Hakkari’ye Ulaşılamıyor: Heyelanın Sürükledikleri
Hakkari-Van Karayolu 11 Nisan’da yaşanan sel ve heyelan felaketi nedeniyle ulaşıma kapatıldı, günümüz itibariyle de yolun bazı bölgeleri hâlâ düzeltilmedi, aksaklıklar devam ediyor. Hakkari halkı haftalar boyunca en temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandılar, kendi imkânlarıyla valizlerini, çocuklarını sırtlayarak dağları aştılar, cenazelerini dahi iş makineleriyle taşımak zorunda kaldılar. Bu yaşananların arkasında ise yıllar boyu süregelen bir ihmalkârlık ve bilinçli bir görmezden gelme durumu var.
Hakkari-Van Yolu
Hâkkari’nin dışarıyla neredeyse tüm bağlantısı bu yol üzerinden sağlanıyor dolayısıyla bu yolun kapanması Hakkari’deki tüm hayatın bundan etkileneceği anlamına geliyor. Sağlık hizmetinin aksamasını, taşımacılık sektöründe çalışanların ciddi bir zarara uğramasını beraberinde getiriyor. Bu yol yıllardır heyelan nedeniyle zaman zaman ulaşıma kapatılıyor ve halk alternatif bir yol ihtiyacı hissediyor fakat 10 yıldır tekrar edilen “Yol çalışmalarımız devam ediyor.” cümlesi dışında hiçbir ilerleme görülmüyor. Ayrıca Hakkari’nin kuzey anadolu fay hattında yer aldığını ve uzmanların yakın zamanda büyük bir deprem uyarısında bulunduklarını da eklemek gerekiyor. Sürekli ulaşım ve altyapı problemleriyle mücadele eden halk böyle bir depremin gerçekleşmesi durumunda gerekli yardımın Hakkari’ye çok geç ulaşacağından endişe ediyor.
Heyelanı Oluşturan Koşullar
Heyelanı oluşturan arka plana da dikkat çekmek gerekiyor. Heyelan, yer çekimi etkisiyle gerçekleşen eğimli bir arazideki ani toprak hareketi olarak tanımlanıyor. Yağış etkisiyle suya doygun hâle gelen toprak da ağırlaşarak kayabiliyor ancak bu durumun şiddeti iklim krizinin etkisiyle aşırı yağışlara maruz kalındığında çok artıyor. Veriler Türkiye genelinde geçtiğimiz 6 ayda yağışların son 38 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını gösteriyor. Özellikle İzmir, Balıkesir, Antalya, Mersin, Adana, Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Van ve Hakkâri çevrelerinde %60’ın üzerinde artış gözlemleniyor. Yağışlarla birlikte toprağın dengesini bozacak yükler de heyelan oluşumunda etkili oluyor. Bu noktada oklar, AB finansmanıyla 30 milyon TL bütçeyle inşa edilen Entegre Katı Atık Yönetimi Projesi’ni gösteriyor. Sahaya gelen katı atıkların ilave yük oluşturduğu düşünülüyor. Bölgedeki jeolojik koşulların heyelana yatkınlığı bilinse de projeye ÇED raporu veriliyor ve tesis 17 Şubat 2024’te faaliyete başlıyor. Son heyelan da 2 milyon metreküp toprağın kaymasıyla tesis de yol da toprak altında kalıyor. Yine beklenen bir felaket göz göre göre gerçekleşiyor.
Heyelandan Bize Kalanlar
Hakkari halkı, yıllardır kendini tekrarlayan, daha iyiye gitmek bir yana, aşırı yağışlar ve bilimsellikten uzak, kısa süreli kâr amacıyla insani yaşam koşullarını tehlikeye atan tesisler nedeniyle derinleşen ulaşım sorunlarından bıkmış durumda. Deprem tehdidi altındaki bir kent için ulaşımın hayati olduğu su götürmez bir gerçek, ileride de felaketlere yol açabilecek bu tesis ivedilikle incelemeye alınmalı ve gerekiyorsa kapatılmalı. Bununla beraber sistematik olarak görmezden gelinen Hakkari’nin sesi duyulmalı ve insanların birikmiş mağduriyeti giderilmelidir.

