Sosyalist Yarışmalar: Devrimci Coşkuyla Üretmek

Görsel: 5 Yıllık Planı 4 Yılda Tamamlayacağız!

Sosyalist yarışma veya sotsorevnovaniye (соцсоревнование); Sovyetler Birliği’nde devlet işletmeleri, atölyeler, ekipler ve bireysel işçiler, eğitim kurumları ve hatta şehirler arasında iş verimliliği üzerine yapılan, iş birliği, karşılıklı yardım ve kolektivizme dayanan ve de emeğe dayalı rekabeti teşvik eden bir yarışmadır.

V. İ. Lenin, yarışmanın nasıl organize edileceği konusunda eserlerinde şöyle yazmıştır: “Sosyalizm yarışmayı ortadan kaldırmak bir yana, tam tersine, onu ilk kez gerçekten geniş çapta, gerçekten kitlesel ölçekte uygulama imkânı yaratır; emekçilerin çoğunluğunu, kendilerini gösterebilecekleri, yeteneklerini sergileyebilecekleri, halkın içinde kapitalizm tarafından binlerce, milyonlarca kez ezilmiş, bastırılmış, boğulmuş olan yeteneklerini keşfedebilecekleri bir çalışma alanına çekme imkânı yaratır. Sosyalist hükümet iktidarda olduğuna göre, şimdi bizim görevimiz bir yarışma düzenlemektir.”1

Devrimden sonra ülke zor durumdaydı ve nüfusu çalışma için seferber etme yollarından biri de insanlarda coşku oluşturmaktı. İşte bu amaçla “Lenin subbotnikleri”2 (gönüllü cumartesi çalışmaları) düzenlendi ve 1929’dan itibaren işletmeler ile münferit atölyeler arasında, kapitalist rekabetin yerini alan sosyalist yarışmalar ortaya çıktı.

29 Nisan 1929’da VKP(b)3 Konferansı, SSCB işçi sınıfına sosyalist yarışın yaygınlaştırılması çağrısında bulundu. Bu andan itibaren Sovyet toplumunun yaşamı yeni renklere büründü ve ideoloji, kendisinden uzak görünen üretim sürecine müdahale etti. Hiç şüphesiz sosyalist yarış, Sovyet döneminin kilit sembollerinden biridir. Ancak belki bir tayga keşişi bunun ne olduğunu bilemeyebilirdi zira SSCB döneminde her vatandaş bu yarışmalara katılırdı.

1928 yılında NEP (Yeni Ekonomi Politikası) sona erdirildi ve birinci beş yıllık plan başlatıldı. İşçilerin aklına basit bir fikir geldi. Kapitalist üretimin can suyu olan rekabet, sosyalizmde ortadan kalkıyor. Peki, yerine ne gelecek? Kâr elde etmek önemsizse, çalışma coşkusu nasıl artırılır? Tugaylar, atölyeler, laboratuvarlar ve öğrenci grupları arasında sosyalist yarış tertip etme fikrinin temeli buna dayanıyor. Kâr yerine bir şok işçisi4 (udarnik) flaması veya onur panosuna bir fotoğraf asılabilirdi. Sovyet değerler sisteminde bu az şey demek değildi.

9 Mayıs 1929’da VKP(b) merkez komitesi tarafından “Fabrika ve işletmelerin sosyalist yarışması hakkında” bir kararname kabul edildi. Bu kararname, “proletaryanın sosyalist eğitiminin ve en geniş işçi kitlelerinin ekonomik yönetim işine dahil edilmesinin en önemli yöntemlerinden birinin, fabrikaların, işletmelerin, madenlerin ve atölyelerin sosyalist yarışmasının daha fazla ve giderek daha geniş çapta yayılması olması gerektiğini” belirtiyordu.

