Kapitalizmin Sürdürücüsü Olmayan Yayınlar Kütüphanesi: Anarcho-Copy

Deniz Can Tepe: Sevgili El Yazmaları okuyucuları! Devrimci Halk Kütüphanesi ile yaptığım röportaj geçtiğimiz günlerde yayımlanmıştı. Yeni yollar açmaya gayret eden çalışmalara ilişkin röportajlara devam ediyorum. Bu kez, internet ortamındaki PDF aramalarım vesilesiyle karşıma çıkan, toplumsal özgürleşme mücadelesini oldukça yakından ilgilendiren yayın külliyatıyla dikkatimi çeken “Anarcho-Copy” ekibi ile söyleştim. Ekibin yayın çizgisi, isimlerinden de anlaşılacağı üzere anarşizm hattı üzerinde. Bu satırları okuyacak -muhtemelen sosyalist/komünist- kişilere bir uyarı yapayım: Aramızdaki ideolojik fark, Anarcho-Copy çalışmasının mantığını, ısrarını ve çizgisini anlamamız ve oradan öğrenmemizin önüne geçmesin! Bu röportajda da niyetim komünizm-anarşizm arasındaki ayrımları, benzerlikleri tartışmak değil, kapitalist kültür endüstrisine karşı bu devrimci çabayı feyz alınabilecek, heyecan oluşturabilecek şekilde ele almak. 

Ekip, web sitesindeki “Hakkında” kısmında çalışmayı şöyle açıklıyor: Bilginin mülkiyetini reddeden; aynı zamanda onun evrensel bir deneyim olduğunu düşünen, bu sebeple imkanları yettiği ölçüde bilgiye erişimde olan engelleri herkes için aşmaya çalışan, anarşist bir korsan kolektifi ve bu kolektif için ortak bir proje alanıdır.

‘‘Var Olan Özgür Alternatifleri Kullanıyoruz ya da Alternatifleri Yaratıyoruz’’

Deniz Can Tepe: Sitede Albert Camus’nün Başkaldıran İnsan’ı, Emilie Zola’nın Germinal’i, Jack London romanları, Ursula’nın Mülksüzler’i, Fanon’un kült eseri Yeryüzünün Lanetlileri, Debord’un Gösteri Toplumu, Freire’nin Ezilenlerin Pedagojisi, Hari’nin Çalınan Dikkat’i ilk dikkatimi çekenler. Ve sitede çok çeşitli türlerde yayınlar gördüm. Gençlik dergilerinden romanlara, teorik eserlerden sokak eylemcileri için yazılan broşürlere kadar geniş bir yelpazede yayınlar var. Yayınlayacaklarınızı nasıl seçiyorsunuz?

A.C: Anarcho-Copy, salt ideolojik bir çabadan ziyade insanların kullanımına sunulmuş kolektif bir kütüphane ve katalog işlevi görüyor. Yöneticileri anarşist olsa da içeriğin tamamen anarşist olması şart değil. Tek bir kuralımız var: Yayınlanan içerikler kapitalizmin sürdürücüsü olmamalı ve özgürlükçü düşünce etrafında toplanmalı. Bu düşünce akımlarına; anarşizm, sitüasyonizm, otonomist Marksizm, demokratik konfederalizm, tekno-sanayi karşıtlığı, ekolojizm, feminizm ve veganizm örnek verilebilir. Liste böyle uzayıp gidiyor. Ayrıca katkı sunmak isteyenler için bir içerik yönetim sistemi de sunuyoruz; dileyen kullanıcılar lib.anarcho-copy.orgadresi üzerinden kütüphaneye kitap ekleyebiliyorlar.

Günümüzde sosyal medya, web sitelerine olan ilgiyi de azalttı. Pek çok çalışma giderek sosyal medya içeriklerine odaklanıyor, web sitesinin gördüğü ilgi bu anlamda azalıyor. Hem takip edenler hem de yapanlar tarafında ilginin düşmesi, web sitelerinin uzun erimli olmasını da zorlaştırıyor. Hele de Anarcho-Copy gibi sistemle didişen web sitelerinin ömrü konusunda endişelerim var. Fakat bu siteyi uzun süredir görüyorum. Gördüğüm kadarıyla da tutarlı bir şekilde ilerliyor. Site ne kadar süredir yayında ve sitede şu anda kaç tane yayın var? 


