Gazze’de İşgal Kalıcılaşıyor: Sınırda Yeni Duvar, Hapishanelerde Timsah Hendekleri

İsrail, Gazze’deki işgalini kalıcılaştırmaya yönelik adımlar atıyor. Bir yanda kilometrelerce uzanan toprak bariyerler inşa edilirken, diğer yanda siviller katledilmeye devam ediyor. Can kaybı 80 bini aşmış durumda.

Associated Press’in uydu görüntülerine dayandırdığı habere göre İsrail, kontrol ettiği alanlarla Filistinlilerin sıkıştırıldığı bölgeler arasına 23 kilometreyi aşan bir toprak bariyer inşa ediyor. İsrail yönetimi bu hattı güvenlik gerekçesiyle savunsa da, Filistinliler ve çok sayıda uluslararası gözlemci bunun geçici bir askeri önlem olmadığını, Gazze’nin fiilen bölünmesini kalıcı hale getirecek bir adım olduğunu belirtiyor. Özellikle hükümetteki aşırı sağcı isimlerin Gazze’de yeniden Yahudi yerleşimleri kurulmasına ilişkin açıklamaları, tartışmayı savaşın bugününün ötesine taşıyor.

Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in destek verdiği öneri, Nil timsahlarının koruma statüsünün değiştirilmesini ve Filistinli tutukluların tutulacağı cezaevlerinin çevresine timsahlarla dolu hendekler yapılmasını öngörüyor. Henüz hayata geçirilmeyen bu plan bile, güvenlik anlayışının yalnızca fiziki kontrolü değil, psikolojik yıldırmayı da esas alan bir noktaya evrildiği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.

İnsani Kriz

Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının verilerine göre, saldırılar ve enkaz altında kalma nedeniyle hayatını kaybeden ya da kaybolanların sayısı 80 bini geçti. Yaşamını yitirenlerin önemli bir bölümünü kadınlar, çocuklar ve yaşlılar oluşturuyor.

İnsani felaketin en çarpıcı boyutu ise açlık. İsrail’in sınır kapılarında sürdürdüğü abluka, insani yardım girişine getirilen kısıtlamalar ve altyapının büyük ölçüde tahrip edilmesi nedeniyle Gazze’de kıtlık resmen teyit edildi. Yardımların bölgeye ulaşamaması, açlık, susuzluk ve yetersiz beslenmeden kaynaklanan ölümleri de artırdı.

Güncel raporlar, Gazze’de 1 milyondan fazla insanın acil seviyede gıda güvensizliği yaşadığını ortaya koyuyor. Bunların yaklaşık 670 bini ise temel gıda ve temiz suya erişemeden, felaket koşulları altında yaşam mücadelesi veriyor.