Yerel seçimlerin ardından muhalefet belediyelerine yönelik başlatılan adli ve idari operasyonlar, görevden almalar, tutuklamalar, kayyım atamaları ve iktidar eliyle yürütülen siyasi transferler seçmen iradesinin nasıl gasp edildiğini gözler önüne serdi. Halkın milyonlarca oyu AKP-MHP iktidarı ve onun güdümünde karar veren yargı organlarıyla ellerinden alındı. Son olarak Üsküdar ve Etimesgut Belediyelerine yapılan operasyonda Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş tutuklandı. Oy kullanan her dört kişiden birinin iradesi AKP-MHP ittifakı ve yargı müdahaleleriyle gasp edilmiş oldu.
31 Mart yerel seçimlerinde halkın gösterdiği siyasi tercih, siyasi iktidarın baskı ve gasp aygıtlarıyla sistematik biçimde tasfiye edildi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) çatısı altında kazanılan belediyelere yönelik müdahaleler, parti transferleri ve atanan kayyımlar neticesinde, sandıkta temsil yetkisi verilen 11 milyon 470 binden fazla oy iktidar bloku tarafından ipotek altına alındı.
Seçim İradesinin Tasfiye Bilançosu
Seçim sonuçlarının hemen ardından devreye sokulan operasyonlar, seçme ve seçilme hakkını yalnızca kağıt üzerinde kaldığını fiilen gösterdi. Soruşturmalar bahanesiyle bugüne kadar 36’dan fazla belediye başkanı gözaltına alındı, bunların 28’i tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Yerel seçimlerde CHP’li başkanlara verilen 9 milyon 300 binden fazla oy ile DEM Partili belediyelerin kazandığı 2 milyon 170 bini aşkın oy birleştirildiğinde, 11 milyon 470 bin 367 oy siyasi gasp mekanizmalarıyla tesirsiz kılındı. Temsil hakkı gasp edilen veya el değiştirilmeye zorlanan bu oylar, Türkiye genelinde kullanılan geçerli oyların %25’ine (dörtte birine) karşılık geliyor.
Gözaltı ve Tutuklama Bilançosu
Yerel yönetimlerin tepesindeki 36 başkan hakkında adli işlem yapıldı, 28 başkan cezaevine konuldu, 6 başkan adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
Siyasi Transferler
Müdahale yalnızca cezaevleri vasıtasıyla yürütülmedi. İktidarın imkanları ve idari baskılar sonucunda 55 belediye başkanı, seçildiği partilerden istifa ettirilerek Cumhur İttifakı saflarına katıldı.
Görevden Alma ve Kayyımlar
Seçmen iradesinin doğrudan idari idare amirleri (vali ve kaymakamlar) marifetiyle veya meclis çoğunluklarının değiştirilmesi yöntemiyle lağvedildiği belediyelerin listesi şu şekilde:
Doğrudan Kayyım Atanan Belediyeler
Belediye meclislerinin de fiilen lağvedildiği, doğrudan bakanlık kararıyla mülki idare amirlerinin yönetime getirildiği yerel yönetimler:
Mardin Büyükşehir Belediyesi (DEM Parti)
Van Büyükşehir Belediyesi (DEM Parti)
Esenyurt Belediyesi – İstanbul (CHP)
Şişli Belediyesi – İstanbul (CHP)
Batman Belediyesi (DEM Parti)
Hakkâri Belediyesi (DEM Parti)
Siirt Belediyesi (DEM Parti)
Dersim Belediyesi (DEM Parti)
Halfeti Belediyesi – Şanlıurfa (DEM Parti)
Ovacık Belediyesi – Tunceli (CHP)
