NATO’nun Faturası Kadınlara Kesiliyor!

Emperyalistleri Ağırlamanın Bedeli

Emperyalizmin savaş aygıtı NATO’nun 7-8 Temmuz’da  Ankara’da gerçekleştireceği zirve için başkent haftalar öncesinden kuşatma altına alındı. Kentte ilan edilen fiili OHAL kapsamında 28 Haziran’dan itibaren gösteriler, yürüyüşler ve toplanmalar yasaklanarak halkın demokratik hakları askıya alındı. Kentin gerçekliği olan yoksulluğu maskelemek ve emperyalistleri en iyi şekilde ağırlamak için kamu bütçesinden 11 milyar 579 milyon 319 bin TL harcandı. Bu bütçe ile “görüntü kirliliği” yaptığı iddia edilen gecekonduların etrafına setler çekildi, 40 bin polis görevlendirildi, emperyalist liderlerin kullanacağı Etimesgut Havalimanı dahil birçok yapı ve yol yenilendi. Kamusal alanların halkın kullanımına kapatılması planlanırken Ankara adeta emperyalistlere yönelik bir gösteri alanına çevrildi. Tüm bu hazırlıkların faturası Türkiye’nin emekçi halklarına, en çok da kadınlara kesildi.

Kadınlardan Çalınıp Savaşa Harcanan Bütçe

2026 bütçesinde kadınlara ayrılan bütçe günlük 51 kuruş. Bu miktar, toplam bütçenin yalnızca yüzde 0,04’ü ediyor. 28 bin lira olan asgari ücret ise açlık sınırının altında. Kadın yoksulluğu, ekonomik kriz ve aile yılı politikalarıyla her geçen gün derinleşirken en başta NATO’nun temsil ettiği savaş sanayisine harcanan bütçe  artmaya devam ediyor. 2026 bütçesinde en büyük paya sahip olan savaş sanayisi, 2 trilyon lira bütçeye sahip. Emperyalist çıkarları uğruna daha fazla silahlanma hedefi olan NATO, 2026 bütçesindeki bu dağılımın en büyük nedenlerinden biri. 2025 yılında Hollanda’da gerçekleştirilen NATO zirvesinde, NATO üyesi ülkelerin gayri safi yurtiçi hasılalarının (GSYİH) en az yüzde5’ini savunma ve güvenliğe ayırması kararlaştırıldı.

Her gün artan savaş çığırtkanlığı ve silahlanma yarışının çıkardığı ekonomik yük, emekçi halkların sırtına biniyor. Bu yükten en büyük payı da yine kadınlar alıyor. Ücretli emek zemininde güvencesiz işlerde ve düşük ücretlerle çalışan kadınlar, ev içinde ücretsiz emek ile çifte mesai yapıyor. Bu çifte mesai içerisindeki bakım emeği, devletin kamusal harcamalar kapsamında üstlenmesi gereken bir sorumlulukken bu harcamalar yapılmadığı için kadınların üstüne kalıyor. Ücretsiz kreşler, halk lokantaları, çocuklar için kurslar açılmıyor.

Savaşa Ayrılan Bütçenin Karşılığı

Ekmek ve Gül’ün hazırladığı rapora göre bir taktik SİHA’nın sadece gövdesinin ortalama maliyeti 229,6 milyon lira. Bu parayla yaklaşık 15 kreş açılabiliyor. Maliyeti yaklaşık 8,03 milyon lira olan bir savaş uçağı ise bu hesaplamada 520 kreşe karşılık geliyor.

Kadınlar için hayati öneme sahip olan HPV aşısının aşı programına dahil edileceği sözü, gündeme geldiğinden beri hiçbir ilerleme kaydedememiş durumda. Devlet kadın sağlığına değil savaşa bütçe ayırdığı için birçok kadın bu aşıya erişemiyor. Savaşa ayrılan 2 trilyon lira ile 307.857.142 kadına ikişer doz HPV aşısı uygulanabilirken kadınların sağlığa erişimi, HPV aşısına ayrılmayıp savaşa yatırılan bütçeyle kısıtlanıyor.

Her yıl artan enflasyon ve yoksullukla beraber regl yoksulluğu gerçeği kadınların yaşamını derinden etkiliyor. Kadınlar ped, tampon gibi temel ihtiyaçlarına ulaşamıyor. 2026 bütçesinde savaşa ayrılan 2 trilyon lira, Türkiye’deki tüm kadınların 38 buçuk yıllık ped ihtiyacını karşılayabilecek büyüklükte bir miktar.

Kadın yoksulluğu her gün biraz daha derinleşirken savaş sanayisine yapılan yatırımlar arttırılıyor. Türkiye’nin alt-emperyalist açılımları ve daha fazla silahlanma hedefleyen NATO’ya üye olması, artan savaş sanayisi maliyeti ve bütçesinin en büyük sebebi.