Kadın

Gülistan Doku Cinayetinde Sistematik Karartma

Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 6 yıl önce kaybolmasının ardından açılan davada kamu görevlilerinin de dahil olduğu organize suç ağı yargılanıyor. 7 ilde toplam 13 kişi gözaltına alındı. Soruşturma sürerken cinayetin şüphelilerinden Umut Altaş’ın abisi Sidar Altaş, cinayeti işleyenin dönemin…

Hayattan Sahneye Bir Mor Şalvar Hikayesi 

Tiyatro bu aralar hayatımıza daha fazla girdi. Kimin hayatından bahsediyorum? İzmir Mor Dayanışma etrafında yan yana gelmiş olan kadınların. Bir süredir dernekte doğaçlama tiyatro gösterileri yapıyor ve izliyorduk. Bunu daha önce yazmıştım. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları…

Mücadelenin Haritasını Pinlemek

Geçtiğimiz günlerde ANAMED Kütüphanesi, Gülhan Balsoy hocayla “Osmanlı’da Avare Kadınlar: 19. Yüzyıl Aile Krizi ve Kadın Yoksulluğu” başlıklı çevrim içi güzel bir söyleşi yaptı. Söyleşi bir nevi hocanın doktora tez çalışmasını konu ediniyor[1]. Çalışmanın tamamını değilse de bir bölümünü konuşabildik…

Federici’nin Müşterekler Siyasetinden Öğreneceklerimiz

Doğal varlıkların sömürüsü ve kadınların ezilmesi arasında paralellikler olduğu varsayımı çeşitli ideolojik ve politik yaklaşımlar tarafından savunulagelmiştir. Mülksüzleştirme, ortak yaşam alanlarına el koyma gibi pratikler Türkiye’de ve küresel çapta hız kazanırken, kadınların bundan nasıl etkilendiği ve etkileneceği feminist hareketin dikkate…

İktidarın Kadın Politikalarının İkili Karakteri 

İktidar, kendinden olmayan herkese saldırı konseptini farklı biçimlerde yineliyor. Kürtler, Aleviler, devrimciler, gençler, çocuklar, LGBTİ+’lar, kadınlar… Liste oldukça uzun. Belirli grupları ezmeye, yok saymaya, yoksullaştırmaya devam edip Türk, Sünni ve erkek iktidarı yaratmaya çalışırken bir yandan da hiçbir ayrım gözetmeksizin…

Medyada Kadın Kamusallığı Mücadelesi

* Yazı, TÖP İzmir Kültür Sanat Meclisi tarafından kolektif şekilde kaleme alınmıştır. TÖP İzmir Kültür Sanat Meclisi olarak Zamanımız ve Biz söyleşileri kapsamında, mart ayında Eser Köker ile “Medyada Kadın Temsilleri” üzerine söyleştik. Söyleşinin ses kaydını referans alıp konu üzerine…

Kadınların Siyasete Katılımı ve Temsili: Zengin, Yaşlı ve Beyaz (Türk-Sünni) Erkekler Kulübünde Siyasetin Tarihsel ve Güncel Kesişimi

Kadınların siyasete katılımı ve temsili, patriyarkal kapitalizme içkin ve kadınların mücadele tarihi kadar köklü bir konu. Resmî ideolojinin tarih yazımı tarihi yapan özne rolünü erkeklere verirken, tarihin öznesi olan kadınlar, siyasal ve toplumsal tüm alanlarda görünmez kılındılar. Devlet sermeye ve…

Salgın Günlerinde Patriyarka

Bugüne kadarki mücadele pratikleri ile ne kadar güçlü bir toplumsal dinamik olduğunu gösteren kadın hareketi, karantina koşullarında da mücadeleye devam edecek alanlar açıyor.  Zira salgından korunmak için alınması gereken karantina önlemleri kapsamında, kadınların birbirleriyle fiziki olarak görüşmesinin çokça sınırlandığı, kadınların…

Diyalektik Bir Feminizm İçin Geçmiş Deneyimlere Odaklanmak: 1917 Ekim Devrimi, Rabotnitsa, Jenotyel

El Yazmaları’nın notu: 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle hazırladığımız dosya çerçevesinde yazarımız Perihan Koca’nın 1917 Devrimi sürecinde ve sonrasındaki kadın mücadelesini incelediği yazısını okurlarımızın ilgisine sunuyoruz. Teoride ve pratikte, farklı uçlara savrulmaya meyyal ikilikleri aşmak için diyalektik bir feminizme…

Kadınlar bekçi istemiyor

AKP/Erdoğan iktidarı, içinde bulunduğu krizleri aşmak ve faşizmi kurumsallaştırmak için hem içerde hem de dışarıda bir savaş politikası yürütmektedir. Yeni bir toplum dizayn etmeye çalışan iktidar, korku ve denetleme aygıtlarını mümkün olan en yüksek düzeye çıkarmaya çalışıyor. Bu kapsamda uygulamaya konulan bekçilik sisteminin amacı; Erdoğan iktidarının selameti için güçlendirilen baskı mekanizmalarının önemli bir kolu olarak, güvenlik güçlerinin yeteri kadar giremediği tüm alanlara nüfuz etmeyi sağlayabilmektir. Geçtiğimiz günlerde bekçilere; vatandaşlara kimlik sorabilme yetkisi ile üst arama, silah ve zor kullanma gibi yeni yetkiler tanıyan yasa kabul edildi. Söz konusu yasa toplumun tüm kesimi etkilemekle birlikte en çok kadınları endişelendiriyor. Son günlerde bekçilerle alakalı kadın tacizi haberlerini incelediğimizde bu endişenin çok da haksız olmadığını görmekteyiz. Kadınlar üzerindeki baskı artıyor AKP iktidarı, 18 yıldır kadınları tümüyle kamusal alandan dışlamaya ve eve kapatmaya yönelik kadın düşmanı politikalar dayatmaya çalışıyor. Bu bağlamda bekçilere özel yetkilerin verileceği yasa da kadınların hayatlarını katmerli bir biçimde denetleyecek, baskılayacak, engelleyecek bir uygulama olarak karşımıza çıkıyor. Bekçilerin, oldukça güçlü bir sistem olan patriyarka içinde, kadınların yaşam alanlarında yeni bir baskı mekanizmasına tekabül edeceğini ve kadınlar için ahlak bekçileri olmaktan öteye gidemeyeceğini öngörmek zor değil. Bekçilere verilen yeni yetkiler ile birlikte, kadınların hayatları ve özgürlük alanları kısıtlanmaya devam edecektir. Toplumun yaşam alanlarına nüfuz eden bekçiler ellerine verilen yetkiyle birlikte patriyarkaya da dayanarak; gece sokakta olduğu, sevgilisiyle dolaştığı veya alkollü olduğu için kadınlara müdahale edebilecek ve hatta silah doğrultabilecektir. Erkek bekçiler tarafından kadınlar, üst aramasına tabi tutulabilecek hatta alıkonulabilecek. Var olan tüm bu yetkiler ve uygulamalar bekçiler tarafından kadınlara yönelik tacizin hatta cinsel saldırının önünü açacaktır. Bekçiler tarafından yaşayışları “genel ahlaka” uygun görülmeyen kadınların kapıları çalınabilecektir. Bekçilere özel yetkinin verilmesi, kadınların yaşamın içerisinde var olma mücadelesini etkileyecek ve ciddi anlamda korku atmosferi yayacaktır. Bekçi değil, kadın dostu mahalleler ve kentler Kadın düşmanı bakış açısı tüm politikalarına sirayet etmiş olan iktidarın çıkardığı her […]