Milyarlık İhalelerin Arkasındaki Emek Gerçeği: Rönesans Holding

Rönesans Holding’in Engineering News-Record  tarafından hazırlanan “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde yeniden ilk 50 içerisinde yer aldı. Şirket büyük altyapı projeleri, şehir hastaneleri, enerji yatırımları ve uluslararası inşaat faaliyetleriyle büyüyen Türkiye merkezli sermaye gruplarından biri haline geldi.
Rönesans Holding’in bu büyüme süreci, Türkiye’de kamu yatırımlarıyla güçlenen inşaat sermayesi modeliyle birlikte ilerledi. Milyarlarca liralık projeler üstlenen şirket, dünyanın farklı bölgelerinde faaliyet gösteren uluslararası bir müteahhitlik grubuna dönüşürken, aynı projelerde çalışan işçilerin ücret, çalışma koşulları ve hak mücadeleleri de gündeme geldi.

Rönesans Holding’e bağlı taşeron firmalarda çalışan işçiler, farklı dönemlerde ücret, tazminat, çalışma koşulları ve sendikal hakları için mücadele etti. Rönesans Holding gibi büyük müteahhitlik şirketlerinin büyüme modelinde taşeron sistemi önemli bir yer tutuyor. Ana yüklenici şirketler milyarlarca liralık projeler üstlenirken, işçilerin önemli bir bölümü taşeron firmalar üzerinden istihdam ediliyor. Taşeronluk, büyük projelerde maliyetleri düşürmenin bir aracı olarak kullanılıyor.

Bu taşeronlaşmış çalışma düzeni içinde Rönesans Holding’in farklı projelerinde çalışan işçiler, ücret, tazminat, barınma koşulları ve çalışma hakları için çeşitli dönemlerde mücadele yürüttü. Ankara Adalet Sarayı şantiyesinde çalışan işçiler, haklarını talep ettikleri süreçte taşeron firma Gülpa İnşaat ile karşı karşıya geldi. İşçilerin ücret ve alacak talepleri nedeniyle başlayan süreçte, firma yetkilileri tarafından işçilere saldırı gerçekleşti. En az üç işçi yaralandı.

Rönesans’ın farklı projelerinde çalışan işçiler de benzer sorunlarla gündeme geldi. Doğal gaz işletme tesisi şantiyesinde çalışan işçiler, pandemi döneminde karantinada kaldıkları sürelere ilişkin ücretlerinin ödenmemesi üzerine eylem yaptı. İkitelli Şehir Hastanesi inşaatında çalışan yaklaşık bin işçi ise yemekhanedeki kötü koşullar ve barınma sorunları nedeniyle iş bırakarak taleplerini duyurdu.

Bu örnekler, Türkiye’de büyük inşaat projelerinin arkasındaki emek ilişkilerini gösteriyor. Şirketler milyarlarca liralık projelerle büyürken, bu projeleri inşa eden işçiler çoğu zaman ücretleri, sosyal hakları ve sağlıklı çalışma koşulları için sürekli mücadele etmek zorunda kalıyor.

Rönesans Holding’in yükselişi, Türkiye’de sermayenin küresel ölçekte güç kazanma sürecinin önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda bu büyümenin hangi çalışma ilişkileri ve emek koşulları üzerinden gerçekleştiğini de gösteriyor. Büyük projelerin görünür yüzünde modern yapılar, uluslararası başarı listeleri ve milyarlarca liralık yatırımlar yer alırken, bu tablonun arka planında uzun çalışma saatleri, güvencesizlik ve hak mücadelesi veren binlerce işçinin deneyimi bulunuyor.