Yarışmanın Tarihçesi

Kaderin cilvesine bakın ki sosyalist yarışın öncüsü, bugünkü Rusya Federasyonu başkanıyla aynı soyadını taşıyan Putin soyadlı bir işçi oldu. 15 Mart 1929’da Leningrad’daki Devlet Bakır Rafineri Tesisi “Krasniy Viborjets” fabrikasının çapak alma ustabaşısı Mihail Putin, Pravda gazetesinde “Fabrikanın boru atölyesi çapak alma işçilerinin sosyalist yarış sözleşmesini” yayımladı. Kızıl bakır çapak alma, raspalama ve tramvay yaylarının işlenmesinde iş verimliliğini artırma ve maliyeti düşürme konusunda bir meydan okuma başlatıldı. Mihail Putin gençliğinde sirkte güreşçi olarak sahne almış ve bir keresinde yedi dakika boyunca İvan Poddubniy’e5 karşı direnmişti. Nerede yarışırsa yarışsın Putin’i yenmek neredeyse imkânsızdı. Mihail Putin, SSCB’nin ilk İşçi Kahramanlarından biri oldu ve sosyalist yarışma girişimi tüm ülkeye yayıldı.

Donbas bölgesindeki Tsentralnaya-Irmino madeninde çalışan Aleksey Stahanov, 31 Ağustos’u 1 Eylül’e bağlayan gece, yaklaşık 6 saatlik bir vardiyada tek başına 102 ton kömür çıkarmıştır. Bu miktar, o dönemdeki kişi başı üretim kotasının tam 14 katıydı.Kotayı 14 kat aşan Donbasslı madenci Aleksey Stahanov’un adı bir simge haline geldi.6 Tüm ülkede Valentina Gaganova, Paşa Angelina ve Makar Mazay’ın isimleri yankılanıyordu. Ford’un istediği kadar maaş alabileceği açık çekle Amerika’ya çağırdığı Gorkiy Otomobil Fabrikası demircisi Aleksandr Busıgin7 şöyle dedi: “Ford’a iletin, bizim için vatan altından daha değerlidir.” (Tüm bu sosyalist emek kahramanlarının yaşam öyküleri ise başka bir yazının konusu.)

Tüm bunların yanı sıra sosyalist yarışmanın belki de en önemli gerçeğinin yarışı kaybedenlerin hiçbir yerden dışlanmamalarıydı. Bir ceza tehdidi yoktu; ancak vicdan azabı rövanş için çağrıda bulunabilirdi. Eğer işin içine baştan savma iş girerse durum başkaydı elbette… Genel coşku döneminde, yarış fikri bereketli topraklara düştü. Ve her ne kadar ekonomi açısından planı bozsa ve grafikleri altüst etse de. Tedarikçiler yetişmemişse bir fabrikayı neden vaktinden önce açmalı? Doktorlar işe alınmamışsa bir hastane için neden acele etmeli? Eğer Stahanov varsa Gosplan’a8 ne gerek var? Bu sorulara Stalin cevap vermeden edemezdi. “Yarış ve Kitlelerin Çalışma Atılımı” adlı eserinde önder şöyle yazmıştı:

“Rekabet der ki: Egemenliğini pekiştirmek için geride kalanları ez. Sosyalist yarış ise der ki: Bazıları kötü çalışıyor, bazıları iyi, bazıları ise daha iyi; en iyilere yetiş ve genel bir yükseliş sağla. Rekabetin kitlelerin coşkusuna benzer bir şeyi asla uyandıramayacağını söylemeye bile gerek yok.”9

SSCB Halk Komiserleri Sovyeti, Eylül 1929’da işletmelerde yarışma sonucunda elde edilen tasarrufun yüzde 40’ı tutarında bir prim fonu oluşturmaya karar verdi. İşçiler; iş verimliliğini artırma, ürün çıktısını artırma ve kalitelerini iyileştirme, ürün maliyetini düşürme ve ayrıca yakıt, hammadde ve malzeme tasarrufu sağladıkları için ödüllendiriliyordu.

Sosyalist yarışmaya katılım resmi olarak gönüllü olsa da aslında halk ekonomisinin tüm dallarında, tarımda, sanayide, kurumlarda, ofislerde, hastanelerde, okullarda, orduda ve kolluk kuvvetlerinde her yerde yürütülüyordu. Bu sürecin yönetiminin önemli bir parçası her zaman “sosyalist taahhütler” olarak adlandırılan taahhütlerdi. Temel odak noktası üretim planıydı; bundan yola çıkarak çalışma kolektifleri ve bireysel çalışanlar, planlı veya hatta artırılmış sosyalist taahhütler üstlenmeyi borç bilirlerdi.

