Güney Kore’de hükümetin Hürmüz Boğazı’na asker gönderme ihtimali, ülkede savaş karşıtı tepkileri büyüttü. Seul’de bir araya gelen barış örgütleri, Güney Kore’nin ABD öncülüğündeki askeri girişimlere dahil olmaması çağrısı yaptı. Eylemciler, Hürmüz’e gönderilecek herhangi bir askeri gücün Güney Kore’yi Ortadoğu’daki çatışmaların parçası haline getireceğini savundu. Eylemlerde ABD’nin bölgedeki askeri politikaları eleştirilirken, hükümete bağımsız bir dış politika izlemesi çağrısı yapıldı. Güney Kore hükümeti şu anlık kesin bir karar vermedi. Seul, bölgedeki gelişmeleri incelemek üzere Birleşik Arap Emirlikleri’ne bir ekip gönderdi ve Hürmüz’de üstlenilebilecek roller üzerinde çalışmaya başladı.
Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri. Bölgedeki petrol kaynakları ve ticaret yolları üzerindeki güç mücadelesiyle bağlantılı ilerliyor. ABD, Avrupa’daki NATO ülkelerinden savunma harcamalarını artırmasını ve daha fazla sorumluluk üstlenmesini isterken, Asya’daki müttefiklerinin de küresel operasyonlarda daha aktif rol almasını bekliyor.
Savaşın yükünü emekçiler taşıyor
Hükümetler savaş politikalarını çoğu zaman güvenlik, enerji ve ulusal çıkar kavramları üzerinden savunuyor. Bu politikaların ekonomik sonuçlarını ise halk ödüyor. Askeri harcamaların artması, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve bölgesel savaş riskleri işçi sınıfının yaşam koşullarına doğrudan yansıyor. Silah şirketleri ve enerji tekelleri savaşlardan ekonomik kazanç sağlarken, emekçiler daha yüksek yaşam maliyetleri, ekonomik belirsizlik ve yeni çatışma riskleriyle karşı karşıya kalıyor. Güney Kore’deki eylemler, savaş politikalarına ve ülkelerin askeri rekabetlerine karşı yükselen tepkiyi yansıtıyor.
İran’dan Uyarı
ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısının ardından İran’a yönelik savaşı, enerji yollarını kontrol etme ve Çin’in yükselen etkisini sınırlama hedefiyle bağlantılı ilerliyor. ABD, İran üzerinde Venezuela örneğindeki gibi hızlı bir sonuç alamadı. İran’ın bölgesel gücü, askeri kapasitesi ve Rusya ile Çin’le ilişkileri bu süreci daha zor hale getirdi. Hürmüz’de yaşanan gerilim, enerji akışları üzerinden yürüyen küresel hegemonya mücadelesinin bir parçası. ABD, Çin’in enerji kaynaklarına erişimini ve bölgedeki etkisini azaltmaya çalışırken, bu rekabet Ortadoğu’daki gerilimleri artırıyor.
İran ise Güney Kore’nin Hürmüz’e askeri güç göndermesinin ABD’ye doğrudan destek anlamına geleceğini belirtti. İran, Güney Kore’nin bölgeye yönelik bir deniz gücü konuşlandırmasını, doğrudan savaşın parçası olarak değerlendireceğini ve bunun ciddi sonuçları olacağını açıkladı.


