Polyak İşçisi Jandarmayı Aştı, Madeni İşgal Ettiğini Açıkladı

Polyak Maden işçileri 20 Şubattan beri ayakta. Madenin adeta bedavaya Çin şirketi Qitaihe’ye satılmasının ardından işçiler iki aydır maaşlarını alamıyordu. Bağımsız Maden-İş sendikasında örgütlü işçiler iş bırakma eylemlerinin ardından Kınık ilçesine doğru bir yürüyüş düzenlemişti. Sendika yetkililerinin gözaltına alınması karşın, ne sendika ne de işçiler geri adım atmamış; talepleri karşılanana kadar geri adım atmayacaklarını ilan etmişlerdi.

Polyak Madenden Yükselen Ses: “Hisseyi Devret, Kınık’ı Terk Et!”

Çinli patronun geri adım atmaması sonrası, işçilerin pozisyonu çok net. Üreten biziz, yöneten de biz olacağız sloganını içselleştiren işçiler madenin işlemesi için ne Çinli, ne Türkiyeli hiçbir patrona ihtiyaç olmadığının bilincinde. Tam da bu bilince dayanarak Çinli patrona hisseyi işçilere devredip madeni terk etmesi için 2 Mart tarihine kadar süre verilmişti.

Jandarma Barikatına Karşı Sınıfın Gücü

Kınık’ı terk etmenin tam aksine, patronun tercihi madenin girişine jandarma barikatı kurdurmak oldu. Sermayeden doğrudan emir alan güvenlik güçleri de patronların talimatıyla işçilere saldırmakta hiç tereddüt etmedi. 27 Şubat’ta da gözaltına alınan sendika yetkilileri, birkaç işçi ile beraber bir kez daha gözaltına alındı. Ancak jandarma tüm saldırganlığına ve teçhizatına karşı işçiler barikatı yerle bir ederek madene girdi, madenin işgal edildiğini açıkladı ve kendi içlerinden madenin yönetiminden sorumlu bir ekip dahi seçtiler.

Patronların işçilere teklifi 6 Mart’a kadar tazminatlarını alıp çıkmaları yönünde. İşçiler ise tutumlarında ısrarcı. Onları yokluğa ve sefalet ücretlerine mahkûm ederek sırtlarından milyonlar kazanan patronlara ihtiyaçları olmadığını biliyorlar.

Yeni Çeltek’in Öğrettikleri: İşçilerin Özyönetimi Mümkün

Polyak Maden işçileri, işçi sınıfının son yıllarda unuttuğu, ama aslında Türkiye işçi sınıfının bilincinden olan bir mücadele yöntemini tekrardan gündeme getirdi: İşgal ve özyönetim. 1980 yılında tam 12 Eylül darbesinden önce, o dönemlerin devrimci sendikalarından Yeraltı Maden-İş üyesi işçiler kapanacağı açıklanan madeni işgal etmiş ve iki ay boyunca kendileri yönetmişti. İşçi iktidarının imkanını işyerlerinden gösteren bu işgal ancak 12 Eylül karanlığı ile bastırılabilmişti.

Yeni Çeltek’te Yeraltı Maden-İş’te örgütlü işçilerin arkasından bugün gitme iradesini yine madenlerde Bağımsız Maden-İş’te örgütlü işçiler göstermektedir. Şu anda jandarma saldırılarına karşı madeni işgal eden işçiler, madeni patronlardan çok daha iyi yöneteceklerini haykırıyor.