Marksizm ve Hayvan Emeği Seminerleri

Doğanın Çocukları ve Dört Ayaklı Şehir Eleştirel Hayvan Çalışmaları Araştırma Programı, Dr. Mine Yıldırım’ın yürütücülüğünde iki oturumluk bir seminer dizisi düzenliyor. 14 Haziran’da “Marksizm ve Hayvan Emeği” 21 Haziran’da ise “Hayvan Özgürlüğü” konuşulacak. Kapitalist üretim ilişkileri içinde hayvanların nerede durduğunu, emeklerinin nasıl görünmez kılındığını ve türler ötesi bir kurtuluş siyasetinin nasıl inşa edilebileceğini birlikte düşünmek ve tartışmak için bir araya geliyoruz.

Hayvanlar üretiyor, bakıyor, taşıyor, doğuruyor, büyütüyor, hissediyor. Kapitalist sistem ise tüm bu faaliyetleri kullanırken onları doğanın değişmez bir parçası, kaçınılmaz bir düzenin sonucu gibi sunuyor. Emek tartışmaları tarihsel olarak büyük ölçüde insana özgü bir kategori olarak kuruldu. Hayvanların bedenlerini canlı sermaye, üremelerini verim olarak kodlayan kapitalist sistem, aynı zamanda bu ilişkileri doğallaştıran bir dil ve kavramsal çerçeve de inşa etti. Marksist gelenek bu çerçeveyi eleştirmek için güçlü araçlar sunuyor, ancak kendisi de uzun süre insan-merkezci bakışından bütünüyle sıyrılamadı.

Görünmez Bir Emek Tarihi

Artı-değer, metalaşma, yeniden üretim, biyopolitika… Marksist politik ekonominin bu kavramları hayvan emeği meselesine uygulandığında son derece açıklayıcı bir potansiyel kazanıyor. Hayvanların üretim süreçlerindeki konumunu ve bedenlerinin ve yaşamlarının nasıl değer üretimine koşulduğunu anlamak, bu süreci meşrulaştıran ideolojik zeminleri de görünür hale getiriyor. 

Birinci oturumda bu mekanizmalar mercek altına alınacak. Hayvan bedenlerinin canlı sermayeye dönüştürülme süreci, üreme ve yeniden üretimin ekonomik organizasyonu, türcülük ile tahakkümün emek ilişkilerini nasıl biçimlendirdiği tartışılacak. Aynı zamanda biyopolitika ve nekropolitika kavramlarının hayvan yaşamının yönetimindeki yeri tartışılarak, Marksist düşüncenin kendi sınırlarıyla da yüzleşen eleştirel bir perspektif geliştirilecek.

Yeni Emek Biçimleri, Yeni Sorular

İkinci oturum daha güncel ve görece az tartışılmış bir alana açılıyor. Duygulanımsal emek, bakım emeği ve eğlence emeği gibi kavramlar feminist ekonomi politik yazınında önemli bir yer tutuyor. Peki hayvanların sunduğu duygulanımsal destek, bakım, itaat ve performans bu kavramlarla birlikte düşünüldüğünde nasıl bir anlam kazanıyor? 

Bu oturumda hayvan bedenine yönelik disiplin ve kontrol mekanizmaları, itaatin nasıl üretildiği, görünmez emeğin farklı halleri incelenecek. Farklı mekanlarda işleyen emek rejimlerini birlikte okumak, hayvan özgürlüğü siyasetinin kapitalizm eleştirisiyle nasıl eklemlenebileceğine dair yeni bir zemin açıyor.

Ortak Kurtuluş Tahayyülü

İnsan ve insan olmayan hayvanların kurtuluşu birbirinden ayrı düşünülemez. Bu seminerlerin çıkış noktası da buradan geliyor. Ortak özgürleşme ve türler ötesi dayanışma tahayyüllerini somut bir siyasal ufuk olarak birlikte tartışmaya açmak.

Programın tüm geliri Can Yoldaşını Yaşat kampanyasına aktarılacak. Kampanya kapsamında risk altındaki sokak hayvanlarının kurtarılması, tedavisi ve yuvalandırılması çalışmaları yürütülüyor. 

Yüz yüze ve çevrim içi olarak yapılacak seminerlere katılım formuna bu linkten ulaşabilirsiniz: https://fonzip.com/dortayaklisehir/events/marksizm-hayvan-emegi