CHP’de Yol Ayrımı: Butlan’dan “Yeni Parti”ye Giden Süreç  

Mahkemenin verdiği mutlak butlan kararıyla görevinden uzaklaştırılan CHP Lideri Özgür Özel, TBMM grubunda yaptığı tarihi konuşmayla yeni parti için yolları ayıracaklarını ilan etti. Özel’in açıklamasının ardından E-Devlet sistemi resmen kilitlendi, binlerce CHP üyesi partisinden istifa etti. Mahkeme koridorlarından siyasi tasfiyeye uzanan yolda devletin kurucu partisinin başına neler geldi? Yeni partinin kurulma kararı alınmasında hangi önemli kavşaklardan geçildi? Haberimizde derledik….

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), kurultay sürecine ilişkin mahkeme kararının ardından Türk siyasi tarihinin en çalkantılı iki ayını geride bıraktı. Yargı kararıyla başlayan hukuki belirsizlik, parti içi yönetim krizine ve nihayetinde Özgür Özel’in yeni parti kuracağını açıklamasıyla tarihi bir yol ayrımına dönüştü.

Mahkeme koridorlarında başlayıp TBMM kürsüsünde noktalanan bu kritik iki aylık süreçte yaşanan en önemli kırılma noktaları:

Hukuki Kriz

Süreci tetikleyen ilk hamle, 21 Mayıs’ta CHP kurultayındaki şaibe iddiaları üzerine açılan davada mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı oldu. Bu kararla birlikte Özgür Özel ve yönetimi hukuken görevden uzaklaştırıldı. Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi partinin başına yeniden geçti. CHP, atanmış ve seçilmişlerin arasında bir yönetim krizi ile karşı karşıya kaldı.

CHP Genel Merkezi’ne Polis Baskını

Mahkemenin Özgür Özel ve parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar vermesinin ardından Kemal Kılıçdaroğlu ekibi harekete geçti. 24 Mayıs sabahı Kılıçdaroğlu’na yakın isimler ve mafyatik tipler CHP genel merkezine girmeye çalıştı.  

Genel merkezin tahliye edilmesine yönelik kararın tebliğ edilmek istenmesi gerginliği tırmandırdı. Özel ve ekibi genel merkeze girişleri engelledi. Özel’e yakın vekiller genel merkeze girişlerin müzakere yoluyla devam etmesi gerektiğini belirtse de ilerleyen saatlerde tansiyon dinmedi.

Bunun üzerine İçişleri Bakanı ile görüştüklerini açıklayan CHP’li Murat Emir, görüşmenin verimli geçtiğini, genel merkeze polis zoruyla girilmemesi konusunda uzlaşma sağlandığını açıkladı. Ancak Emir’in açıklamasından yalnızca dakikalar sonra çevik kuvvet polisi, demir kapıları keserek genel merkeze girdi. Polis çok sayıda biber gazı ve plastik mermi kullandı. Bunun üzerine Özgür Özel, beraberindeki partililerle birlikte TBMM’ye yürüdü.  

Kılıçdaroğlu Kurultayla Gitti Mahkeme Kararıyla Döndü

25 Mayıs’ta Kılıçdaroğlu’nun daha önce genel merkez lobisinden indirilen fotoğrafının yeniden yerine asılması, parti içindeki sembolik iktidar değişiminin ilk somut işareti oldu.

30 Mayıs’a gelindiğinde kriz halka ve tabana yansıdı. Özel, Güvenpark’tan Anıtkabir’e kitlesel bir yürüyüş düzenledi. Kılıçdaroğlu kanadıysa aynı gün genel merkezdeki bayramlaşma programında kameraların karşısına geçerek parti yönetimini devraldığını ilan etti.

Kurultay Restleşmesi ve İhraç Dalgaları

Haziran ayının ilk günleriyle birlikte parti içi muhalefet ile genel merkez arasındaki ipler tamamen koptu.

1-2 Haziran tarihinde 111 milletvekili olağanüstü kurultay talebiyle imza topladı. Buna karşılık Kılıçdaroğlu, yeni Merkez Yönetim Kurulu’nu (MYK) belirleyerek kadrosunu ilan etti.