Çoğu durumda, SSCB’deki her sosyalist yarışmanın sonuçlarının özetlendiği tarihler, Ekim Devrimi’nin yıldönümü, Vladimir İlyiç Lenin’in doğum günü gibi önemli veya anılmaya değer bir tarihe denk getirilirdi.

İkinci Beş Yıllık Plan döneminde, 1935 yılında, Stahanov hareketi aktif olarak gelişmeye başladı. Bu, SSCB’deki sosyalist üretimin yenilikçilerinin (ileri gelen işçiler, kolhozcular, mühendislik-teknik çalışanları) yeni teknik ve teknolojilerin özümsenmesi temelinde iş verimliliğini artırmak için başlattığı kitlesel bir hareketti.

Görsel: Sancakta “Tüm Halkın Sosyalist Yarışması” yazıyor. Sağ taraftaki dörtlükte ise “Planlarımızı ve görevlerimizi, yıldan yıla aşıyoruz. Gücümüz (sosyalist) yarıştadır! Yarışarak ileri gidiyoruz!” yazıyor. Ressam: F. Nelobin (Ф. Нелобин) Şiir: V. Suslov (В. Суслов)

1941-1945 Büyük Anayurt Savaşı yıllarında, daha az sayıda çalışanla daha fazla ürün vermeyi sağlayan sosyalist yarışma biçimleri ortaya çıktı. İki yüzlükçüler (bir iş gününde iki vardiya görevini yerine getirenler), binlikler hareketi, çok tezgahlılar, meslek birleştirenler, cephe nöbetleri, komsomol-gençlik tugayları, cephe gerisi muhafızları gibi çalışma grupları cepheye azami yardım sağlamak amacıyla üretim ve inşaatın hızlandırılmış yöntemlerinin kullanımını artırdı. 1942 yılının ortalarına gelindiğinde, ülkede sanayinin askeri ürün üretimine yönelik yeniden yapılandırılması tamamlanmıştı. Sanayi kolları arasında ülke çapında sosyalist yarışmanın gelişmesi için koşullar oluştu.

Yüksek iş verimliliği gösteren en iyi çalışanları Sosyalist Emek Kahramanı unvanlarıyla ödüllendirmek, onur belgeleri vermek, Devredilebilir Kızıl Sancağı takdim etmek, fotoğraflarını ve isimlerini Onur Kitabına ve Onur Kuruluna işlemek gibi ödüller yarışmada galip gelen işçilere veriliyordu. Sosyalist yarışma pratiği, insan ruhunun en derin tellerine dokunuyordu. “Dört yılda beş yıllık plan”, “Yetişmek ve geçmek”, “Süt verimini artırmak” sloganları boş kelimeler değildi.

Görsel: “Sosyalist yarışmada üstün başarılar için” devredilebilir kızıl sancak, SSCB, 1950-1980 dönemi

Devredilebilir Kızıl Sancak’ı almak herhangi bir işletme için büyük bir onurdu ve işletme girişindeki onur kurulunda yer alan yarışma galiplerinin fotoğrafları gurur duymayı sağlıyordu. “Devredilebilir Kızıl Sancak” (переходящее Красное знамя), sosyalist yarışmaları kazanan çeşitli iş yerlerinde Sovyet kolektiflerine verilen bir ödüldü. Devredilebilir terimi, belirli bir kuruluşta (işletme, okul, enstitü, klinik vb.) veya kuruluş kategorisinde (örneğin, endüstri türü) düzenlenen belirli bir yarışma türü için, ödülün tek bir fiziksel kopyasının yıllık veya üç aylık olarak düzenlenen bir yarışmanın galibinden bir sonraki yarışmanın galibine devredildiği anlamına gelir.

Etkin çalışmayı sağlamak ve planlanan sosyalist taahhütleri aşmak için, fabrika işçilerinden gelen rasyonelleştirme önerileri üretime aktif olarak dahil ediliyordu. Ekonomik etkisine bağlı olarak rasyonelleştirme önerileri için ödül miktarı belirleniyordu.

