Rejimin faşistleşme sürecinin en önemli kırılmalarından bir tanesi olarak anılacak olan ve yalnızca CHP’yi etkisizleştirme planı olarak değil ülkedeki seçimleri iyiden iyiye ortadan kaldırma planı olarak devreye sokulan 19 Mart Darbesi 1 yıl önce başladı. Darbenin operasyonunu yöneten kişi gerek bu davada gerekse de geçmişteki pratiklerinde rüştünü ispatlayarak bu 1 yıl içerisinde Adalet Bakanı oldu. Bugünlerde sahip olduğu mal varlıkları ile gündemde olan Akın Gürlek, göstermelik de olsa anayasada yer alan kuvvetler ayrılığının da tabutuna son çiviyi çakan kişi olarak da anılacak.
Bir yıl önce başlatılan faşizmi koyulaştırma hamlesi sürüyor ve birinci yıldönümünde adına Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü davası dedikleri bir yargılama süreci devam ediyor. Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda görülen davada 107’si tutuklu olmak üzere toplam 407 kişi yargılanıyor.
Darbeye Nasıl Gelindi?
İmamoğlu’nun yükselişi ve kurulu düzenin restorasyon ihtiyacının günden güne artmasıyla beraber 2024 yerel seçimlerinde CHP 47 yıl aradan sonra ilk kez seçimlerden birinci parti olarak ayrıldı. AKP de resmi olarak ilk kez seçim kaybetmiş oldu. Milliyetçi muhafazakâr seçmenin kaleleri olarak adlandırılan birçok idari birimin belediyesinin CHP’ye geçtiği bu seçimlerle birlikte CHP ülke nüfusunun yüzde 60’tan fazlasını barındıran belediyelerin yönetimini kazandı. Bu sonuçlar saray oligarşisi açısından hem büyük bir şok etkisi yaratmıştı hem de restorasyoncu kliğe ülkenin her yerinde yerel yönetim pratikleri aracılığıyla hegemonya kurma fırsatı veriyordu.
Üstelik bu yükseliş kamuoyu yoklamalarına da yansıdığı üzere oldukça güçlü bir lider de yaratmıştı. İmamoğlu’nun gerek sermaye çevrelerinin desteği gerekse de -uygulanan ekonomik programın derinleştirdiği yoksulluğun yarattığı öfkenin tezahürü olarak- geniş kesimlerin desteğiyle başlattığı cumhurbaşkanlığı yürüyüşüne karşı darbe mekaniğinin devreye girmesi kaçınılmazdı. Nitekim öyle de oldu ve diploma iptali ile düğmeye basıldı ve ardından polis operasyonları gerçekleştirildi.
Takip eden süreçte CHP’nin içerisinde tartışma konusu olan kurultay davaları hızlandırıldı ve mutlak butlan tehdidi ile parti içerisine sürekli baskı kuruldu. Mahkemeden mutlak butlan çıkıp çıkmayacağı halen belirsiz ve sürecin akışına göre karar verilecek gibi görünüyor.
Büyük Sokak Eylemleri
19 Mart günü Beyazıt Meydanı’nda fitili ateşlenen ve üniversiteler başta olmak üzere ülkenin birçok bölgesinde başlayan eylemler, darbenin henüz ilk saatlerinden itibaren kapsamını aşmaya ve birçok talebi içerecek biçimde genişlemeye başladı. Üniversiteli gençliğin Beyazıt Meydanında kurulan polis barikatını aşarak eylemlerini yapması sonucu ülke genelinde korku duvarı aşıldı.

Ekonomik ve siyasal hoşnutsuzluğun ürünü olarak eylemler yayıldı. Yayılan eylemlerle birlikte genel olarak üniversitelerde bir politik dalga esmeye başladı ve bu süreç devam ediyor. Geleceksizlik, güvencesizlik, genç yoksulluğu, barınma, beslenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanmakta zorlanılması gibi olgular ile iktidarın süreklileşen darbe pratikleri birleşince üniversite gençliği içerisinde politizasyon hızlandı.
Aynı zamanda Erdoğan’ın, başta İstanbul olmak üzere yerel yönetimleri yeniden kontrol altına almak için hukuk eliyle devreye soktuğu plan, hiç hesaplamadığı toplumsal muhalefet tarafından püskürtüldü. Başını gençlerin çektiği protestolar toplumsal muhalefetin sokak ayağının ortaya çıkmasıyla, devreye sokulmak istenen plan bozuldu. Akabinde bu süreç Akın Gürlek üzerinden yürütülen operasyon bir yandan CHP’yi kendi içindeki kimi dengeler üzerinden itibarsızlaştırmaya çalışılırken, diğer yandan ise daha önce benzeri pek görülmemiş biçimde belediye başkanlarının farklı gerekçelerle görevden uzaklaştırılması ya da AKP ye katılması koşulları dayatıldı.
