Kürt Hareketi

Güncellik Bir Uçan Balon mudur?

Sürecin başından itibaren yazı yazma imkanı bulduğum Yeni Yaşam gazetesindeki yazılarımda, Kürt Özgürlük Hareketi’nin “silahlı mücadeleyi sonlandırma” ve “silahlı mücadelenin merkezi yapısı olan PKK’yi feshetme” kararı konusunda eleştirel bir değerlendirme yapmak yerine anlamaya çalışmayı tercih ettim. Amacım, alınan tarihsel ağırlıktaki…

Kürt Halkının Tarihsel Kavşağı

Kürt halkı da, yeryüzündeki bütün halklar gibi “sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir kitle” olmayıp, sınıflardan oluşmaktadır. Yeni dönem Kürt halkı içindeki sınıf gerçekliğini eskisinden daha fazla öne çıkaracaktır. Ezilip yok sayılan bir halkın özgürleşme hamlesi farklı sınıfları etrafında toplayabilen özel bir…

Fırsat mı Çukur mu?

Gazetemizde 14.01.2025 de yayınlanan “İlk adımı beklerken” yazımda şöyle demişim: “Türkiye emperyalist “Batı” tarafından “gözetmekle” görevlendirildiği Yeni Suriye’nin içine girdikçe, “orası” ile “burası” arasındaki zaten uzun zamandır yaşanan karşılıklı akış hali hem farklı alanlara yayılıp dallanıp budaklanıyor hem de hızını…

İlk Adımı Beklerken

Varlığını çeşitli belirtilerle anladığımız ama ne olduğu henüz tam anlaşılmayan “süreç” devam ediyor. Henüz “ne olduğu” tam anlaşılamayanın “ne olabileceği” ve “nasıl ilerleyebileceği” üzerine bolca yazılıp konuşuluyor. Bizzat üstüne konuşulup yazılanlar da sürecin “ne” olacağını ve “nasıl” ilerleyeceğini bir biçimde…

23 Haziran’ın Ardından: Sol Şimdi ne Yapacak?

Solla ilgili genel bir tanımlama yaparsak son yıllarda yaşanan tasfiye dalgasında solun, genel itibariyle üç ayrı hatta konumlandığını saptayabiliriz. Sol, ya HDP/Kürt hareketi ekseninin içerisine sıkışıp eriyip gidiyor, ya CHP’ye eklemleniyor ya da bağımsız bir duruşta ısrar ederek o bağımsız…

Kavşak Noktası

A. İsyan’dan bugüne Haziran İsyanı günlerinde hiç beklemediği bir anda kendi iktidarının sonunun geldiğini gören AKP, hemen yedi ay sonra 17-25 Aralık’ta “içerden” darbelenerek cezaevine kapatılma riskiyle tanışmıştı. Darbeyi vuran en yakın “ittifak” gücü/Cemaat’i kaybederek denge ve güç kaybına uğrayan AKP, Ordu ile “flört” etmeye sürüklenmişti. O arada, PKK’yi kuşatıp sıkıştırarak zayıflatma amacıyla yürüttüğü “Çözüm sürecinde” kaybeden taraf olduğunu da gördü ve son darbeyi 7 Haziran’da aldı. Bütün bu süreç içinde, aynı zamanda, Ortadoğu politikaları da iflas etmiş, kendi deyimleriyle “değerli yalnızlık” içine düşmüşlerdi. Ancak, AKP, her biri özel ağırlık taşıyan ve normal şartlarda hükümetin düşmesini sağlayabilecek güçte olan bu darbeleri atlatabildi ve halen iktidarda! Ama, nasıl ve ne pahasına? Gezi isyanının bastırılması sürecinde başlayan, 17-25 Aralık’ta yaptığı yolsuzlukları açığa vuran Cemaat’in “darbe girişimiyle” hız kazanan ve nihayet, 7 Haziran öncesinde Rojava’daki gelişmeler ve HDP’nin barajı aşacağının kesinleşmesi üzerine “Çözüm masasının devrilmesiyle” askeri biçimlere bürünerek yoğunlaşan özel bir “yönetim tarzı” oluştu. Bu “tarz”, kitle destekli bir açık faşist diktatörlüğün zemin taşlarını döşüyor. İşte, AKP, başka sebeplerin yanı sıra, özellikle bu özel yönetim tarzı sayesinde halen hükümet edebiliyor. Öyle ki, kaybettiği 7 Haziran seçimlerini bile fiili durum yaratarak olmamışa çevirebildi ve hukuk dışı bir “Darbe” biçiminde yürüttüğü 1 Kasım süreciyle hedefine ulaşabildi. Bu yönetim tarzı, özel bir öge tarafından belirleniyor; evet, her tarafımızı kuşatan gerilim politikalarından söz ediyoruz. Sürekli ve açılıp saçılarak toplumun tümünü ve yaşadığımız zamanın her anını kaplayan bir “kontrollü gerilim”, bize dayatılan “yönetim tarzının” ana ögesini oluşturuyor. Süreklileşen ve birçok biçime bürünen gerilim politikalarıyla toplum kamplaştırılıyor, bu kamplar birbirine düşmanlaştırılıyor ve ama her durumda, “Sünni-Türk-Erkek” bir tabanın “İslamcı bir Türkçülük” ve “Devletin Bekası” zemininde AKP’nin arkasında toplanarak pekiştirilmesi hedefleniyor. Çıkarılan yeni yasalarla; yasama, yürütme ve yargının biçimsel de olsa var olan özel alanları, birleştirilerek merkezileştirildi ve bu özel tarz, onu yargılayan ya da hızını kesen herhangi bir engelle […]