapan gazeteciler İsmail Arı ve Alican Uludağ “halkı yanıltıcı bilgiyi yayma” suçlamasıyla evlerinden alınıp, ters kelepçeyle yüzlerce kilometre yol götürülerek aylarca cezaevinde yatırılırken iktidarın iç savaşında piyon olarak kullanılan Tanrıyar, lüks gemi tatilini tamamladıktan sonra Kuşadası’nda SEGBİS ile ifade verdi. Tanrıyar’ın SEGBİS ifadesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılması yargıdaki çifte standartı da bir kez daha aleni şekilde göstermiş oldu.
Sistemin Ürettiği ve Koruduğu “Aparat”
Adliyeden elini kolunu sallayarak çıkan Tanrıyar, “Cumhurbaşkanına canımı vermeye hazırım” diyerek sistem içindeki yerine de adeta sadakat mesajını iletti. Tanrıyar, aslında kendini kullanan ve gerektiğinde koruyan sisteme bağlılık yemini de etti. Bu tablo, iktidar blokunun içindeki çatlakların giderek derinleştiğini ve Erdoğan sonrası için verilen güç mücadelesinin medya üzerinden yürütüldüğünü açıkça göstermiş oldu.
Tamar Tanrıyar’ın bu devasa kavgada kendi başına hareket eden bir “gazeteci” olmadığı da anlaşıldı. Tanrıyar arkasındaki güç odaklarının yönlendirmesiyle hareket eden, işlevi bittiğinde ya da yanlış yere dokunduğunda kulağı çekilen ama sahip olduğu bağlantılar sayesinde daima korunan kullanışlı bir aparat olduğunu gözaltı sürecinde herkese kanıtladı.