Her ne kadar bu adımlar, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından oluşan dengenin Erdoğan lehine değiştiği yönünde bir izlenim yaratsa da ne Erdoğan’ın nede iktidar bloğunun toplumsal rıza üretimi konusunda hâlâ önemli bir mesafe kat ettiğini söylemek çok güç.
25 Eylül Trump Görüşmesi
Aradan geçen 1 yıl içerisinde darbenin seyrini ve kaderini belirleyen en önemli kırılma noktalarından bir tanesi belki de 25 Eylül 2025’te gerçekleşen Donald Trump-Recep Tayyip Erdoğan görüşmesi oldu. Bu görüşme öncesinde soykırımcı Epstein koalisyonunun adeta sömürge valisi olarak görev yapan ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın sözleri her şeyi özetliyordu. Görüşme öncesinde Türkiye ile “sorunlarını” çözmek için Trump ile görüştüklerini ifade eden Tom Barrack’ın “Başkanımız ‘Bundan bıktım, ilişkiler düzeyinde cüretkar bir adım atalım ve ihtiyacı olanı verelim’ dedi. ‘Tamam sayın başkan, neye ihtiyacı var?’ diye sorduğumda ‘meşruiyet’ dedi. Çok akıllı biri. Mesele sınırlar, S-400 ya da F-16’lar değil. Mesele meşruiyet.” sözleri uzun süre konuşulmuştu. Bu sözler aslında Erdoğan’a Orta Doğu’daki yeni düzende İsrail’in yardımcılığını kabul edip bölgede emperyalizmle uyumlu çalışması karşılığında meşruiyet bahşedildiğinin itirafıydı. Böylece hem darbeye onay veriliyor hem de CHP iktidar bloğunun dışına itiliyordu.
19 Mart Darbesi birinci yıl dönümünde sürüyor. Saray oligarşisinin seçim takvimi ise aradan geçen 1 yılda istedikleri gibi işlemedi. İran savaşının tetiklediği gelişmeler seçim kurgusunu zorluyor. Saray oligarşisinin büyük riskler alarak giriştiği darbenin bir türlü nihayete eremeyip sünmesi iktidar cenahı açısından oldukça can sıkıcı.
İMAMOĞLU’NUN BAŞINA NELER GELDİ?
18 MART 2025
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İMAMOĞLU’NUN LİSANS DİPLOMASINI “YATAY GEÇİŞTE USULSÜZLÜK” İDDİASIYLA İPTAL ETTİ
19 MART 2025
İMAMOĞLU, SABAHIN ERKEN SAATLERİNDE POLİS BASKINIYLA EVİNDEN GÖZALTINA ALINDI
İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI “SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERLİĞİ” VE “YOLSUZLUK” SUÇLAMALARINI YÖNELTTİ
23 MART 2025
ÇIKARILDIĞI MAHKEMECE TUTUKLANAN İMAMOĞLU, SİLİVRİ’DEKİ MARMARA CEZAEVİ’NE GÖNDERİLDİ.
26 MART 2025
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI TARAFINDAN İBB BAŞKANLIĞI GÖREVİNDEN UZAKLAŞTIRILDI
8 MAYIS 2025
SOSYAL MEDYA HESABINA ERİŞİM ENGELİ GETİRİLDİ
23 MAYIS 2025
SAVCILARA YÖNELİK İFADELERİ NEDENİYLE HAKKINDA “HAKARET” SORUŞTURMASI AÇILDI
16 TEMMUZ 2025
KAMU GÖREVLİSİNE HAKARET VE TEHDİT SUÇLARINDAN 1 YIL 7 AY HAPİS CEZASI VERİLDİ
28 TEMMUZ 2025
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ BU KEZ İMAMOĞLU’NUN YÜKSEK LİSANS DİPLOMASINI DA İPTAL ETTİ
19 EYLÜL 2025
İBB HAKKINDAKİ ANA İDDİANAME TAMAMLANDI. İMAMOĞLU İÇİN TOPLAMDA 2 BİN 352 YILA KADAR HAPİS CEZASI TALEP EDİLDİ
24 EKİM 2025
“SİYASAL VEYA ASKERİ CASUSLUK” (TCK 328) SUÇLAMASIYLA YENİ BİR SORUŞTURMA AÇILDI.
27 EKİM 2025
CASUSLUK SORUŞTURMASI KAPSAMINDA CEZAEVİNDE İKİNCİ KEZ TUTUKLAMA KARARI VERİLDİ
9 MART 2026
105’İ TUTUKLU, TOPLAM 407 SANIKLI DEV “İBB DAVASI” SİLİVRİ’DE GÖRÜLMEYE BAŞLANDI

