Yazmalar

Bu Demir Soğur mu?

En sonda söyleyeceğimizi en başta söyleyelim.  Saray rejiminin miadı dolmuştur. Bunu en net, en iyi, artık tedirginlik içerisinde hiddetlenen, böylece daha da saldırganlaşan, üst üste hatalar yapan, en yakındakilerine, hatta damadına dahi, derin bir güvensizlik duyan, her geçen gün hem…

Feminizm Yüzünü Sınıfa Dönüyor

2016’dan bu yana Arjantin’den İspanya’ya, Almanya’dan İsviçre’ye, İran’dan Türkiye’ye, Güney Kore’ye, Şili’ye ve esasen dünyanın dört bir yanına yayılan kadın direnişleri bu yıl da kendini devam ettiriyor. İspanya, Almanya ve Arjantin’de 8 Mart’ta eş zamanlı Kadın Grevlerinin örgütlenmesi, İsviçre’de geçen…

Kitle İletişiminde Pornografi

“90’lı yıllarda reality show programlarında izlediğimiz cinayet, tecavüz, şiddet vs. görüntüleri pornografinin en bariz örnekleriydi. 2000’li yılların başında televizyon başında yine Irak’ın bombalanışını seyrettik. Bu da pornografik görüntüydü oysa. Tüm bunları seyrederken bilinçaltımızın o görüntülerden aldığı hazzın farkında değildik.” 20.…

Aykırı Bir Grafik Tasarım Kolektifi: Wild Plakken

Wild Plakken, 1977’de Amsterdam’da Gerrit Rietval Akademisi öğrecileri Lies Ros, Rob Schröder ve Frank Beekers tarafından kurulmuş bir grafik tasarım kolektifi. “Wild Plakken”in Flemenkçe’den doğrudan çevirisi için “çılgın yapıştırma”(wild pasting) tercih edilebilir; aynı zamanda “izinsiz afişleme”(unauthorized bill-posting) gibi çevirileri de…

Kendini Yenmek En Büyük Zaferdir*

Savaş ateşinin yanmaya devam ettiği Ortadoğu coğrafyasında, ateşi harlamak için “aktörlerin” hamleleri sıklaşıyor. Başta ABD ve İsrail olmak üzere küresel ve bölgesel güçler pozisyonlarını korumakla birlikte yeni mevziler kazanmak için “temaslarda” bulunmaktalar. Fakat diğer yandan da Sudan’dan Cezayir’e coğrafyanın dört…

Hürlüğe Övgü*

Yaklaşık 40 yıldan sonra bir Rus uçağının İsrail’in “etkisiyle” düşürülmesi, Suriye’deki cihatçıların son sığınakları İdlip’te bir süre daha “kalmaları” ve on yıllar sonra İran ordusuna kendi toprağı Ahvaz’da saldırılması Ortadoğu’da bir dönemin final bölümü olacak olan “yeni” döneme başladığımızı gösteriyor.…

Kavşaktaki ayrışmalar

Üst üste binen ve hepsi birbirinden ağır kriz dinamikleri tarafından sıkıştırılan ülkemizde, bitmek bilmeyen seçimlerden yeni birisine gidiyoruz. Evet, krizler çok güçlü nesnelliklerden çıkıp geliyor. Ama, Erdoğan önderliğindeki iktidar alanı, krizlerin doğumunda ve kalıcılaşıp güçlenmesinde özel katkı yapıyor. Onlar, doymak bilmez iktidar-zenginlik hırsları ve kapasite yetmezlikleriyle krizleri adeta kışkırtıyor. İşte, şimdi de, kaybettikleri seçimi arsızca yok sayıp yenisini dayatarak yarattıkları “seçim ekonomisi” ve sermaye piyasalarında yaptıkları “keyfi-güvenilmez-sonuç alamayacak” hamlelerle ekonomik krizin derinleşmesine yol veriyorlar. Yanlış hesapları yüzünden İdlip’te batağa saplandılar, ABD ve Rusya arasında sözümona “kurnazca” denge kurmak isterken şimdi “güçlerini aşan” hamlelerinin başarısız sonuçlarıyla yüzleşiyorlar. Kendi masalarını kuran ABD ve Rusya’nın bölgeyle ilgili hesaplar yaparken Türkiye’ye haber bile vermedikleri ve emrivaki dayatma yapacakları anlaşılıyor. Sermayenin acil ihtiyacı olan bölgesel hegemonya hedefi şimdilik Kaf Dağı’nın ardına kaçıp gitti! Ayrıca, iktidarın keyfi dayatmalarıyla gelinen noktada, hukukun hükmünün kalmadığı, çıplak güç ilişkilerinin her durumu belirlemeye başladığı, neredeyse bütün toplumsal süreçlerde güvence alanları daralırken riskin belirleyici hale geldiği bir ortamın içindeyiz. Bağlı olarak, sistemin diğer bir acil ihtiyacı olan yabancı sermayenin “gelmek” bir yana kontrollü bir “çıkış” içinde olduğu görülüyor. Meclis tümüyle devre dışında, orada artık sadece yüzsüzce ve anlamsız oyunlar sahneleniyor. Her sabah zat-ı şahanelerinin yeni bir “yasa” ilanıyla karşılaşıyor, yeni bir kurumun atandığını öğreniyor, parmağının bütün medya üzerinden gözümüze sokulmasına maruz kalıyoruz! Dip dalgaları zorluyor Yine de, krizlerin devletin yapısı ve sermaye sistemiyle ilgili derin kökleri olduğunu da biliyoruz. Biz hep seçimleri konuşsak da, aslında seçimleri ve iktidar güçlerini de kapsayıp ülkeyi belirleyen derin dip dalgaları sıkça yüzeye vuruyor, alışık olmadığımız hatta bilmediğimiz ortamlara girip çıkıyor, hızla yenilerine sürükleniyoruz. İşte, 3. Selim ve 2. Mahmut’la başlayan, arada üç Paşa’ya uğradıktan sonra Resneli Niyazi İle dağa çıkıp Enver Paşa ile Sarıkamış’ta donup kalan ve nihayet M.Kemal’in üstün politik zekasıyla bir dengeye kavuşturup devletleştirdiği coğrafyamızdaki “modernleşme” serüveni, şimdi ve burada ağır bir “beka” […]

