ODTÜ Devrim Yürüyüşü ve Bahar Şenliği’nde Provokasyon Girişimi

Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın anıldığı, gelenekselleşen Devrim Yürüyüşü’nün 54.’sü 6 Mayıs günü gerçekleşti. Yürüyüş ve akabinde yapılan 37. Uluslararası Bahar Şenliği, bu yıl “vatan-millet” söylemleri arkasına gizlenen Türk bayraklı bir grubun provokasyonları ile hedef alındı. Grup program boyunca üniversitelilerin attığı sloganları ve İlkay Akkaya konserini bozkurt işareti yaparak yuhalarken ODTÜ öğrencilerinin ve devrimci gençlerin müdahalesi ile alandan çıkarıldı.

Provokatör gruba yönelik müdahale, sosyal medyada çeşitli hesaplar tarafından “Türk bayrağına saldırı” olarak lanse edilerek öğrenciler hedef gösterildi. Irkçı ve faşist Zafer Partisi’yle organik bağları olduğu bilinen İstiklal Kadın Hareketi ve Turancı Dernekler Birliği isimli yapılar ve çeşitli ülkücü grupların ODTÜ’de gerçekleştirdiği açıklamalar ile provokasyon sürdürüldü. Sosyal medyadan konuya dair tartışmalar sürerken İstiklal Kadınları Hareketi’nin X hesabından yaptığı “Bu gece gözaltı haberlerini bekleyin.” paylaşımı dikkat çekti.

Öğrenciler Ev Operasyonlarıyla Gözaltına Alındı

İstiklal Kadınları Hareketi isimli grubun bu açık ihbarı sonrası 7 Mayıs gecesi ODTÜ öğrencilerinin de olduğu kişiler ev operasyonlarıyla gözaltına alındı. ODTÜ Rektörlüğü de sürece dair hukuki bir duruş sergilemek yerine konu hakkında süreç yürüteceklerini duyurarak bu operasyona dahil oldu. Tüm bu gelişmeler yaşananların  önceden kurgulanmış olduğu düşüncesini güçlendiriyor.

ODTÜ öğrencileri, konuya dair yaptığı açıklamada ODTÜ kültürünü ve öğrenciler tarafından ilmek ilmek örülen Bahar Şenliği’nin tüm yasaklara rağmen mücadeleyle kazanıldığını hatırlattı. Her türlü saldırının bu kültüre zarar verdiğini, doğrudan şenliğe ve öğrencilerin emeğine yönelik olduğunu ifade etti..

ODTÜ Mezunları Derneği, Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği ve Eğitim Sen Ankara 5 nolu Şube ODTÜ Temsilciliği ise yaptıkları ortak açıklamada, program boyunca kampüsün her yerinde yer alan bayrağın Devrim’e gelindiğinde bir protesto simgesi olarak ortaya çıkarılmasının bayrağın provokatif bir araca dönüştürülme çabası olduğuna işaret etti Bu girişimlerin bir adım ötesinin eli palalı çeteler olduğuna dikkat çekti.

Sözde Muhalif, Özde İktidar Güdümlü Aparat

Muhalif kimlik iddiasındaki İstiklal Kadınları Hareketi, daha önce birçok ilde gerçekleştirilen 8 Mart yürüyüşlerine erkekler ile birlikte gelerek alandaki diğer kadınlara yönelik saldırıları ve cinsiyetçi küfürleri ile gündeme gelmişti. 8 Mart alanlarından uzaklaştırıldıklarında ise tıpkı ODTÜ’de olduğu gibi mağduriyet algısı yaratarak yürüyüşü düzenleyen kadınları hedef göstermişlerdi.

Bir süredir; her türden kimlik, etnik kökeni kapsayan etkinlikler ve kitlesel hak arayışlarında, İstiklal Kadınları Hareketi ile benzeri “muhalif” görünümlü grupların; vatan, millet, bayrak söylemleri eşliğinde benzer yöntemler ile çeşitli halk kesimlerini provoke ve terörize etme girişimleri sıklıkla gündeme geliyor. Provokatör grupların bu eylemlerinin; iktidar tarafından atanan kayyum rektörlerin başlattığı incelemeler ve hak arayışındaki öğrencilere, kadınlara, işçilere saldıran kolluk kuvvetlerinin ev operasyonları ile desteklenmesi bu sözde muhaliflerin gerçek özüne dair en net işareti veriyor.