2024’ten bu yana dört parçalı Kürt bölgelerinde politika “Entegrasyon ve Savaşın” gölgesinde seyrediyor. Bu konuda en önemli gelişmelerin başında kuşkusuz 1Ekim 2024’te Bahçelinin DEM partililerle tokalaşması ve ardından Öcalan’ın örgütü fesih kararıyla başlayan “Barış ve Demokratikleşme” süreci geliyordu. İkinci önemli gelişme ise 8 Aralık 2024 bölgede son yarım yüzyılın dengelerini değiştiren Esat rejiminin yıkılıp yerine Colani önderliğinde HTŞ iktidarının kurulmasıdır.
Bu iki önemli gelişmenin salınımı, Ortadoğu’daki Küresel güçlerin hegemonya mücadelesiyle buluşup amansız bir gerilim hattı oluşturuyor.
ABD- İran savaşının Sonuçları
ABD-İran savaşı sonrası İran’ın göreli üstünlük kurması, Trump yönetimini, ABD’nin Ortadoğu politikalarında askerlerinin bölgede çekilmesini de içeren bir dizi yeni planlamalara gitmeyi beraberinde getirdi. Bu kararlardan en öne çıkanlardan bir tanesi de bölgede artık ABD’nin vekil, devlet olmayan örgütlerle değil, Merkezi devlet iktidarlarla iş birliği içinde olacağı yönündeki irade beyanıdır.
Bu politika temelinde önce Suriye’de Rojava Kürtleri, yapılan 29 Ocak Anlaşması temelinde “Merkezi Devlet” ordusuna entegre edildi, sonrasında Irak’ta, hem Yezidi örgütlenmesi YPŞ hem de Başur’ da konuşlanan Kürt örgütlenmelerinin Irak hükümetine bağlanması noktasında adımlar atıldı.
Türkiye’ de halihazırda iki yıldır KÖH ile girilen bir süreç zaten var ve bu ağır aksakta olsa devam ediyor. Bu da ABD ve Küresel güçlerin desteklediği bir politika.
Talabani: İran’da da Türkiye’dekine Benzer Süreç Başlıyor
Erbil’de 12-13 Ekim’de yapılan Ortadoğu Araştırma Enstitüsü Forumunda(MERİ) Kürdistan’ın dört parçasından Kürt Politik önderlerinin katıldığı(Türkiye’den doğru DEM parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan katılmıştı) forumda birlik ve Kürtlerin kendi öz-gücüne güvenmesi mesajları verilmişti.
Forumda en öne çıkan gelişme ise KYB Başkanı Bafıl Talabani’nin konuşmasındaki İran’daki Kürtlerin durumuna dair konuşması oldu.
Bafıl Talabani forumda “Daha Güçlü Bir Kürdistan İnşa Etmek: Birlik, Güvenlik ve Bölgesel Ortaklıklar” başlıklı oturumda bölgedeki sorunların diyalog yoluyla çözülmesini vurgulayarak; Türkiye’deki barış sürecine destek çağrısı yaptı. İran’daki Kürtler içinde Türkiye’dekine benzer süreç için görüşmelerde bulunduklarını belirtti. Haber PJAK medyasınca doğrulanmasa da bölge kaynaklarınca böylesi “Barış” temasların olması, görüşmelerin yapılmasının olası olması önemli ve sevindirici gelişme olarak değerlendirildi.
İran, Rojhilat’ı Bombalıyor
Bölgede İran’da da olası bir Barış sürecinin olumlu havası esmeye başlamışken, Rojhilat bölgesine İran ordusunun saldırı haberleri geldi. Bölgenin Kürt özgürlük güçlerinden PJAK ta yaptığı açıklamada halkımızı savunmak için karşılık verdiklerini açıkladılar.
Öte yandan Suriye’de askeri entegrasyon tamamlanmış görünse de kültürel ,siyasi entegrasyon konusunda Kürtlerle Ahmel El Şara yönetimi ve HTŞ güçleri arasında çatışmalar yaşandığı biliniyor. En son Eylül ayında Bir Kürt komutanın işkenceyle öldürülmesi, Kürtçe tabelaların indirilmesi, bayrak provokasyonu olası bir Kürt-Arap savaşının ipuçlarını verebilecek çatışmalar olduğunu gösteriyor.
Türkiye’de ise süreç sancılı ve dura dura gidiyor.
Kürt halkı açısından tüm yaşananlara bir arada değerlendirildiğinde; olumlu yönü entegrasyon ve barış sürecinin politik bir gerçeklik seyrediyor olması ise meselenin başka bir yönüne dikkat kesilip , ayın karanlık yüzüne bakıldığında, Kürtler ‘in çatışma ve savaşın atmosferinden hala kurtulmuş görünmemeleridir.