Sovyet-parti basını, en iyi işletmelerin deneyimlerini göstererek, geride kalanları teşvik ederek, elde edilen sonuçların kamuya açık kaydını ve kontrolünü düzenleyerek, fabrika ve işletmelerin yarışmalarını geniş ve kapsamlı bir şekilde duyuruyordu. Şehir parti komitesi, hasat döneminde Sosyalist Yarışma Bülteni çıkarıyordu.

1970-1980’li yıllarda, Tüm Rusya sosyalist yarışmalarına katılım koşulları RSFSC Bakanlar Kurulu tarafından onaylanıyor ve yerel birimlere gönderiliyordu. İşletmeler, kuruluşlar, yerleşim yerleri, atölyeler ve çalışanlar arasında sosyalist yarışmalar düzenleniyor ve bunlar bir sözleşme imzalanarak resmileştiriliyordu. Sosyalist taahhütler; broşürler, afişler ve ilanlar şeklinde hazırlanıyordu.

Sonuç olarak, sosyalist yarışmanın somut görevleri şunlardı: teknik-sanayi-ekonomi planlarının yerine getirilmesi ve aşılması, maliyetlerin düşürülmesi ve iş verimliliğinin artırılmasına yönelik belirlenen normların yerine getirilmesi ve aşılması, ürün kalitesinin iyileştirilmesi, devamsızlık ve kusurlu üretimle mücadele, teknik iyileştirmelerin aktif olarak uygulanması ve işçi buluşçuluğunun geniş katılımıyla üretimin rasyonelleştirilmesi olarak tanımlanabilir.

Sosyalist yarışmaların temel faydası, tüm yarışmacıların ortak bir amaç için çalışmasıydı. Başarılar, sadece bir fabrikanın başarılı olup diğerlerinin birinci olmadığı için başarısız sayılması şeklinde değil, ortak bir zafer olarak rapor ediliyordu. Nitekim her fabrika birincilik için çabalarsa, hep birlikte ürün üretimi ve hizmet sunumunda kesinlikle iyi sonuçlar verirler. Sosyalist yarışmaların olumlu sonucu da buydu.

Dünya Ölçeğinde Sosyalist Yarışma Deneyimleri

Sovyetler Birliği’nde 1929 yılında kitlesel bir nitelik kazanmaya başlayan sosyalist yarışma pratiği, zamanla ulusal sınırları aşarak dünya sosyalist sisteminin temel ekonomik ve toplumsal sütunlarından biri haline gelmiştir. İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı’ndan sonra kurulan diğer sosyalist devletler, bu yöntemi kendi yerel koşullarına uyarlayarak üretimi artırmanın ve toplumsal birliği sağlamanın bir yolu olarak benimsemişlerdir. Örneğin, Demokratik Alman Cumhuriyeti’nde maden işçisi Adolf Hennecke’nin 1948 yılında günlük kotasını büyük oranda aşmasıyla başlayan süreç, Doğu Avrupa genelinde “aktivist hareketi” olarak bilinen yarışmaları tetiklemiştir. Yugoslavya’da bu hareketin en ikonik figürü, 1949 yılında bir vardiyada çıkardığı kömür miktarıyla Stahanov’un rekorunu kıran maden işçisi Alija Sirotanović olmuştur. Sirotanović’in bu başarısı, ülkede “udarnik” (şok işçisi) hareketini kitleselleştirmiş ve savaş sonrası harabeye dönen ülkenin yeniden inşasında büyük bir işçi coşkusunu harekete geçirmiştir. Küba Devrimi sonrasında ise bu pratik daha özgün bir boyuta taşınmış; özellikle sanayi yönetimi sürecinde maddi primlerden ziyade, gönüllü çalışmayı ve kolektif bilinci ön plana çıkaran “manevi teşvikler” sistemi geliştirilmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti’nde de “Emek Modelleri” sistemi üzerinden şekillenen bu yarışmacı yapı, sanayileşme hamlelerinin merkezine yerleştirilerek toplumun en üretken kesimlerini onurlandırmanın temel aracı olmuştur. Tüm bu uluslararası örneklerde temel ilke, SSCB deneyiminde olduğu gibi, birinin diğerini ezmesi değil, geride kalana yardım ederek genel bir toplumsal yükseliş sağlamak olmuştur.

