Şakran Kapalı Kadın Hapishanesi’nde tutulan Tuğçenur Özbay, 29 Ocak’ta kimlik kartı dayatması uygulamasına karşı başlattığı süresiz açlık grevinin 127. gününde.
Kimlik kartı gibi hukuksuz bir uygulama ile insanın onurunu hedef alan Şakran Kapalı Kadın Hapishanesi idaresi, Tuğçenur Özbay’ı günden güne ölüme sürüklüyor. Tutsakların kimlik kartı taşınmaması durumunda, hapishane idaresi yalnızca disiplin cezası uygulayabilir. Ancak Tuğçenur Özbay’ın telefon ve görüş hakkı gasp ediliyor, vasisi Emir Karakum ile görüştürülmüyor. Şakran Kapalı Kadın Hapishanesi, direnişinin ilk haftalarında Tuğçenur’un avukatı ile görüşünü bile engelliyordu.
Direnişinin 127. gününde, Tuğçenur Özbay’ın ellerinde morarmalar, ağız içi yaraların meydana gelmesi ve denge kayıpları gibi durumları yaşama başlamıştır. Hapishane içi disiplin gibi gerekçelerle bahane edilerek bu insan onuruna aykırı bir sindirme politikası uygulanıyor. Hapishane idaresi, Bakanlık’tan gönderilen 80 sayfalık “Güvenlik Standardı Kılavuzu”na göre hareket ettiğini söylüyor. Fakat ilgili kılavuza ne avukatlar ne de süreci takip eden yakınları ulaşamıyor. Üstelik söz konusu kılavuz, Adalet Bakanlığı’nın sitesinde yer almıyor. Hapishane Yönetimi de görüşme taleplerini yanıtsız bırakıyor.
İlginçtir ki tutsak kimlik kartı dayatması, aynı kampüste bulunan Şakran Erkek Hapishanesi’nde uygulanmıyor. Her yönüyle keyfi ve insan onuruna aykırı olan bu uygulamanın dayatılması sebebiyle Tuğçenur Özbay’ın başına gelecek her türlü olumsuzluktan Adalet Bakanlığı ve Şakran Kadın Hapishane İdaresi sorumludur.

