Tetikleyici içerik: işkence, darp, intihar, homofobi, transfobi
EMEP Milletvekili Sevda Karaca, Eskişehir Kapalı Cezaevinde iki LGBTİ+ mahpusun darp edildiğini, işkence gördüğünü, ölümle tehdit edildiğini, sağlık hizmetine erişimlerinin engellendiğini ve bir mahpusun intihara sürüklendiğini açıkladı. Konuyu meclise taşıyan Karaca, Adalet Bakanlığını acil soruşturma başlatmaya çağırdı.
Mahpuslardan Karaca’ya ulaşan mektuba göre 8 Mayıs 2026 gece yarısı infaz koruma memurları iki LGBTİ+ mahpusun kaldığı koğuşa gelip mahpusları darp etti. Olaylar sırasında yaka kameralarını kapatan memurlar, mahpuslara “Sincan’da arkadaşlarınızın başına gelenleri unutmayın”, “Sizi burada öldürürüz”, “Bize bir şey olmaz” ifadeleriyle hakaret ve tehditler savurdu. Memurların bu sözleri, trans mahpus Poyraz Esen’in Sincan Kapalı Cezaevinde gerçekleşen şüpheli ölümü hakkında soru işaretleri oluşturuyor ve başka üstü kapatılan cinayetler olduğunu düşündürüyor.
Darp edilen mahpuslardan biri gece boyunca kan kusmasına rağmen revire götürülmedi. Mahpuslar şikayetçi oldular ancak sağlık raporu talepleri karşılanmadı. Trans bir mahpus ise erkeklerin kaldığı koğuşa gönderilmekle tehdit edilerek şikayetini geri çekmeye zorlandı.
İntihar Zorlaması
Şikayetini geri çekmeyen LGBTİ+ mahpus 13 Mayıs’ta herhangi bir gerekçe gösterilmeden hücreye atıldı. Hücreye alınan mahpus pencere önünde bir jilet ve pencereye asılmış bir ip gördü. Cezaevi personeli “Sen kendini öldür, senin gibi ibnelerden kurtulalım”, “Siz bu dünyaya zararsınız, AIDS’li köpekler” “Sonunuz Sincan’daki ibneler gibi olacak.” ve “Ya siz kendinizi öldürürsünüz ya da biz sizi her gün ölmekten beter ederiz” ifadeleriyle mahpusu intihara yönlendirdi. Yoğun baskı altındaki mahpus önce jiletle kendini yaraladı, ardından boynuna ip geçirdi. Komşu koğuşlardaki mahpusların sesleri duyarak kapılara vurması üzerine hastaneye kaldırıldı.
Mahpus hastaneden döndüğünde televizyonunu parçalanmış hâlde buldu. İnfaz koruma memurları, mahpusa televizyonunun yerine yenisinin verileceğini söyledi ancak bunun için “Jileti ve ipi kendim buldum, infaz koruma memurlarının suçu yoktur” içerikli bir dilekçe imzalamasını istedi. Ayrıca mahpusun ailesiyle görüşmesinin engellendiğini ve tehditlerin sürdüğü ortaya çıktı.
Ölmek İstemiyoruz!
Karaca, kendilerine ulaştırılan iki mektubun da “Ölmek istemiyoruz” sözleriyle sona erdiğini belirtti. Aynı koğuştan gelen yeni bir mektupta Karaca, başka bir LGBTİ+ mahpusun da defalarca işkence gördüğünü ve beş kez intihar girişiminde bulunduğunu aktararak bahsi geçen bireylerin can güvenlikleri için acilen önlemler alınmasını ve Adalet Bakanlığının bir an önce soruşturma başlatmasını talep etti.
İstanbul Barosu da bu yaşanan olaylara ilişkin sosyal medya üzerinden basın ve kamuoyuna açıklama metni paylaştı. İstanbul Barosu’nun talepleri ise şu şekilde: Eskişehir Kapalı Cezaevindeki hak ihlallerinin soruşturulması; ilgili mahpusların bağımsız hekimler tarafından değerlendirilmesi ve avukatlarına, ailelerine ve sağlık hizmetlerine erişimlerinin güvence altına alınması; LGBTİ+ mahpuslarının ayrımcılık, kötü muamele ve şiddetten korunması için gerekli önlemlerin alınması; sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında adli sürecin başlatılması.
AKP iktidarı yıllardır LGBTİ+’lara karşı sistematik bir ötekileştirme ve düşmanca bir politika izliyor. Trans kadın mahpus Avşa Erkuş’un yaşadığı ayrımcılık, şiddet ve hak ihlalleri, trans erkek mahpus Poyraz’ın Sincan Kapalı Cezaevi’ndeki şüpheli ölümü ve Eskişehir Kapalı Cezaevi’nde yaşanan işkence bu politikanın somut örnekleri. Cezaevi yönetimi mahpusların dış dünyayla iletişimini kestiği için bu vakaların büyük çoğunluğu kamuoyuna ulaşamıyor; görünür olanların çok ötesinde daha fazla vakanın yaşandığı düşünülüyor.
LGBTİ+ ölümlerinin, intiharlarının ve cinayetlerinin ve LGBTİ+’lara yönelik hak ihlallerinin dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de 12. Yargı Paketi ile birlikte yeniden gündeme getiriliyor. Paket içerisinde yer alan nefret yasası ile birlikte cinsiyet uyum sürecinin ciddi bir şekilde kısıtlanması söz konusu, böylece devlet birinci elden ulaşamadığı trans bireyleri intihara sürükleyerek yaşamdan koparmaya devam ediyor.

