Pakistan Afganistan Savaşı

27 Şubat 2026 sabahı, Pakistan ve Afganistan arasındaki gerginlikler resmi bir savaşa dönüştü. Uzun süredir tartışmalı olan Durand Hattı aktif bir savaş cephesi haline geldi ve krizin, Afganistan’ın Pakistan sınır karakollarına düzenlediği kara saldırısı ile tetiklendiği bildirildi. Pakistan ordusu, sınır ihlaline “Righteous Fury” adlı kapsamlı bir hava operasyonu ile yanıt verdi. Operasyonun Kabil, Kandahar ve Paktia illerindeki kritik Taliban altyapısını hedef aldığı açıklandı. Bu son gelişmeler, Türkiye ve Katar’ın arabuluculuğuyla 2025 sonunda sağlanan ateşkesin tamamen çöktüğünü gösteriyor.

Krizin Temelinde Güvenlik ve Terör Suçlamaları Yatıyor

Çatışmaların arka planında, İslamabad yönetiminin uzun süredir dile getirdiği güvenlik endişeleri yatıyor. Pakistan hükümeti, Kabil’i Tehrik-i Taliban Pakistan (TTP) gibi silahlı gruplara güvenli alan sağlamakla suçluyor. Pakistanlı yetkililer, Taliban’ın 2021’de iktidarı ele geçirdikten sonra binlerce TTP üyesini hapishanelerden serbest bıraktığını ve bu grupların Afganistan’daki güvenli sığınakları sınır ötesi saldırılar gerçekleştirmek için kullandığını belirtiyor. Verilere göre, Pakistan’daki terör eylemleri 2021’den bu yana yüzde 56 arttı.

Kabil yönetimi, güvenlik sorunlarının Pakistan’ın iç zayıflıklarından kaynaklandığını savunarak bu iddiaları reddediyor. TTP üyelerini iade etmeyi reddeden Afganistan tarafı, İslamabad’ı örgütle müzakere masasına oturmaya davet etti. Pakistan’ın bu tutumu doğrudan bir ulusal güvenlik tehdidi olarak algılaması, ülkenin Afganistan’da kukla bir hükümet kurmaya odaklanan eski dış politikasının çökmesine de yol açtı.

Sömürgeciler Gitti, Anlaşmazlık Kaldı

İki ülke arasındaki yapısal sorunlardan bir diğerini ise Durand Hattı oluşturuyor. Durand Hattı, 1890’larda zirveye ulaşan ve tarihe Büyük Oyun olarak geçen İngiliz-Rus rekabetinden kaynaklanmıştır. Dönemin Britanya İmparatorluğu yetkilileri, Hindistan’daki sömürge topraklarını Çarlık Rusya’nın güneydeki genişlemesinden korumak için bir tampon bölge oluşturmak istiyorlardı.

Bu stratejinin parçası olarak, Britanya Hindistanı ile Afganistan Emirliği arasında bir sınır çizildi. Cetvelle masada çizilen bu sınır, sömürgeci düşüncenin tipik bir yansımasıydı. Çizilen çizgi sadece coğrafyayı değil, Peştun halkını da ortadan ikiye böldü. 1947’de Pakistan’ın bağımsızlığını kazanmasıyla İngiltere bölgeden çekildi, ancak geride bıraktığı siyasi yıkım miras kaldı.

Pakistan hükümeti Durand Hattı’nı uluslararası sınır olarak kabul etti; ancak Afganistan, bu sınırın sömürge döneminde dayatıldığını ve Afgan halkının meşru rızasını yansıtmadığını belirterek, bu sınırı hiçbir zaman resmi olarak tanımadı. İki ülke arasındaki silahlı çatışmalara zemin hazırladı. Durand Hattı’ndaki çatışmalar büyük projeleri de risk altına sokuyor. Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi ve TAPI doğal gaz boru hattı projesi Durand Hattı’ndan geçiyor. Savaşın büyümesi bu projelerin durması demek.

Diplomatik bağların tamamen kopmasına giden süreçte, Şubat 2026’da Pakistan içinde art arda yaşanan kanlı eylemler de belirleyici oldu:

  • 6 Şubat: İslamabad’da bir camiyi hedef alan ve IŞİD’in üstlendiği canlı bomba saldırısında 36 kişi hayatını kaybetti, 170’ten fazla kişi yaralandı.
  • Bajaur Saldırısı: Bir karakola bomba yüklü araçla düzenlenen eylemde 11 asker ve bir çocuk hayatını kaybetti. Yapılan incelemelerde saldırganın Afganistan vatandaşı olduğu tespit edildi.
  • 21 Şubat: Bannu bölgesinde askeri bir konvoya düzenlenen saldırıda iki asker yaşamını yitirdi.

Son gelişmelerle beraber toplam 118 kişi hayatını kaybetti. Savaş sadece iki ülkeyi bağlamakla da kalmıyor. Çin, Hindistan, İran ve Rusya’nın bölgedeki stratejik çıkarlarını doğrudan tehdit altına sokuyor.