Gökçek’ten Yavaş’a Uzanan “Rant Yolu”: Öğrenciler ODTÜ Ormanı’na Sahip Çıkıyor

Ankara Büyükşehir Belediyesi, “Rant Yolu” olarak bilinen ve bir kısmı ODTÜ Orman’ından geçen resmi ismi “Bilkent-İncek Çevre Yolu Bağlantısı Projesi” olan yıkım projesine kaldığı yerden devam ediyor. Melih Gökçek döneminde başlatılan projede 9 Eylül 2017 gecesi ormana iş makineleriyle girilerek yaklaşık 4,8 kilometre uzunluğunda ve 50 metre genişliğinde bir alan tahrip edillmişti. Şimdi Mansur Yavaş tarafından sürdürülen bu projeye ilk tepki ODTÜ’lü öğrencilerden geldi. 

Neden projeye “Rant Yolu” Deniyor?

ODTÜ Ormanı’na ait 518.334,84 m²lik alanı yol yapımına tahsis eden proje ilk kez, 8 Eylül 2017 tarihinde ABB ve ODTÜ rektörlüğü tarafından imzalanan protokolle resmileşti ve iş makinelerinin ODTÜ Ormanı’na girmesi sağlandı, çalışmaların başlamasıyla binlerce ağaç kesildi. ODTÜ’lü öğrencilerin, mezunların ve Ankaralıların gösterdikleri direniş neticesinde projenin yürütmesi durduruldu. Aradan geçen zamanda, belediyenin yönetim kadrosu değişti ancak izlenilen politika değişmedi. 

Mansur Yavaş’ın göreve gelmesiyle yürütmeyi durdurma kararına hukuki itiraz yapıldı ve yol 2021 ve 2025 yıllarında yeniden ihaleye açıldı. Yol inşasıyla trafik sorununun çözülmeyeceği aksine güzergah çevresinde oluşturulacak lüks yapılanmayla özel araç kullanımının artacağı ifade edilse de belediye, bu projeyle kamu yararını gözettiğini iddia etti. Ancak ŞPO’nun yaptığı açıklamaya göre proje İncek ve çevresinde yüksek gelir grubuna yönelik konut alanları ve Bilkent Şehir Hastanesi, yeni Yargıtay Binası ve Niğde Otoyolu arasında yeni bir ulaşım koridoru oluşturarak bölgedeki trafik baskısını ve konut rantını büyütecek. Henüz yol tamamlanmadan bölgede lüks konut projeleri gelişmeye çoktan başlamış durumda. 

Buna benzer bir rant projesine örnek olarak daha önce Çukurambar deneyimi verilebilir. 2013 yılında ODTÜ arazisinin bölünmesiyle açılan 1071 Malazgirt Bulvarı Çukurambar’ın yoğun yapılaşmasını ve rantsal dönüşümünü hızlandıran en önemli bağlantı yollarından biri olmuştu. Çukurambar giderek bir yaşam alanı olmaktan öte yoğun bir iş ve yapılaşma merkezi oldu ve trafik ve altyapı sorunları azalmaktan öte artış gösterdi. 

ODTÜ Ormanı’nın Ankara İçin Önemi

ODTÜ ormanı, bozkırın ortasında öğrencilerin ve tüm üniversite bileşenlerinin emeğiyle yetiştirilmiş bir orman. Kampüs kurulurken rektör desteğiyle başlatılan fidan dikme işlemleri bugün Ankara için en önemli ormanlardan birini meydana getirdi. İçerisindeki göl, mevsimsel akarsular ve sulak alanlarıyla yüzlerce bitki türüne, 249 kuş türüne, çok sayıda kelebek, memeli, sürüngen ve diğer canlı türlerine yaşam alanı sağlamaktadır.

İklim kriziyle ısınan havanın kent merkezlerinde asfaltlara hapsolması ile hissedilen yüksek sıcaklıklara karşı ODTÜ ormanı gibi zengin ekosistemlere sahip ormanlar soğutucu etkide bulunuyor. Ormanın içinden yol geçmesi yalnızca ağaçların kesilmesi anlamına gelmiyor. Yol çevresinde yapılması planlanan yeni yerleşmelerin ve yapılaşmanın bölgedeki ekolojik dengeyi altüst edeceğini söylemek mümkün. Bu da Ankara’nın tamamını etkileyecek bir durum. Uzmanlar tarafından ormanın içinden geçmeyen alternatif çözüm yollarının mevcut olduğu söylense de şu anda ODTÜ’de iş makineleri öğrencilerin direnişine rağmen çalıştırılmaya devam ediyor.

Öğrencilerin direnişi sonucu ABB’den gelen talep sonucunda bugün öğrenciler ve belediye arasında bir görüşme gerçekleşti. Belediye yetkilileri ısrarla bunun kamu yararına olan bir proje olduğunu belirterek sorumluluğu da Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yükledi. Öğrenciler ise ormanda gördükleri ve direndikleri iş makinelerinin ise ABB’ye ait olduğunu belirtti. Daha önce itirazlarla durdurulan projenin akıbeti elbette yine halkın tepkisine göre şekillenecek.