Gürlek’in “Demir Yumruk” Mesaisi Hızlı Başladı

Akın Gürlek, 11 Şubat’ta “etten duvarlar” ve havaya kalkan yumruklar eşliğinde ettiği yeminle Adalet Bakanlığı koltuğuna oturduğunda, aslında sadece bir görev değişimi değil, yeni bir dönemin sertleşen karakterini de ilan etmiş oldu. Selefi Yılmaz Tunç’tan görevi devralan Gürlek’in ilk icraatları, “şeffaflık ve liyakat” vaatlerinin kâğıt üzerinde, “güvenlikçi ve kısıtlayıcı” politikaların ise sahada kalacağını gösteren cinsten. 

Görevi Yılmaz Tunç’tan devralan yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek, yayımladığı video mesajla yargı teşkilatına yönelik hedef ve projelerini açıkladı. İş yükü analizleri, norm kadro güncellemesi, adil performans ölçütleri ve özlük haklarında iyileştirme vurgusu yaptı  

Şeffaflık ve liyakat esaslı bir yönetim anlayışıyla savunma makamının güçlendirileceğini söyledi. Ancak icraatları pek o yönde işaretler vermedi.  

Bakan Yardımcıları İstanbul’dan  

Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığı dönemde Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu’ndan Sorumlu Başsavcı Vekili olan Can Tuncay ile Narkotik Suçlar Bürosu’ndan Sorumlu Başsavcı Vekili Burak Ceyhan Adalet Bakanı Yardımcısı olarak atanan isimler arasında yer aldı. Yeni Adalet Bakanı ekibini de koruyarak yeni döneme güçlü bir şekilde girmek istediğinin adeta mesajını verdi.  

İmamoğlu’na Görüşme Engeli 

Gürlek’in adalet bakanı olmasının ardından İmamoğlu ile ilgili gelişmeler de yaşandı. CHP’li vekiller tutuklu cumhurbaşkanı adaylarıyla görüşemediklerini söyledi. Gürlek ise engel iddiasını ‘idari değişim’ gerekçesiyle açıkladı. 

Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan, CHP milletvekillerinin tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu ile görüşmek için izin alamadıklarını Adalet Bakanı Akın Gürlek’e sorduğunu açıkladı. Kamuoyunda tepkilere neden olan sürece dair konuşan Gürlek, herhangi bir engelleme durumunun söz konusu olmadığını belirtti. Burhan’ın aktardığına göre Gürlek, bakan değişimi ve idari değişimler nedeniyle bir bekleme durumu olduğunu belirterek önümüzdeki haftadan itibaren CHP’li vekillere izin verileceğini söyledi. 

Avukat Görüşüne Sınırlama Sinyali  

Başsavcılık döneminde medya önüne çıkmayan Gürlek, bakan olmasının ardından önce A Haber canlı yayınına çıktı, daha sonraysa Hürriyet’ten Hande Fırat’a demeç verdi. Gürlek, Fırat’a verdiği röportajda tutukluların avukatlarıyla görüşmelerinde sınırlama getirileceği tartışmalarıyla ilgili dikkat çeken açıklamalar yaptı.  

Meselenin savunma hakkının kötüye kullanılmasının önüne geçmek olduğunu iddia etti. Gürlek, “Hiçbir hak sınırsız değildir. Ceza infaz kurumlarında, somut ve ciddi güvenlik riski ortaya çıktığında, kanuna dayalı, hâkim kararıyla ve belirli sürelerle sınırlı bazı usuli tedbirler alınabilir. Bu, savunma hakkını kaldırmak değil, kötüye kullanımın önüne geçmektir. Bir görüşme delillerin yok edilmesine ya da örgütsel talimat aktarımına araç haline geliyorsa, hukuk devleti buna kayıtsız kalamaz.

Terör ve örgüt suçlarında avukatların müvekkilleriyle görüşmesinde sıkıntı var. Üzerinde çalışılan düzenlemeye göre, bu konuda somut şartlar aranacak, yani bir kere mahkeme kararı olacak, ikincisi de somut bir tespit olacak.  Bizim yasamızda bu konuda bir düzenleme olmadığından bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu anlattık. Bu illâ yüzde 100 her görüşmede uygulanacak diye bir şey de yok” ifadelerini kullandı. 

Sosyal Medyaya Açık Kimlik Düzenlemesi  

Gürlek yine Hande Fırat’a verdiği demeçte sosyal medya düzenlemesinin yolda olduğuna da işaret etti. Adalet Bakanı “ Yapılacak düzenleme ile bir kişi sosyal medyada itibar suikastı yapıyorsa, açık kimliği ile yapacak. Klavye delikanlılığı yapan açık kimliğiyle yapacak. Bunun için bir geçiş süreci olacak. O süre içinde kişinin gerçek hesaba geçmesi gerekecek. Geçmiyorsa sahte hesaplar kapatılacak. Bu, yurt dışından vatandaşlarımız için de geçerli olacak. Aynı şekilde pasaportla doğrulama olacak, cep telefonuna da bir doğrulama mesajı gelecek,” dedi.  

ALİCAN ULUDAĞ’A TUTUKLAMA 

“Cumhurbaşkanı’na alenen hakaret”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “devletin kurumlarını aşağılama” iddiasıyla Ankara’da gözaltına alınarak İstanbul’a götürülen gazeteci Alican Uludağ,  “Cumhurbaşkanı’na alenen hakaret” iddiasından tutuklandı. Uludağ’ın sosyal medya hesabındaki 22 paylaşım suçlamalara gerekçe gösterildi. Hakimliğin tutuklama kararında, Uludağ’ın paylaşımlarının “Cumhurbaşkanı’nın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde olduğu” iddia edildi. 

Kararda, “paylaşımlarla zincirleme şekilde suç işlediği ve paylaşımların belirlenemeyen sayıda kişiye ulaştığı için suçun alenen işlendiği” öne sürüldü. Uludağ Ankara’daki evinde gözaltına alındı, ancak tutuklama kararında davranışlarıyla “kaçma, delilleri yok etme ve gizleme şüphesi” oluşturduğu öne sürüldü. 

İmamoğlu’na Tecrit, Gazeteciye Kelepçe  

Gürlek’in açıklamaları, sadece bugünü değil, yarını da hedef alıyor. Avukat-müvekkil görüşmelerine getirilmek istenen “yeni düzenleme” kısıtlamaları, savunma makamını tamamen pasifize etme riskini barındırıyor. Sosyal medyada “açık kimlik” zorunluluğu ve pasaportla doğrulama planları ise dijital dünyada muhalefetin sesini kesmeye yönelik bir “fişleme” düzenlemesi endişesini artırıyor. 

Gürlek dönemi, henüz başında olmasına rağmen hız, sertlik ve sınırlama başlıklarıyla anılıyor. Bu tempo korunursa, önümüzdeki günlerde daha geniş kesimleri etkileyecek hak ihlallerinin ve hukuksuzluk iddialarının gündeme gelmesi sürpriz olmayacak.