Polyak’ta Madencilerin Zaferi

Polyak maden işçileri iki aydır maaşlarını alamadıkları için Şubat sonunda eyleme geçmiş, en sonunda da madeni işgal ettiklerini açıklamışlardı.

Madenin Çinli Qitaihe şirketine satılmasının ardından başlayan süreçte, Çinli patronun ödemeleri yapmaması ve geriye dönük hakları tanımaması gibi sebeplerle başlayan direniş, Polyak işçisinin Çinli patronun madeni yönetme becerisine sahip olmadığını açıklamasıyla işgal aşamasına geçmişti. İşçilerin talebi geriye dönük haklarını aldıktan sonra Çinli patronun madeni bizzat işçilere devretmesiydi.

Bağımsız Maden-İş sendikası öncülüğünde Polyak işçisi açıkça özyönetim talebini yükseltmiş, madeni herhangi bir işverenden daha iyi yöneteceklerini açıklamışlardı. Üreten biziz, yöneten de biz olacağız sloganı mücadelenin şiarı haline gelmişti.

Jandarma ve Gözaltılar Yıldıramadı

Direniş süreci boyunca Polyak işçisinin ve Bağımsız Maden-İş sendikası devletin baskı ve şiddetiyle de karşı karşıya kaldı. Sermayedarların talimatıyla hareket eder hale gelen kolluk kuvvetleri işçilere saldırdı. Sendika yetkilileri ve işçiler birkaç kez gözaltına alındı. Örgütlenme uzmanı Başaran Aksu tutukluluk talebiyle mahkemeye de sevk edildi.

Ancak tüm bu saldırılar ve baskılar işçileri yollarından döndüremedi. Jandarma barikatları yıkıldı maden işgal edildi. Tüm gözaltılar da geri alındı.

Zafer İlanı

Bugün ise, Bağımsız Maden-İş’in açıkladığı üzere işçilerin mücadelesi ve direnişi zaferle sonuçlandı. Taleplerin ilki ve direnişin fitili olan ödenmeyen maaşlar ve diğer hakların tamamı işçilerin hesaplarına yatırılmış bulunuyor. Sayıları 1243’ü bulan Polyak maden işçilerinin hesaplarına, eksik maaşlar ve tüm diğer ödenmeyen ücretler dahil edildiğinde 1 milyar TL’ye yakın para yatırıldı.

Bu miktarın devasalığı bir yönüyle işçilere dayatılmaya çalışılan hak gaspının ve yağmanın boyutunu açık etmekte. Mücadele edilmediği taktirde patronların çökmeye çalıştıkları miktarları, fabrikalarda emek sömürüsü ile çaldıklarına ek olarak açıktan yağma ile el koydukları zenginliğin boyutu devasa. Ancak diğer yönüyle de işçilerinin kazanımlarının ne ölçüde büyük olduğunu bizlere gösteriyor.

Özyönetim talebi yönünde ise bir adım atıldığı ifade ediliyor. Çinli patronun hukuki statüsü şimdilik değişmemiş olsa da madeni işletecek geliri olmadığı söylenirken, Bağımsız Maden-İş madenin geleceği için bölgedeki yetkililer ve Çin elçiliği ile görüşmeler yaparak işçilerin yönetimde söz sahibi olacağı konusunda söz aldığını ilan etti. Sendika ve işçiler, önümüzdeki üç ay içerisinde madenin tüm bileşenleri tarafından yönetilmesine yönelik ön hazırlık yapacaklarını açıkladı.