Bir Bellek ve Gelecek İnşası Olarak Sosyalist Yarışma

Sosyalist yarışma, Sovyetler Birliği’nin tarihsel pratiğinde yalnızca ekonomik bir verimlilik aracı olarak karşımıza çıkmıyor. Bu yarışmalar, yeni bir insan tipinin ve kolektif yaşamın inşası için başvurulan temel bir yöntem olagelmiştir. Kapitalist sistemin temel itici gücü olan “kâr” ve “ezerek yükselme” prensibinin yerine; dayanışma, karşılıklı yardım ve toplumsal faydayı koymayı amaçlamıştır. Stahanov, Hennecke, Sirotanović gibi işçilerin yarattığı işleyiş ve “dört yılda beş yıllık plan” gibi hedefler, bireysel hırslardan ziyade toplumsal bir zaferin parçası olma coşkusuna dayanıyor.

Bugünün sosyalizm anlayışında bu kavrama ihtiyaç var mı? Kapitalizmde verimlilik, işsiz kalma korkusu veya daha fazla tüketme arzusuyla kamçılanır. Sosyalist bir toplumda temel ihtiyaçlar güvence altına alındığında, insanları daha iyiyi üretmeye itecek şey yukarıda da vurgulandığı gibi onur panoları, manevi tatmin ve toplumsal saygınlık olacaktır. Hatırlayalım, üst paragraflarda şöyle bir soru vardı: “Eğer Stahanov varsa Gosplan’a ne gerek var?” Bu soru oldukça kritiktir. Katı merkezi planlama bazen yereldeki dinamizmi boğabilir. Sosyalist yarışma, yerel birimlere kendi potansiyellerini aşma alanı tanıyarak planlamayı aşağıdan yukarıya doğru besleyen bir esneklik subabı görevi görebilir. İşçi buluşçuluğunun ve rasyonelleştirme önerilerinin üretime dahil edilmesi yaratacağımız dünyanın en önemli hedeflerinden biridir.

Bugün sosyalist bir iktidara sahip olsaydık, yapay zekâ ve otomasyon çağında, işçilerin üretim sürecini iyileştirmek için yarışması, teknolojinin insanın aleyhine (işsizlik) değil, lehine (çalışma saatlerinin azalması) kullanılmasını sağlar. Son olarak bugün sosyalist bir ülkede yaşıyor olsaydık, bu yarışmaları tercih eder miydik? Kolektif bir başarıyı ortak bir zafer olarak kutlamak, bir başkasını ezerek yükselmekten çok daha insani bir tatmin sağlar. Ancak bu yöntemin tercih edilebilir olması için, Türkiye özelinde belirtilen o kolektif anlayışın sınıfsal bir bilinçle yeniden harmanlanması gerekir. Eğer bu yöntem sadece yukarıdan dayatılan bir “kota aşımı” haline gelirse, 1980’lerin SSCB’sinde olduğu gibi asli ruhunu kaybeder. Dolayısıyla bugünün sosyalizmi için bu kavram; demokratik katılımın, şeffaf verilerin ve gerçek emekçi iradesinin olduğu bir zeminde kesinlikle tercih edilecekdir.

Günümüzde sosyalist yarışma, yalnızca SSCB dönemine ait, tozlu raflarda kalmış bir “geçmiş zaman hatırası” olarak görülmemelidir. Aksine, sosyalizmin somut deneyimlerinden süzülüp gelen ve özellikle planlı ekonominin, emperyalist dünya ile olan amansız mücadelesi içinde zorlandığı noktalarda üretici güçleri harekete geçirebilecek canlı bir kavramdır. Bu yöntem, bir işletmenin başarısının diğerinin başarısızlığına dayanmadığı, aksine geride kalanın elinden tutulduğu bir “genel yükseliş” modelidir. Ancak bu noktada sosyalist hareketlerin güncel durumu ile emekçilerin gerçek pratiği arasındaki makas dikkat çekicidir. Sosyalizmin inşası ve kapitalist sistemin tasfiyesi sürecinde bu tarz iktisadi uygulamalara kaçınılmaz olarak ihtiyaç duyulacaktır. Fakat bugün bu kolektif anlayışı hayata geçirecek zihinsel ve örgütsel hazırlık, teorik tartışmalardan ziyade bizzat grev alanlarındaki işçilerin “birimiz hepimiz için” diyen ruhunda saklıdır. Bu ruh, sendikal mücadelelerden üretim sahasına taşındığında, sosyalist yarışma sadece bir tarihsel anekdot değil, geleceğin iktisadi motoru haline gelecektir. Dolayısıyla sosyalist yarışma, geçmişin bir nostaljisi olmasından çok ötede bir yerde, gelecekteki sorunlara çözüm olabilecek somut bir yönetim enstrümanı olarak belleğimizdeki yerini korumalıdır.