Web sitelerine olan ilginin azalması uzun zamandan beri tartışılan bir konu. Günümüzde gelişen yapay zeka araçları (dil modelleri) ise bu sürecin köküne biraz daha kibrit suyu döktü diyebiliriz. Klasik anlamdaki web kullanımı gün geçtikçe azalıyor yerini sosyal medya veya yapay zeka uygulamalarına bırakıyor. Gelecekte bu durum daha da belirginleşecek gibi duruyor. Bize gelecek olursak, Anarcho-Copy ilk olarak 2018’de ayağa kalktı ve o günden beri büyümeye devam ediyor. Şu anki içerik sayısı 788. Dağılım ise şöyle: 162 dergi, 24 makale ve 602 kitap. Bir de Edu Anarcho-Copy adlı alt arşivimiz mevcut. Burada da radikal teknoloji, dijital aktivizm, hacktivizm ve özgür yazılım gibi konularda çoğunluğu İngilizce olan 621 kitap ve belge bulunduruyoruz. İnternetin bu geçiş döneminde klasik web konumumuzu korumakta kararlıyız. Dileriz ki bu nostaljik bir çabadan öteye geçebilsin. Ancak ne yazık ki gelecek pek öyle görünmüyor. Yine de devam edebildiğimiz kadar devam edeceğiz.

E-posta olarak sık kullanılan Gmail, Hotmail gibi sağlayıcılar yerine Riseup kullanıyorsunuz, sosyal medya hesabınız X ve Instagram’da değil, özgür ve merkezsiz bir sosyal medya platformu olan Mastodon’da. Bu -deyim yerindeyse- “karşı tercih”lerle özgür yazılım, dijital güvenlik ve bağımsız platformlara uzanan zemine çağırıyorsunuz ve anonimlik kavramını öne çıkarmışsınız, bu anlamda izlediğiniz çizgiyi açıklar mısınız?


İletişim ortamlarında Google, Meta ve X gibi şeytani şirketlerden mümkün olduğunca uzak durmaya çalışıyoruz. Elbette bu mecraları da anonim kullanmanın yolları var; ancak biz, özgür, dağıtık ve merkeziyetsiz teknolojileri savunduğumuz için buralarda bulunmuyoruz. Yani bu sadece anonimlik endişesi değil, politik bir karşı duruş. Temel motivasyonumuz mahremiyet, güvenlik ve sansür karşıtlığı. Bugün o platformlarda yayınladığınız herhangi bir şeyin yarın sansürlenmeyeceğinin garantisi yok. Biz, alternatifleri kendimiz yaratarak veya var olan özgür alternatifleri kullanarak bu riski en aza indiriyoruz.

‘‘Önceliğimiz Bilgiye Herkesin Engelsizce Ulaşabilmesi’’

Yayınladıklarınızın bir kısmı telif eserler. Çeşitli yayınevleri tarafından basılmış ve hatta bazıları piyasada satışı da olan eserler. Mutlaka , “güzel bir şey yapıyorsunuz ama yaptığınız emek hırsızlığı” gibi dönüşler geliyordur size. Belli ki sitenin en alt kısmında yer alan Proudhon’un ünlü “Mülkiyet hırsızlıktır.” sözü buna verdiğiniz yanıtın özünü oluşturuyor. Copyright düzenine karşı konumlandırılan copyleft bu tavrınızı açıklıyor mu? 

Açıkçası kimin ne dediğini pek umursamıyoruz. Bizim önceliğimiz bilgiye herkesin engelsizce ulaşabilmesi ve varsa o engellerin kaldırılmasıdır. Copyleft ise bizim yaptığımızdan biraz daha farklı bir alanı işaret ediyor: Eser sahibinin ürününün herkesçe özgürce paylaşılmasını sağladığı yasal bir telif türüdür bu. Yani yetkiyi veren yine üreticidir. Bu yüzden, halihazırda copyright ile korunan eserlere copyleft uygulanamaz. Dolayısıyla bizim yaptığımız teknik olarak copyleft değildir. Mevcut hukuk sistemi bizden yana olmadığı için eylemimizi yasal bir zemine oturtmamız da mümkün değil. Copyleft’i destekliyoruz, değerli bir amaca hizmet ediyor ama tek başına derdimize derman olamıyor. İşte bu yüzden yaptığımız işi “Anarcho-Copy” olarak tanımlama gereği duyduk.