Bahçesaray Belediyesi – Van (DEM Parti)
Akdeniz Belediyesi – Mersin (DEM Parti)
Kağızman Belediyesi – Kars (DEM Parti)
Görevden Alınan, Tutuklanan ve Meclis Kararıyla Seçim Yapılan Belediyeler
Belediye başkanlarının gözaltına alınması veya tutuklanması gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldığı yerel yönetimler şu şekilde:
İstanbul Büyükşehir Belediyesi
Antalya Büyükşehir Belediyesi
Adana Büyükşehir Belediyesi
Beşiktaş Belediyesi (İstanbul)
Avcılar Belediyesi (İstanbul)
Beyoğlu Belediyesi (İstanbul)
Büyükçekmece Belediyesi (İstanbul)
Beylikdüzü Belediyesi (İstanbul)
Şile Belediyesi (İstanbul)
Ceyhan Belediyesi (Adana)
Seyhan Belediyesi (Adana)
Manavgat Belediyesi (Antalya)
Bolu Belediyesi (İl Merkezi)
Kuşadası Belediyesi (Aydın)
Siyasi Dengelerin Değişmesiyle AKP’ye Geçen İlçe Belediyeleri
Beykoz Belediyesi (İstanbul)
Bayrampaşa Belediyesi (İstanbul)
Gaziosmanpaşa Belediyesi (İstanbul)
Cezaevindeki Belediye Başkanları
Ekrem İmamoğlu (İstanbul B.B.) – 4.432.862 Oy (%51,14)
Muhittin Böcek (Antalya B.B.) – 706.877 Oy (%48,71)
Mustafa Bozbey (Bursa B.B.) – 860.490 Oy (%47,62)
Mehmet Sıddık Akış (Hakkari) – 76.630 Oy (%48,91)
Tanju Özcan (Bolu) – 53.881 Oy (%52,90)
Hüseyin Can Güner (Çankaya) – 366.862 Oy (%65,26)
Erdal Beşikçioğlu (Hala Gözaltında) (Etimesgut) – 203.000 Oy (%56,62)
Oya Tekin (Seyhan) – 158.116 Oy (%46,67)
Sinem Dedetaş (Üsküdar) – 157.605 Oy (%49,90)
Onursal Adıgüzel (Ataşehir) – 139.009 Oy (%56,39)
Utku Caner Çaykara (Avcılar) – 121.250 Oy (%53,43)
Görkem Duman (Buca) – 119.081 Oy (%41,85)
Murat Çalık (Beylikdüzü) – 112.163 Oy (%52,83)
Hakan Bahçetepe (Gaziosmanpaşa) – 107.639 Oy (%40,45)
Fatma K. Hürriyet (İzmit) – 102.385 Oy (%49,06)
Resul Emrah Şahan (Şişli) – 99.921 Oy (%66,59)
Hasan Akgün (Büyükçekmece) – 74.772 Oy (%48,04)
Hasan Mutlu (Bayrampaşa) – 73.850 Oy (%46,67)
Alaattin Köseler (Beykoz) – 68.453 Oy (%45,87)
Rıza Akpolat (Beşiktaş) – 66.017 Oy (%64,12)
Niyazi Nefi Kara (Manavgat) – 64.219 Oy (%44,94)
Bora Balcıoğlu (Silivri) – 62.774 Oy (%53,19)
İnan Güney (Beyoğlu) – 60.361 Oy (%49,22)
Özkan Yalım (Uşak) – 54.767 Oy (%40,89)
Mustafa Turgut (Silifke) – 45.274 Oy (%56,01)
Kadir Aydar (Ceyhan) – 40.758 Oy (%45,67)
Ömer Günel (Kuşadası) – 29.994 Oy (%42,41)
Onur Yiğit (Balçova) – 28.184 Oy (%61,19)
Özgür Kabadayı (Şile) – 16.302 Oy (%51,88)
İsmail Yetişkin (Seferihisar) – 15.621 Oy (%44,11)
Mustafa Günay (Güzelbahçe) – 11.194 Oy (%49,83)
Fikret Albayrak (Akçakoca) – 6.131 Oy (%37,41)
Ali Ercan Akpolat (Adalar) – 5.846 Oy (%55,49)
Yılmaz Tozan (Eşme) – 5.274 Oy (%54,58)
Siyasi Transferler Yoluyla İktidara Geçirilen Belediyeler
Halkın muhalefet partilerine verdiği oylarla göreve gelip daha sonra iktidar partilerine katılan belediyeler şu şekilde:
Aydın Büyükşehir Belediyesi: Özlem Çerçioğlu (CHP’den AKP’ye geçti)
Afyonkarahisar Belediyesi: Burcu Köksal (CHP’den AKP’ye geçti)
