Bayrağın Arkasına Saklanan Provokasyonun Yeni Yüzü!

Kendilerini “Türkçü”, “milliyetçi” ve “bağımsız bir sivil toplum hareketi” olarak tanımlayan İstiklal Kadınları, 8 Mart Kadınlar Günü’ndeki provokasyon girişimleri, Doruk Madencilik’e karşı açlık grevi yaparak direnen işçilere “destek” olmaya gidip grev alanında pizza siparişi etmeleri, 37. ODTÜ Uluslararası Bahar Şenliği’nde faşist çetelerin gerçekleştirdiği bayrak provokasyonuna destekleri ve yaptıkları milliyetçi konuşmalarıyla ön plana çıktılar.

6 Mayıs 2026 günü, İstiklal Kadınları Hareketi ODTÜ’de gerçekleşen bayrak provokasyonuna karşılık verenleri hedef göstererek “Bu gece gözaltı haberleri bekleyin.” şeklinde bir paylaşımda bulundu. Aynı günün gecesi ev baskınlarıyla gerçekleştirilen gözaltı haberlerinden sonra kendilerini “bağımsız” olarak tanıtan hareketin gerçekten bağımsız olup olmadığı merak uyandırdı.

8 Mart eylemlerine katılan İstiklal Kadınları,  8 Mart’ın içeriği ile alakası olmayan dövizler taşıdıkları  ve eylem alanında cinsiyetçi küfür içeren slogan attıkları için alandaki kadınlardan tepki gördüler.Bunun üzerine kendilerine tepki gösteren kadınlara “jin jiyancılar” adını takarak Kadınlar Günü’nde kadınları hedef gösterdiler.

Birdenbire ortaya çıkan, gittikleri her alanda provokasyonlar gerçekleştiren, ODTÜ’deki provokasyondan sonra polis ile işbirliği içinde olduklarını açığa çıkaran, bağımsızız diyerek gerçek kimliklerini gizleyen bu hareketin arkasındaki siyasi bağlantı işin aslı epey açık.

Faşist Odaklar ile İlişkiler

8 Mart 2026’da İzmir’de dernek kurduklarını ilan eden İstiklal Kadınları Hareketi’nin internet sitelerinde bağımsız bir sivil toplum hareketi olduklarını iddia etmesine rağmen dernek başkanı Nursena Gür ve başkan yardımcısı Aslıhan Alkan Bat’ın, Zafer Partisi ile yakınlığı dikkat çekti. Tehcir güzellemesi yaptığı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne direnen işçilere “baş belası” dediği eski paylaşımları ortaya çıkan Nursena Gür’ün şahsi X hesabından yaptığı “Genel Başkanımız Sn. Ümit Özdağ ve Sn. Azmi Karamahmutoglu ile…” fotoğraflı paylaşımı görülürken, partneri Arıkan Arı’nın paylaşımlarında ise Zafer Partisi etkinliklerinde beraber yer almaları bu ilişkinin somutluğunu ortaya koydu.

Benzer şekilde dernek başkan yardımcısı avukat Aslıhan Alkan Bat’ın ise İYİ Parti İstanbul İl Disiplin Kurulu Üyesi görevinden 2023 seçimleri sonrasında istifa ettiği ve istifasından sonra Zafer Partisi ile yakın ilişkisini sürdürerek “Ümit Özdağ’a Özgürlük Platformu”nda avukatlık yaptığı öğrenildi. Ayrıca Aslıhan Alkan Bat’ın Boğaziçi öğrencilerinin defalarca teşhir ettiği, Zafer Partisi’ne yakınlığıyla bilinen Boğaziçi Türk Araştırmaları Kulübü (BÜTAK) ile de etkinlikler yaptığı görülüyor.

Açıkça görülüyor ki bağımsız sivil toplum hareketi olduğunu iddia eden bu grup provakatif bir süreç izleyerek Neo-Faşist politikalarını meşrulaştırmaya çalışan, kendilerinden olmayan herkese “terörist” diyerek sindirmeye çalışan, Zafer Partisi güdümüyle hareket eden bir topluluk. Bizler, bu tür yapıların kadın mücadelesini milliyetçi ve otoriter politikaların bir aparatı haline getirme girişimi olduğunu açıkça görüyoruz. “Bağımsızlık” söylemi altında örgütlenen bu hareketlerin, gerçekte belirli siyasi odaklarla kurdukları ilişkiler üzerinden konumlandıkları ve bu doğrultuda hareket ettikleri ortadadır.