Peki, yayınevlerinden telif uyarıları, davalar vs oluyor mu? Yani sermaye sınıfının hukuku bağlamında sıkıştırmalar ne durumda?

İhtarnameler, uyarılar geliyor ancak pek dikkate almıyoruz. Çok üzerimize gelirlerse ilgili içeriği dolaylı yollardan sunuyoruz. Bir dönem baskılar çok fazlaydı ama artık eskisi kadar yüklenmiyorlar. İleride nasıl bir tavır takınacaklarını kestirmek güç. Ancak her türlü senaryoya hazırlıklıyız. Bugün engellerlerse yarın başka bir yerden insanlara ulaşmanın yolunu mutlaka buluruz.

‘‘En Büyük Temennimiz Projenin Tamamen Kolektif Bir Çabaya Dönüşebilmesi’’

Sitenin içinde bir de wiki sekmesi var. Sanırım bu biraz daha yeni bir şey. Orada yaptığınız işin etrafını teknik geliştirmeler ile örmeye, bu teknikleri de yaygınlaştırmaya çalıştığınızı düşündüm. Örneğin kitapların içindeki metinlerin dahil olduğu bir havuz içerisinde bile tarama yapabilmeye dair bir yazı var. Yine “Sahte PDF sitelerini nasıl engelleriz?” başlıklı yazı da dikkatimi çekti. Sizin bu wikiyi oluşturmaktaki niyetiniz nedir?

Wiki kısmını şu an pek aktif kullanmıyoruz, içeride az sayıda doküman var. Orayı teknik deneyimlerimizi paylaşacağımız bir alan olarak kurgulamıştık ama şimdilik prototip aşamasında kaldı. Yeterli gücü topladığımızda kaldığımız yerden devam edeceğiz. “Sahte PDF Siteleri Engelleyici” listesini ise dijital kitaplara arama motorları üzerinden ulaşmaya çalışanlar için hazırladık. Çünkü rastgele kitap isimleri ve anahtar kelimelerle sahte sayfalar oluşturup sanki PDF kaynağıymış gibi görünen çok fazla site türedi. Bu siteler hem doğru kaynağa ulaşmayı zorlaştırıyor hem de arama sonuçlarında kirlilik yaratıyordu. Bu listeyi soruna bir çözüm sunabilmek adına oluşturmuştuk.

Anarcho-Copy hangi noktalardan gelişerek ilerleyecek?

Şu an Anarcho-Copy’nin altyapısını yenileme aşamasındayız. Yaklaşık iki aydır süren bir çalışma bu. Ama merak etmeyin mevcut old school arayüz aynı kalacak 🙂 Sitenin mimarisini baştan aşağı yenileyerek daha yönetilebilir ve geliştirilebilir hale getirdik. Şimdi kategorilendirme üzerine çalışıyoruz. İçeriği artık sahip olduğu temel düşünce akımına göre sınıflandırarak sunacağız. Ayrıca roman, şiir gibi edebi türlere erişimi kolaylaştırmak için bir etiket sistemi getireceğiz. Tüm bunları hallettikten sonra kütüphaneyi katılıma daha açık hale getireceğiz. Bunun için de teknik wikiyi güçlendirmemiz gerekecek. En büyük temennimiz kütüphaneye dileyen herkesin katkı sunabilmesi ve bu projenin tamamen kolektif bir çabaya dönüşebilmesidir.

Röportajdan ekibin bu çalışmanın etrafını ince ince örme sabrı, hakim sömürü sisteminin araçlarına karşı mevziler üretme çabası ve engellemeleri aşma iradesini cebime koyarak ayrılıyorum.
Anarcho-Copy web sitesi: https://anarcho-copy.org/