4 Haziran günü yapılan Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) seçiminde İzmir Milletvekili Mahir Polat YDK Başkanı seçildi.

9 Haziran’da TBMM Grup Toplantısı gününde tam anlamıyla “çift başlılık” krizi yaşandı. Özel, Meclis’teki grup salonunda kürsüye çıkarken; Kılıçdaroğlu genel merkezde eş zamanlı bir konuşma yaptı.

10-11 Haziran’da Kılıçdaroğlu, MYK kararıyla aralarında üst düzey isimlerin de bulunduğu 9 milletvekilini tedbirli kesin ihraç istemiyle YDK’ya sevk etti. Ertesi gün Parti Meclisi’nin (PM) toplantıya çağrılması üzerine Özel’e yakın 27 PM üyesi istifa ederek yönetimi meşruiyet tartışmasına açtı.

Süreç boyunca genel merkez yönetimi tarafından 51 il başkanı görevden alınırken, bunlardan 17’si partiden ihraç edildi. 17 Haziran’da il başkanlarının topladığı delege imzalarının genel merkeze sunulması da krizin seyrini değiştirmedi.

Hukuki Tıkanma ve Siyasi Tasfiye

Temmuz ayına girildiğinde yargı süreci ile parti içi gerilim tırmanmaya devam etti. 1 Temmuz’da 38. Olağan Kurultay’a ilişkin ceza davasının 16 Eylül tarihine ertelenmesi, hukuki belirsizliği yeniden uzattı.

Bunun üzerine Özgür Özel, 14 Temmuz’da kayyum niteliğinde 3 kişilik çağrı heyeti atanması talebiyle Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurdu. Siyasi gerilimi artıran bir diğer gelişme ise 15 Temmuz’da Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in tutuklanması oldu.

TBMM’de Veda ve Kitlesel İstifalar

Aylardır süren çift başlılık, ihraçlar ve hukuki tıkanıklık, 21 Temmuz’da Özgür Özel’in TBMM CHP Grup Kürsüsü’nde yaptığı konuşmayla son buldu. Özel, parti yönetimiyle yollarını tamamen ayırdığını ve yeni bir parti kuracaklarını açıklayarak CHP grubuna veda etti.

Açıklamanın hemen ardından E-Devlet sistemi üzerinden on binlerce CHP üyesinin istifa kaydı oluşturması nedeniyle sistemde yoğunluk ve kilitlenmeler yaşandı. Mutlak butlan kararıyla başlayan ve genel merkezden il teşkilatlarına kadar uzanan tasfiye süreci, Türkiye’nin en köklü siyasi partisinde yeni bir dönemin ve olası bir siyasi bölünmenin kapısını aralamış oldu.

Muhalefette Yeni Dönem

Yaklaşık iki ay boyunca yargı kararları, yönetim krizleri, ihraçlar ve karşılıklı restleşmelerle şekillenen süreç, CHP tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir bölünmeyle sonuçlandı. Cumhuriyet’in kurucu partisinde yaşanan ayrışma yalnızca parti yönetimini değil, TBMM’deki muhalefet dengelerini, yerel yönetimleri ve önümüzdeki seçimlere ilişkin siyasi hesapları da doğrudan etkileyecek yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

Yeni Parti İçin Hazırlıklar Başladı

TBMM’deki veda konuşmasının ardından Özgür Özel’e yakın milletvekilleri ve parti yöneticileri yeni siyasi hareketin kuruluş hazırlıklarına başladı. Kuruluş dilekçesinin kısa süre içinde İçişleri Bakanlığı’na sunulması için hukuk ve teşkilat komisyonlarının oluşturulduğu öğrenilirken, Türkiye genelinde il ve ilçe teşkilatlanmasına yönelik çalışmaların da eş zamanlı başlatıldığı belirtildi. Yeni oluşumun kuruluş sürecinde çok sayıda eski CHP yöneticisi, belediye başkanı ve parti örgütünün de harekete katılması bekleniyor.