Kürsüde Sansür, Metinlerde Direniş: ODTÜ Birincilerinin Engellenen Konuşmaları

Üniversite mezuniyetleri her yıl olduğu gibi bu yıl da siyasi göndermeler, protestolar ve öğrencilerin talepleriyle gündem oldu. ODTÜ ve birçok üniversitede mezun öğrenciler pankartlara yazdıkları yazılarla esprili göndermeler yaptı, siyasi zekalarını konuşturdu. Bu yıl özellikle siyasetin gölgesine düşen mutlak butlan kararı, Kemal Kılıçdaroğlu ve Deniz Göktaş göndermeleri pankartlarda bol bol yer aldı. Öte yandan ODTÜ’de  4.00 ortalamayla mezun olan dokuz üniversite birincisinden yalnızca birine konuşma hakkı verilmesi tepkilere yol açtı.

ODTÜ’nün 2026 mezuniyet töreninde gelenek bozulmadı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da öğrenciler pankartlarda yaratıcılıklarını konuşturarak ülke gündemini mezuniyet törenlerine taşıdı. Ancak mezuniyette pankartlar kadar okul birincilerine uygulanan sansür de çok konuşuldu. 4.00 not ortalamasıyla mezun olan dokuz üniversite birincisinden sekizi, ortak bir açıklama yayımlayarak kendilerine konuşma hakkı verilmediğini duyurdu.

Yönetim Süre Yetersizliği Bahanesine Sığındı

Okul yönetimi derece yapan öğrencilere “programın süre yetersizliğini” gerekçe göstererek yalnızca Ankara ve Kuzey Kıbrıs kampüslerinden birer kişinin konuşacağını söyledi.  

Ancak konuşacak kişinin hangi ölçütlere göre seçileceği açıklanmadı. Törenden bir gece önce telefonla aranan öğrenciler konuşma yapamayacaklarını son anda öğrendi. ODTÜ yönetimi kendi içinde bir sansür uygulayarak mezuniyette açığa çıkabilecek siyasi mesajların önünü tıkamış oldu.

Mezuniyet sırasında öğrencilere konuşmalar yerine üniversite tanıtım videoları izletildi. Athena konserine yaklaşık 70 dakika ayrıldı ve törende grubun sahneye çıkması uzun süre beklendi.  

“Ülkeyi Bu Karanlığa Biz Getirmedik”

Sansür gölgesinde geçen törende, kürsüye çıkarılan kısıtlı sayıdaki temsilci öğrencilerden Psikoloji Bölümü mezunu Neva’nın konuşması ise toplumsal ve kampüs içi hak ihlallerini teşhir eden mesajlarıyla öne çıktı. Kadınların üzerindeki baskılara dikkat çeken Neva, NATO zirvesi gerekçesiyle yurtların boşaltılmasını, kampüsteki piyasacı dönüşümü ve psikologların meslek yasası sorununu gündeme getirdi. Gençliğin apolitik olmadığını vurgulayan Neva konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Gencecik insanların, kendi hayatlarındaki birçok şeyi tehlikeye atarak ve korkularına rağmen sessiz kalmayı gururlarına yedirmemeleri, bu ülkenin geleceğine dair olan umutlarımı yeşertti. Unutmayın ki, ülkeye bu karanlığı biz getirmedik, ama karanlıktan çıkacaksak bunu yapacak olan da bizleriz.”

“Bu Üniversiteyi Yönetim Değil, Biz Var Ediyoruz”

Süre yetersizliği bahanesiyle kürsü hakkı elinden alınan Matematik Bölümü ve okul birincilerinden Efe İzbudak’ın sansürlenen konuşma metni de yönetimin tutumuna ve üniversitenin içine düşürüldüğü duruma sert eleştiri sundu.  

Son dört yılda ODTÜ’nün ruhunun kaybettirilmesine ve içinin boşaltılmasına tanık olduklarını belirten İzbudak, “Bu üniversiteyi binalar var etmiyor. Yönetim hiç etmiyor. Biz var ediyoruz. ODTÜ’yü ODTÜ yapan biziz” ifadeleriyle kurumun asıl sahibinin öğrenciler ve akademisyenler olduğunu vurguladı.

“Bu Diploma Bozuk Bir Sistemden Sağ Çıkmanın Fişi Değil, Başkaldırı Talebidir”

Konuşmasında yalnızca yönetimi eleştirmekle kalmayıp öğrenci gençliğe de tarihsel bir sorumluluk yükleyen İzbudak, pasifleşmeye karşı kolektif mücadeleyi işaret etti. Başarının kişisel bir ödül değil, toplumsal bir yükümlülük olduğunu ifade eden genç mezun, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Eğer bu kampüsün nabzı olduğumuzu iddia ediyorsak, sadece başarıları sahiplenemeyiz. Kök salmasına izin verdiğimiz bu ortamın sorumluluğunu almadan kendimizi tebrik edemeyiz. ODTÜ’nün ruhu solduysa, mücadele etmek yerine hayatta kalma moduna geçip bizi biz yapan ateşi kendi ellerimizle sahipsiz bıraktığımız içindir. Diploma sadece bozuk bir sistemden sağ çıkmanın fişi değil; bundan sonra gideceğimiz her yerde daha sağlıklı, daha dirençli ve daha başkaldıran topluluklar inşa etmek için bir taleptir.”