Pırlanta Baronlarına ÖTV Kalkanı: 1 TL Bile Vergi Vermedikleri Ortaya Çıktı 

TBMM Genel Kurulu’nda sermaye sınıfının çıkarlarını savunan bir adım daha atıldı. Elmas, inci ve pırlanta gibi kıymetli taşlardan yüzde 20 oranında Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) alınmasını öngören madde, AKP’nin kabul edilen önergesiyle torba yasa teklifinden tamamen çıkarıldı. Kıymetli taşlarla ilgili birçok işletmenin ise son yıllarda bir lira bile kurumlar vergisi vermediği ortaya çıktı. Yoksulun ocağını kaynattığı mutfak tüpünden vergi alınıp mücevherattan alınmaması da yoğun tepki çekti.

Krizin asıl faturası her geçen gün yoksul halkın sırtına yükleniyor. Egemen sistem, bütçe açıklarını kapatmak bahanesiyle sömürü çarklarını hızlandırıyor. Emekçinin ocağındaki tüp ağır vergilerle gasp edilirken, zenginlerin serveti özenle korumaya alınıyor. TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen torba yasa teklifinde pırlanta, elmas ve inci gibi kıymetli taşlardan ÖTV alınmasını öngören 12’nci madde teklif metninden çıkarıldı. Danışma Kurulu kararı ve AKP’nin kabul edilen önergesiyle, sermayedarların lüks tüketimine yansıyacak olan bu yüzde 20 oranındaki vergi tamamen çöpe atıldı. Meclis’te atılan bu adımlarla, milyonlarca liralık mücevherlerle sefa sürenler devasa bir vergi yükünden muaf tutuldu. Yoksulun lokmasına bile göz dikilirken, sermaye sınıfının çıkarları açıkça koruma altına alındı.

Temel İhtiyaçlara Haraç: Vergi

Zenginlerin pırlantasından vergi almaktan vazgeçen iktidar, emekçinin ocağını kaynatan mutfak tüpünden dahi vergi tahsil etmeyi aralıksız sürdürüyor. Halkın en temel barınma ve beslenme ihtiyacı olan mutfak tüpü, bu sistem tarafından adeta bir lüks tüketim nesnesi olarak görülüyor. Bugün 1440 liraya satılan bir mutfak tüpünün yaklaşık 160 lirası ÖTV, 131 lirası ise KDV adı altında halkın cebinden acımasızca çekilip alınıyor.Emekçi, bir mutfak tüpü için ödediği paranın yaklaşık 290 lirasını doğrudan vergiye veriyor. Bu dolaylı vergi düzeni, gelir dağılımını tamamen bozuyor ve muazzam bir adaletsizlik yaratıyor. Aylık geliri 22 bin lira olan bir işçi ile aylık geliri 1 milyon lira olan bir patron, dolaylı vergiler karşısında aynı vergi yükünü ödüyor.

Mücevher Şirketlerine Vergi Muafiyeti

Türkiye’nin dev mücevher şirketleri, pırlanta ve elmas vitrinlerinin ardında devasa bir vergi muafiyeti zırhıyla korunuyor. Milyarlarca liralık ciro yapan, onlarca şubesiyle lüks tüketimin merkezinde duran markaların vergi levhaları, sermaye düzeninin gerçek yüzünü bir kez daha belgeliyor. 2022, 2023 ve 2024 yılları verilerine göre bu şirketlerin matrah tablolarında sadece “matrahsız” ibaresi yer alıyor. El Yazmaları’nın ortaya çıkardığı verilere göre sektörün devleri arasında gösterilen Atasay Kuyumculuk, Lizay Kuyumculuk ve Ariş Pırlanta bir lira bile kurumlar vergisi ödemedi. Öte yandan yine sektörün devlerinden Zen Pırlanta ABD’li şarkıcı Jennifer Lopez’i marka elçisi olarak atadı. New York Post’un haberine göre ABD’li şarkıcı anlaşma için 10 milyon dolar para aldı.

Bu tablo, lüks içinde yaşayan bir azınlığın vergi yükünden nasıl muaf tutulduğunu açıkça kanıtladı.Emekçiler enflasyon karşısında her gün daha da yoksullaşırken, pırlanta piyasası “kriz” bahanesiyle vergi dışı bırakılarak korundu. Milyonlarca insanın alın teri, bu pırıltılı taşların muafiyetinde eriyip gitti.

Bütçe Açığının Faturası Halka Kesiliyor

İktidar, bütçe dengesizliklerini ve ekonomik krizleri çözme bahanesiyle ÖTV üzerine KDV bindirerek verginin vergisini alıyor. Ancak devlet harcamalarındaki devasa kara delik kapatılmadığı için toplanan bu paralar bütçe açığını onarmaya hiçbir fayda sağlamıyor. Emekçiden, çiftçiden ve işçiden toplanan vergiler hizmete, altyapıya veya geçinemeyenlerin cebine gitmiyor. Yalnızca iki aylık dönemde halktan toplanan 2,3 trilyon liralık verginin 640,1 milyar lirası doğrudan faiz ödemelerine giderek buharlaştı. Ödediğimiz her 100 lira verginin 27 lira 79 kuruşu doğrudan faize gitti. Zenginlerin servetini koruyan ve bütçe açığının tüm faturasını yoksul halkın sırtına yükleyen bu adaletsiz düzen, sömürü çarklarını hız kesmeden döndürmeye devam etti.