Berlinale Ne Kadar Siyasetin Dışında Kaldı?

Alman yönetmen Wim Wenders’in yaptığı “Sinemacılar olarak bizler siyasetin dışında kalmalıyız” açıklaması ile gündemde olan, Siyonist İsrail ile işbirliği halinde olan Almanya devletinin düzenlediği 76. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde (Berlinale) kazananlar belli oldu.

İlker Çatak yönetmenliğini yaptığı “Sarı Zarflar” Altın Ayı’nın, Emin Alper’in “Kurtuluş” filmi ise Gümüş Ayı’nın sahibi oldu. Böylece iki Türkiye kökenli yönetmenin ödül almasıyla Türkiye sineması için tarihi bir gece geride kaldı.

Altın Ayı ile eve dönen İlker Çatak’ın Sarı Zarflar filmi, Türkiye’deki politik baskılar sebebiyle işlerini kaybeden iki tiyatrocu ve akademisyen Derya ve Aziz’in hikâyesini işliyor.

Emin Alper’in “Kurtuluş” filmi ise Korucu “Hazeran aşireti” ile Bezariler arasındaki toprak çatışmasını ve iktidar mücadelesini konu alıyor. Geceye asıl damgayı vuran ise Emin Alper’in konuşması oldu. Alper, konuşmasında ezilen dünya halklarına ve Türkiye’deki politik tutsaklar selam gönderdi:

“Kurtuluş, korkunç suçlar işleyen faillerle ilgili. Onların düşünce yapısını anlamak istedim. Ancak hayatta kalanların durumunu da anlamaya çalıştım. Onlar hakkında çok düşündüm. Öğrendiğim şeylerden biri, en korkunç yalnızlığın acı çektiğinizde yaşadığınız yalnızlık olduğu. Günbegün haklarınızı kaybettiğinizde, kendi vergilerinizle alınan mermilerle vurulduğunuzda, sizi insan olarak bile görmeyenler tarafından bombalandığınızda, işte o anlarda tamamen yalnızsınız. Böyle kimsenin umursamadığını gördüğünüzde, dünyadaki en yalnız insan oluyorsunuz.

Burada, en azından bu sessizliği yıkabiliriz. Onlara, aslında hiç de yalnız olmadıklarını hatırlatabiliriz. Gazze’de olabilecek en korkunç koşullarda yaşayan ve ölen Filistinliler: Yalnız değilsiniz. Zulüm altında acı çeken İran halkı, Rojava ve Ortadoğu’da neredeyse bir asırdır hakları için mücadele eden Kürtler: Yalnız değilsiniz. Ve benim halkım… Yalnız değilsiniz. Dört yıldır hapiste olan arkadaşım Çiğdem. Tayfun, Can ve Mine. Sekiz yıldır hapiste olan Osman Kavala. Dokuz yıldır hapiste olan Selahattin Demirtaş. İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer tüm belediye başkanları. Ve onlara oy veren milyonlarca insan. Yalnız değilsiniz. Yalnız kalmayacaksınız. Yalnız kalmayacağız.”

Festival jüri başkanı Wim Wenders’in yaptığı açıklamalara rağmen, en büyük ödüller politik içeriği yüksek filmlere gitti. Jürilerin kendi aralarında bir uyuşmazlık mı var, bir kamuoyu baskısı mı oluştu bilemeyiz, ama şu kesindir ki sinemanın politikadan uzak kalamayacağını bir kez daha görmüş olduk.

Metin Erksan’ın Susuz Yaz’ı ve Fatih Akın’ın Duvara Karşı’sından sonra Çatak’ın Sarı Zarflar’ı ile birlikte Türkiye sinemasının üçüncü Altın Ayı’nın verildiği gece, hem çifte ayılardan dolayı Türkiye sineması için hem de Alper’in konuşmasından dolayı politik sinemacılar için unutulmayacak bir gece oldu.