Bir savaş ve işgal mekanizması olarak Siyonist Devleti, ABD’nin Ortadoğu’daki tetikçisi olmanın getirdiği görev ve özgüvenle Lübnan topraklarını işgal girişimine yeniden başladı.
ABD ve Siyonist Devleti, ortak sermaye gruplarına ve bölge hedeflerine sahipler. Ancak zorunlulukları, yöneticilerinin öznel durumları ve iç politika zorlanmaları farklı.
İran savaşıyla beraber bu nüansların; saflarda dağılmalara, mevziyi terk etmelere, bocalamalara sebep olduğunu gördük. Kısacası mücadele zemini kolay bir zemin değil. Üstelik ABD ve işbirlikçilerinin bu zemini doğru okumadıklarını net bir şekilde söyleyebiliriz.
Yani fiziksel güç, tarihsel akıştaki tek değiştirici etken değildir. Hizbullah ise bu gerçekliğe dayanan güncel örgütlerin en başarılılarındandır.
Üstelik bu başarıda siyonistlerin kara harekatı yürütmedeki beceriksizlikleri de belirleyici bir etken.
Konsolidasyon Yerine Halklaşma
Tarihsel akışı etkileyen ve öznelerin hareketinin toplam bileşkesi olması hasebiyle en çok sürpriz yapabilecek olan özne ise halkın hareketidir. Sermaye güçlerinin teknik imkânlarının azameti ve yıkıcılığı, propaganda araçlarıyla da beraber belirileyici olduğu sanrısı yaratıyor.
Her gün, her dakika tekrar ettikleri bu yalanları bir kenara bırakırsak Hizbullah, Siyonist Devletin işgaline karşı örgütlenen Lübnan halkının mücadelesinin ürettiği bir sonuçtur:
Daha önceki iç savaş kışkırtıcıığının ve destekçiliğinin ötesinde Siyonist Devlet, 1982’de Lübnan’ı işgal etti ve Beyrut’a kadar girdi. 18 yıllık bir mücadelenin sonucunda 2000 yılında yenildiğini kabul etti tek taraflı ateşkes ilan ederek çekildi. Hizbullah, bu mücadelenin önderleştirdiği örgüttür.
2006 yılında siyonistler tekrar denedi, 33 gün içinde tekrar yenildiler.
Bu başarı, emperyalist propagandayla “İran ve şiilerin bölgedeki işgal hareketi” olarak gösterilmeye çalışıldı.
Evet, bir molla rejimi olarak İran’ın bölgedeki hedefleri Lübnan ve Suriye’yi tabi ki kapsamaktadır. Ancak Hizbullah gerçekliği sadece bu ilişkiye indirgenemez.
Hizbullah; Emel hareketi ve kadrolarının liderliğinde, belirsiz sayıda küçüklü büyüklü direniş grubunun katılmasıyla oluşan bir çatı örgüttür. Bunun yanında, süreç içerisinde STK’lar, medya kuruluşları, yerel dernekler gibi kurumların katılımıyla fakat en önemlisi halkın kitlesel örgütlenmesiyle oluşmuş bir örgüttür.
Bu anlamda Hizbullah’ı sadece ordusu ve parlementodaki temsili olarak düşünmek yanlıştır. Hizbullah bir halk örgütlenmesidir ve Lübnan halkının direniş kurumudur.
Burada şunu belirtmek gerekir ki bu gerçekliği ortaya koymak Hizbullah’ın her politikasını onaylamak anlamına gelmez. Ancak bölgede siyonistlere ve işgalcilere her kim bir taş atıyorsa bunu selamlamak gerekir.
Güncel Durum
Siyonist Devletin binlerce terör saldırısıyla beraber askeri gücü zayıflayan Hizbullah, Suriye’deki ikmal hattını da kaybetmişti.
Kurucu lider Seyyid Hasan Nasrallah’ın da öldürülmesiyle ABD ve bölgedeki bütün işbirlikçileri rahat bir nefes aldı. Siyonistlerin cenazeye saldırı tehdidine rağmen 6 milyon nüfusu olan bir ülkede en az 1 milyon kişinin toplandığı cenaze törenini görmezden gelmeyi de başardılar.
Bu “zafer”, ABD’nin Trump eliyle tüm bölgeyi yeniden düzenleme cesaretini arttırdı.
Ancak Siyonist Devleti’in Güney Lübnan’ı tekrar işgal girişimi, Hizbullah’ın sert direnişiyle tekrar yüzleşti.
Lübnan’ın güneyini insansızlaştırma, kentleri boşaltma harekatı devam ediyor. Tarihi Sur Kenti sakinleri evlerinden kovuldu. Siyonistler ev ev yıkarak ilerlemeye çalışıyor, evet ama Hizbullah’ın bu kadar net bir karşı duruş göstereceğini tahmin edemediler.
Hizbullah neredeyse her gün, direnişini kanıtlayan videolar yayınlıyor. Her gün siyonist ölülerini taşıyan helikopterler görüyoruz. Her gün, direnen Lübnan halkının özgüveni ve iradesi yükseliyor.
Bu irade, arkasında halkla bütünleşmiş ve geçmiş kayıplarından ders çıkarmış bir Hizbullah gerçekliğine işaret ediyor.
Güç ilişkileri ve çarpışmaları Lübnan’da neleri getirir bilinmez. Ancak direnişin bir domino etkisi yaparak siyonistleri yenilgiye uğratması görülmemiş şey değil. Bu, daha önce gerçekleşti ve bugünkü savaşta da gerçekleşebilir.

