Suruç’un Ardından 11 Yıl

Kuzey Doğu Suriye’de, Rojava bölgesinde yer alan Kobanê cihatçı çetelerin saldırıları sonucunda yıkılmıştı. Ama başta Kürt halkının mücadelesi ve Türkiye de dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen enternasyonalist devrimcilerin desteği sayesinde cihatçılardan kurtarılmış ve şehrin cihatçıların eline düşmesi önlenmişti. Cihatçıların başarıyla püskürtülmesinin ardından duyurulan yeniden inşa sürecine katılmak için dünyanın dört bir yanından devrimciler Kobanê’ye doğru yola çıkmıştı. 

Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’nun çağrısı ile bu yeniden inşa sürecine katılmak için yüzlerce devrimci “Beraber savunduk, beraber inşa edeceğiz!” şiarı ile İstanbul’dan Kobanê’ye doğru yola çıkmıştı. Kobanê’nin hemen kuzeyinde, Urfa’nın Suruç ilçesinde yer alan Amara Kültür merkezinde yeniden inşa çalışmalarına dair basın açıklaması gerçekleşecekti. Ancak basın açıklamasının ardından -sonradan IŞİD’in üstleneceği- canlı bomba saldırısı yapıldı. Tam 11 yıl önce bugün gerçekleşen saldırıda 33 genç, 33 düş yolcusu hayatını kaybetti.

Patlamada yaşamını kaybeden 33 kişinin isimleri: Uğur Özkan, Kasım Deprem, Polen Ünlü, Hatice Ezgi Sadet, Cemil Yıldız, Çağdaş Aydın, Nazlı Akyürek, Fikriye Ece Dinç, Mücahit Erol, Murat Yurtgül, Emrullah Akhamur, İsmet Şeker, Okan Pirinç, Nartan Kılıç, Ferdane Kılıç, Serhat Devrim, Met Ali Barutçu, Erdal Bozkurt, Süleyman Aksu, Koray Çapoğlu, Cebrail Günebakan, Veysel Özdemir, Nazegül Boyraz, Alper Sapan, Alican Vural, Osman Çiçek, Vatan Budak, Dilek Bozkurt, Büşra Mete, Yunus Emre Şen, Aydan Ezgi Şalcı, Mehmet Ali Varol, Mert Cömert.

IŞİD’li Fail, İşbirlikçi AKP

IŞİD’in doğrudan üstlendiği saldırının failinin Şeyh Abdurrahman Alagöz olduğu tespit edildi. Failin ve abisinin 6 aydır kayıp olduğu, babasının emniyete kayıp ihbarında bulunduğu ve “terör nitelikli kayıp” olarak arandıkları tespit edildi. Saldırının ardından emniyet, failin abisi Yunus Emre Alagöz’ün de bulunması için “teyakkuza geçtiklerini” açıkladı. Ancak bu teyakkuza karşın bulunamayan Yunus Emre Alagöz, Suruç Katliamı’ndan 3 ay kadar sonra gerçekleşen 10 Ekim Ankara Garı saldırısını düzenledi.

Terör suçuyla aranan kardeşlerin, devletin yüksek güvenlik önlemleri aldığı alanlara rahatça girip canlı bombalı saldırılar gerçekleştirmesi  failliğin IŞİD ile sınırlı olmadığına işaret ediyor. Saldırı anında orada bulunan ama şans eseri yara almadan olaydan kurtulan Soner Çiçek, kültür merkezine girerken defalarca üstünün arandığını belirtmişti. Üstelik yaralıları hastaneye taşımaya çalıştıkları sırada polisin biber gazı ile müdahalede bulunarak daha da fazla ölüme sebep olduğu ifade edildi. 

AKP, 7 Haziran seçimlerinde aldığı yenilgi sonrasında, ülkede bir kaos atmosferi oluşturulmuş, her yerde bombalar patlamaya başlamıştı. Suruç Katliamı da böyle bir atmosfer içerisinde gerçekleşti. Aranıp da bulunamayan failler, polisin üst aramasını atlatan canlı bombalara bir de dönemin başbakanı Davutoğlu’nun Ankara Garı saldırısı sonrası “Oylarımızı arttırdık” açıklaması, tüm bu saldırılara göz yumulduğu iddialarını da beraberinde getirmişti. Üstelik Suruç Katliamı da dahil olmak üzere, bu saldırılar sonrasında anlamlı ve kapsamlı soruşturma süreçleri geçirilmemişti.