Öncü bir kadın portresi: Rosa Luxemburg

Rosa Luxemburg, “Sizin düzeniniz kumdan zemin üzerine kurulu. Devrim daha yarın “gümbürtüyle ayağa kalkacak yeniden” ve yüreklerinize korku salan borazanlarla ilan edecek: Vardım, varım, var olacağım!” diye haykırmıştı geleceğe miras bıraktığı basılı son sözlerinde… Bugün onlarca yıl sonra bile bu…

Kadınların Kent Hakkı

Bin yıllardır var olan erkek egemenliği üzerine, kapitalizmin gelişiyle şekillenen patriyarkal kapitalizm, kadınların aile içinde karşılıksız yaşlı, hasta, çocuk bakımı ve ev içi emeğinden erkeklerle ortak biçimde yararlanıyor ve bundan çok ciddi bir kâr elde ediyor. Bu sistemde en yoksul…

Thomas Bernhard’da Zamansallık ve Mekansallık

“Thomas Bernhard, İkinci Dünya Savaşı öncesi doğmuş, ikinci dünya savaşı sonrası da yazmış, Avusturyalı bir yazar” cümlesi, sanırım Bernhard üzerine bir yazı yazarken yapılabilecek en isabetli giriş. Bernhard alışılagelmiş edebiyat icrasının pek uzağında bir yazar; hatta Enis Batur’un deyimiyle “konfeksiyon…

Ibsen’in ‘görev’i


19. yüzyıl tiyatrosuna damgasını vurmuş ve gelecek yüzyıl yazınını derinden etkilemiş olan Henrik Ibsen, modern Avrupa tragedyasının temellerini atan yazarlardan belki de en önemlisidir. Genellikle natüralizm ve eleştirel gerçekçilik ile anılan Ibsen’ın yaşadığı 19. yüzyıl toplumunu hedef aldığı eserleri, tüm…

Dünya Genelinde Yükselen Kadın Hareketi

2016-2018 yılları belirli bölgelerde öne çıkan fakat bütün dünyayı saran kadın mücadelelerinin hızla yükseldiği yıllar oldu. 2019’da bu süreç devam ediyor. İspanya, Almanya, İtalya gibi ülkeler 8 Mart’a yine kadın grevleriyle girdiler. İsviçre’de Haziran ayına, 1991’den bu yana en güçlü…

Kandinsky’de Form ve Renk Üzerine

Kandinsky “Sanatta Ruhsallık Üzerine” adlı eserinde oluşturduğu resim pratiğinin teorik arka planını gösterir. Çalışmasını belli başlı başlıklara ayıran sanatçıda aslolan ‘dışsal’ olanın yoluyla ‘içsel’ olanı aramaktır. Doğanın ve insanlığın ruhunun ‘iç ses’ini ifade etme çabası içindedir. Resmin iki silahı vardır;…

Kübizmin Başlangıç Noktası Olarak Picasso’nun Avignon Genelevi

Özgün adı “Le Bordel d’Avignon” yani “Avignon Genelevi” olan Picasso’nun modern sanatta çığır açan tablosu Andre Salmon tarafından “Avignon’lu Genç Kızlar” adıyla kayıtlara geçirilmiştir. Picasso tablosunda Avignon’un meşhur genelevlerini ve fahişelerini resmetmiştir. Tabloda soldan sağa doğru ilerledikçe figürlerin formları bozulmaktadır.…

Tarih yapıcı kadınlar: Osmanlı’dan günümüze kadın hareketi

Tarihin öznesi olan kadınlar, adı sanı unutuluncaya değin tarih sayfalarının karanlık bölümlerine kapatılıp görünmez kılındılar. Kadınların adını saklayan resmi ideolojinin tarih yazımı; tarihi yapan özne rolünü erkeklere verirken kadınların ortak mücadele belleğini yitime uğratıp, bütünüyle tasfiye etmeye soyundu. Ancak, sonsuza…