  1. Lenin, V. İ. Tüm Eserler. 5. baskı. Moskova: Politizdat, 1974. Cilt 35. S. 195—205. 6–9 Ocak 1918, yayın tarihi: 20 Ocak 1929, Pravda Gazetesi No: 17 (Rusça) ↩︎
  2. Rusça “Cumartesi” anlamına gelen subbota (суббота) kelimesinden türetilen Subbotnik ilk olarak, 12 Nisan 1919’da Moskova-Kazan demiryolu hattındaki işçilerin, iç savaşın zorluklarına karşı lokomotifleri tamir etmek için mesai bitiminde gönüllü olarak kalmasıyla başlamıştır. Vladimir Lenin, bu hareketi “Büyük Bir Başlangıç” olarak nitelendirmiş ve bunu komünizme geçişin en somut adımlarından biri olarak görmüştür. 1 Mayıs 1920’de Lenin’in kendisi de Kremlin’deki bir temizlik çalışmasında kütük taşıyarak bu geleneğe katılmıştır. – y.n. ↩︎
  3. Tüm Birlik Komünist Partisi (Bolşevikler) – y.n. ↩︎
  4. Udarnik, Sovyetler Birliği’nde fabrika veya iş yerlerinde belirlenen kotaları aşan, son derece üretken ve çalışkan işçileri tanımlamak için kullanılan terimdir. Udar – vurmak, darbe, şok gibi anlamlara gelen bir sözcüktür ve udarnik bu kökten gelir. – y.n. ↩︎
  5. Ivan Maksimoviç Poddubniy (1871–1949), Rus ve Sovyet tarihinin en efsanevi figürlerinden biri, dünya çapında tanınan bir profesyonel güreşçi ve sirk sanatçısıdır. “Şampiyonların Şampiyonu” ve “Rus Devi” gibi lakaplarla anılan Poddubniy, gücü ve dürüstlüğüyle bir halk kahramanı haline gelmiştir. ↩︎
  6. Aleksey Grigoryeviç Stahanov, Sovyetler Birliği’nin endüstrileşme dönemine damgasını vurmuş, dünya çapında ün kazanmış bir maden işçisidir. 1935 yılında kırdığı üretim rekoruyla, iş verimliliğini artırmayı amaçlayan ve kendi adıyla anılan “Stahanovizm” akımının sembolü olmuştur. https://warheroes.ru/hero/hero.asp?Hero_id=10229 ↩︎
  7. Aleksandr Haritonoviç Busıgin (1907–1985), Sovyetler Birliği’nde makine imalatı ve otomotiv endüstrisinde Stahanovcu hareketin öncüsü olan dünyaca ünlü bir demirci ustasıdır. ↩︎
  8. Sovyetler Birliği’nde devletin ekonomik planlamasından sorumlu olan en üst düzey merkezi organdır. İsmi, “Devlet Planlama Komitesi” anlamına gelen Rusça Gosudarstvenniy Planoviy Komitet (Государственный плановый комитет) ifadesinin kısaltmasıdır. ↩︎
  9. Kitlelerin Yarışı ve Çalışma Şevki. Mikulina’nın “Kitlelerin Yarışı” Broşürüne Stalin’in Önsözü. 11 Mayıs 1929 // Pravda 22 Mayıs 1929. No: 114. Basım: Stalin Tüm Eserleri. Cilt: 12. Sayfa: 108—111. https://docs.historyrussia.org/ru/nodes/440995-sorevnovanie-i-trudovoy-podem-mass-predislovie-stalina-k-broshyure-mikulinoy-locale-nil-sorevnovanie-mass-locale-nil-11-maya-1929-g#mode/inspect/page/2/zoom/4 ↩︎