Şehitkamil Belediyesi (Gaziantep): Umut Yılmaz (CHP’den AKP’ye geçti)
Söke Belediyesi (Aydın): Mustafa İberya Arıkan (CHP’den AKP’ye geçti)
Birecik Belediyesi (Şanlıurfa): (DEM Parti’den AKP’ye geçti)
İkiköprü Belediyesi (Batman): (DEM Parti’den AKP’ye geçti)
Vakfıkebir Belediyesi (Trabzon): (Bağımsız yönetimden AKP’ye geçti)
Arsin Belediyesi (Trabzon): (Yeniden Refah Partisi’nden AKP’ye geçti)
Beşiri Belediyesi (Batman): (Yeniden Refah Partisi’nden AKP’ye geçti)
Dulkadiroğlu Belediyesi (Kahramanmaraş): (Yeniden Refah Partisi’nden AKP’ye geçti)
Yalvaç Belediyesi (Isparta): (İYİ Parti’den AKP’ye geçti)
Yenipazar, Sultanhisar (Aydın) ve Altınova (Yalova) Belediyeleri: CHP’den AKP’ye geçti
Diğer 42 Belde Belediyesi: Çeşitli partilerden AKP ve MHP saflarına katıldı
Ortaya çıkan bu tablo, cumhuriyetin 103. yılında seçmen iradesine yönelik darbenin açıkça kanıtı niteliğinde olduğunu gösterdi. Seçim sandıklarını halkın önüne bir meşruiyet illüzyonu olarak koyan siyasi iktidar, sandıktan çıkan sonuçlar iktidarını tehdit ettiği an idari ve adli kolluk aygıtlarını devreye sokmaktan çekinmediğini gözler önüne serdi.
11 milyon 470 binden fazla yurttaşın oy kullandığı belediyelerin idari yapısının değiştirilmesi, halkın yerel düzeydeki karar mekanizmalarından uzaklaştırılması olarak yorumlanıyor. Emekçilerin seçme ve seçilme hakkı, kayyum kararnameleri ve cezaevi duvarlarıyla gasp ediliyor. Siyasi iktidar, yerel yönetimleri gasp ederek emekçilerin üzerindeki baskı rejimini derinleştirmeyi hedefliyor.

İrade Gaspının Ekonomi Politiği
Anayasa’nın 127. maddesi ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı çerçevesinde; görevden alma süreçlerinde yargı kararı beklenmeksizin idari atama (kayyum) yapılması “seçme ve seçilme hakkının askıya alınması” olarak değerlendiriliyor. Belediye başkanlarının görevden alınmasının yanı sıra belediye meclisi üyelerinin de idari süreçlerle yetkisizleştirilmesi veya meclislerin feshedilmesi, halkın oy verdiği yerel parlamenter temsil mekanizmasını tamamen işlevsiz bırakıyor.
İradesi tesirsiz kılınan 11,4 milyon seçmenin yaşadığı kentler aynı zamanda Türkiye ekonomisinin, sanayi havzalarının ve devasa kent rantının kalbini oluşturuyor. Gasp edilen ve el değiştirmeye zorlanan belediyelerin toplam bütçesi ve imar yetkileri dikkate alındığında, iktidar blokunun sandıkta kaybettiği ekonomik bölüşüm mekanizmalarını bürokrasi ve yargı eliyle geri topladığı görülüyor.
Belediyelerin idari yapısının değiştirilmesi, emekçilerin ürettiği değer üzerinden yaratılan kentsel rantın yeniden sermaye gruplarına dağıtılması, belediye şirketlerindeki güvencesiz ve taşeron çalışma rejiminin sürdürülmesi anlamına geliyor. Sandıktan çıkan halk iradesi ile yerel bütçeler halkın yararına uygulamalar yerine sermayenin ve siyasi iktidarın ihtiyaçları doğrultusunda harcanıyor. Güvenlik ve yargı duvarlarının arasında devasa bir rant ekonomisi yeniden şekillendiriliyor.


