İran-Suriye Gerilimi ve Kürtler

Temmuz ayından bu yana Kürtler için olağanüstü gelişmeleri içeren haftalar yaşanıyor. Diplomasi, anlaşmalar, saldırılar, tehditler, süreç ve entegrasyon iç içe seyrediyor. 

Son hafta içinde Suriye’de üç önemli olay yaşandı. Bu olaylar, “bütünlük içinde çelişen” yönleriyle Suriye’deki gerçekliği ortaya koyuyor. Bunlar:

 1. Serakaniye’ye dönüşte ailelere HTŞ’lilerin saldırısı 

2. İran’ın Suriye’yi vurma tehdidi, 

3. Sipan Hemo’nun Türkiye terörist listesinden çıkarılması.

Ailelerin Serakaniye’ye Dönüşüne HTŞ/Şam Ordusu Saldırısı

Entegrasyon anlaşmasının önemli bir parçası olan ailelerin kendi yurtlarına (Serekaniye) dönmesi sırasında 10 Ağustos’ta yolda Şam ordusu tarafından bir saldırı düzenlendi. Arkasından kentte protesto gösterileri gerçekleşti.

Ordu sözcüleri, saldırıyı gerçekleştiren HTŞ güçlerinden bazılarının yakalanıp sorgulandığını belirtse de gerginlik sürüyor. Eve dönüşlere bir süre ara verildiği açıklandı.

İran’dan Suriye’ye Yüz Yerden Vururuz Tehdidi

Lübnan merkezli kaynakların 13 Ağustos 2026 haberine göre İran, Suriye’nin Lübnan’daki Hizbullah’a karşı askeri müdahalede bulunması halinde Suriye’yi yüz yerden vuracağını söyleyerek tehdit etti. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın da içinde bulunduğu önemli stratejik hedeflere saldırabileceğini Türkiye üzerinden iletti.

Haberde Türkiye, Irak, Katar ve Suudi Arabistan’ı da işaret ederek, Suriye’nin Hizbullah’a karşı yapacağı  askeri hamlenin  çatışmaları genişletebileceği ve  Suriye topraklarında bölgesel bir savaşa dönüşmesine neden olabileceği uyarısında bulunduğu belirtiliyor.

Sipan Hemo, Türkiye’nin ‘Terör’ Listesinden Çıkarıldı

SDG’nin kurucu yöneticilerinden olan Sipan Hemo, 29 Ocak anlaşmasına bağlı olarak entegrasyonun askeri bir adımı olarak mart ayında Suriye Savunma Bakanı olarak atanmıştı. Türkiye’de “Terörden arananlar/ Kırmızı liste” den  20 mMilyon TL ödül bedelinde aranıyordu. 14 Ağutos’ta Türkiye İçişleri Bakanlığı tarafından  terör listesinden çıkarıldığı duyuruldu.

Bölgeye  bakıldığında Türkiye’deki “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine ve Suriye’deki entegrasyon adımlarına bağlı bir gelişme olduğu görülüyor. Kürtlerin Suriye Geçici Hükümeti’yle merkezi bütünlüğü ve Türkiye’deki sürecin olumlu adımları, AKP-MHP iktidarı ve finans kapitalin bölgesel çıkarları açısından pozitif olanaklar sunuyor.

Olayların Kesiştiği Nokta

Son haftalarda Kürt bölgelerinde yaşananlara bakıldığında olaylar, çelişen ve kesişen yönleriyle  tek bir  noktada odaklaşıyor: O da  Suriye’de hala hukuki stabilizasyonun sağlanamamış olması ve  “fiili” durumların politik ortamı şekillendirmesi.

İran- ABD savaşında İran’ın y Yenilmediği için yenmiş sayılan “göreli” üstünlüğü bölgede yeni “kaoslara” gebe durumlar yaratıyor. ABD, kendisi yerine Suriye’yi İran  ile  savaştırmak isteğindeyken; İran ise Suriye ve Kürtlere saldırarak savaşı bölgeye yaymak düşüncesinde. Böylesi dengeler içinde Kürt halkı ve bölgenin ezilen halkları kendini her an yeniden sıcak savaşın ortasında bulabilir. Süreç fiili durumla yürüdüğü ölçüde, politik dengelerin kaotik olmaktan çıkıp, kaosa sürüklenmesi uzak görünmüyor.