Yüzlerce gemi, binlerce denizci ve milyonlarca varil petrol Hürmüz Boğazı’nda mahsur kaldı. İran, çoğunlukla Çin gemileri olmak üzere bazı gemilerin geçişine izin veriyor. Diğerleri ise kendi başlarına boğazı kırarak sahiplerine günde yarım milyon dolar kazandırıyor.
ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini neredeyse tamamen durdurdu. Analiz firması Lloyd’s List’e göre, yaklaşık 200 petrol tankeri ve yüzlerce diğer gemi boğazda ve bitişik sularda (Basra Körfezi ve Umman Körfezi’nde) mahsur kaldı.
İran, Hürmüz Boğazı’ndan geçen herhangi bir geminin hedef alınabileceğini açıkladı. Bu tehditten caymayanlar ise sigorta primlerindeki keskin artıştan etkilendi. Ayrıca, bölgede GPS navigasyonu ve iletişim son derece yetersiz.
Normalde, boğazdan her gün yüzün üzerinde gemi geçiyor, bunların arasında 40-50 petrol tankeri de bulunuyor. 2026 yılının ilk aylarında trafik günde birkaç düzine gemiye düştü ve savaşın başlamasından bu yana geçen Mart ayının ilk haftasında boğazdan günde en fazla dört gemi geçti.
Gemilerin çoğu limanlarda, demir sahalarında ve açık denizde drift halinde mahsur kalmış durumda ve sürekli ateş altında kalma riski taşıyor. Söz konusu durum binlerce denizciyi etkiliyor. En az dokuz gemi saldırıya uğradı ve en az üç kişi hayatını kaybetti.
Denizcileri kurtarmak pratikte imkânsız. Birincisi, çoğu tamamen veya kısmen petrolle dolu olan gemileri terk etmek mümkün değil. Kaza ve petrol sızıntısı riski çok büyük. İkincisi, sadece deniz taşımacılığı değil, havayolu taşımacılığı da durduruldu.
Hürmüz Boğazı, küresel petrol trafiğinin yüzde 20-25’ini karşılıyor. Bu trafiğin aksaması, savaşın başlamasından bir haftadan kısa bir süre içinde petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 20’lik bir artışa yol açtı. Küresel tedarik zincirlerinde, küresel enerji arzında aksamalara ve tüm küresel ekonomi için muazzam kayıplara yol açma riski bulunuyor.
Reuters’e göre Çin, İran ile bazı gemiler için geçiş izni konusunda görüşmeler yürütüyor. Bunlar arasında Çin limanlarına petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz taşıyan tankerler de bulunuyor. Çin, İran’ın az sayıdaki dış ticaret ortağından en büyüğü. Çin’in aldığı tüm petrolün (İran petrolü de dahil) yaklaşık yüzde 45’i Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor.
Bölgedeki denizcilerin aktardıkları bilgilere göre, bir tanker, konum ve kimlik verilerini ileten transponderlerinde (AIS cihazında) varış limanı yerine Çinli bir şirkete ait olduğunu gösteren bir yazı yazarak gece boyunca boğazdan geçebildi. Bu uygulama denizciler arasında tehlikeli sularda oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Haliyle Çin sahipli gemilerin bölgedeki seyir riskini azaltmak istedikleri anlaşılıyor.
Ablukadan Kazanç Sağlayanlar
Savaşın başlangıcından bu yana, boğazdan neredeyse yalnızca İran veya Çin’e ait gemiler geçti. Ancak, Yunan işadamı Georgios Prokopiou’ya ait Dynacom şirketine ait en az beş tanker de boğazdan geçmeyi başardı. Hürmüz Boğazı’ndan geçerken, AIS cihazını kapattılar.
Basra Körfezi’nden ayrılan tankerlerin navlun oranları savaşın başlamasından bu yana iki katından fazla arttı. Çin’e giden tek bir süper tanker, savaş riski sigortası hariç, günde yaklaşık 500.000 dolar gelir elde edebiliyor.
Dünyanın en büyük gemi sahiplerinden biri olan Prokopiou (150’den fazla gemisi var ve 85 gemisi de tersanelerde yapım aşamasında), risk alma isteğiyle tanınıyor. Örneğin, şirketi Rusya ile Ukrayna arasındaki büyük savaşın başlamasının ardından aktif olarak Rus petrolü taşıdı. Resmi olarak yaptırım kısıtlamalarına uydu ve hizmetleri için çok yüksek bir fiyat talep edebildi.

