DİSK

Zafer Aydın ile Röportaj – 15-16 Haziran’ın Işığında Sınıf Gözlüğünü Yeniden Takmak

15-16 Haziran 1970 yılında Türkiye işçi sınıfı, DİSK’in kapatılmasına ve tüm sendikal örgütlenme haklarının fiilen ellerinden alınmasına yol açacak yasa değişikliğine karşı sokakları doldurdu. Gebze’den İstanbul’a fabrikalardan taşan işçiler sendikal hakları için mücadele etti ve kazandı. Üç işçinin hayatını kaybettiği,…

Kadıköy’ün “Şımarık” Grevcileri

“Bir Gün, Gece” adlı kitabında; “Gündelik yaşamı devam ettirme çabalarıyla geçen gün yerini geceye bıraktığında kentin yeni sahipleri saklandıkları yerden çıkar: Yıkımın sorumlularından hesap sorma peşindeki çeteler, yağmacılar ve hırsızlar…” diyordu yazar. İşte bu kitabını Kadıköy Belediyesi’ne sattığı ortaya çıkan Mine G. Kırıkkanat…

Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Seyit Aslan: Topyekûn Mücadele ve Direniş Hattına İhtiyacımız Var

El Yazmaları’nın Notu: Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Seyit Aslan ile Dardanel fabrikasında işçilerin işyerine kapatılıp çalışmaya zorlanması, bu örnekten genele yayılan işçi düşmanı politikalar ve işçi sınıfının sermaye ve iktidar karşısındaki konumunun güçlenmesini sağlayabilecek adımlar üzerine yaptığımız röportajı siz okuyucularımızın…

Geçmişten Geleceğe Yürüyenler: 15-16 Haziran 1970

El Yazmaları’nın Notu: 15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Kalkışması’nın 50. yıl dönümü için hazırladığımız dosya çerçevesinde, El Yazmaları yazarı Volkan Yaraşır’ın yazdığı “Geçmişten Geleceğe Yürüyenler” başlıklı yazısını okuyucularımızın ilgisine sunuyoruz. Türkiye işçi sınıfı mücadele tarihinde 15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi,…

İrfan Kaygısız: Solun İşçi Sınıfıyla Olan İlişkisi Bir “Temenni İlişkisi” Olmaktan Öteye Gitmeli

Başta sınıfın amiral gemisi Metal sektöründe TİS sürecinde yaşanan hareketlilik olmak üzere, derinleşen krizle birlikte işçi sınıfının irili ufaklı birçok eyleme imza attığına tanık oluyoruz. Öte yandan dünyanın farklı coğrafyalarına yayılan ve önemli bir çoğunluğunu işçi sınıfının oluşturduğu isyan dalgalarının…

Kenan Budak’ın Mirası

El Yazmaları’nın Notu: İlerici Deri İş Sendikası Genel Başkanı ve Sosyalist Vatan Partisi Merkez Komitesi üyesi görevlerinde iken 12 Eylül darbecilerinin kolluk gücü polis tarafından İstanbul Yedikule’de sırtından vurularak katledilen deri işçilerinin devrimci önderi Kenan Budak’ı ölümünün 38. yılında saygıyla anıyoruz.…

“Sabahın alacasında fabrikalardan çıktılar…”*

El Yazmaları’nın Notu: El Yazmaları’nın Notu: Türkiye İşçi Sınıfının en büyük ve en kitlesel eylemi olan 15-16 Haziran direnişinin 49. Yıldönümünde, o dönem direnişe Arçelik fabrikasında genç bir işçi olarak katılan Hayri Erol ile 2004 yılında yapılan bir röportajı sizlere sunuyoruz.…

Sınıf Devrimciliği ve Kenan Budak

Kenan Budak yoldaşı katledilişinin 35. yılında bir kez daha anıyoruz. Kenan Budak’ı anmak, O’nu putlaştırmak değil, yaşamı ve kavgasında edindiği özellikler üzerinden bugün nasıl “Kenan Budaklaşabiliriz” sorusunun peşine düşmektir. Kenan Budak’ı bugünlere taşıyan en temel özelliği şüphesiz onun gerçek bir işçi sınıfı devrimcisi olmasıdır. Marksizm- Leninizm sınıflar mücadelesinin teorisiyse, bunu zamana ve mekana uygulayabilen devrimciler sınıf devrimcisi karakterini taşırlar. Buna göre, işçi sınıfı toplumda öncü konumdadır. Dolayısıyla her eylemiyle topluma etkide bulunur, toplum da işçi sınıfına etki eder. Bu karşılıklı etki durağan değil sürekli hareket halindedir. İşçi sınıfı toplumsal alanın bütünü ve onu meydana getiren diğer toplumsal güçlerin tümüyle etkileşim halindedir. Bu alanda öyle konumlanır ki, ona toplumun kaderini belirleme ve topluma yön verme sorumluluğu verir. Kendi özgürleşmesi toplumun özgürleşmesi olan tek sınıf işçi sınıfıdır. Bu bilinçle hareket eden sınıf devrimcisi toplumsal yaşamı bir bütün olarak kavrar. Diğer yanıyla, toplumu komünist bakış açısıyla kavrayan kadro-militan, hayatın her anında ve alanında devrimin imkanını ve güncelliğini arar. İşte Kenan Budak’ da cisimleşen işçi sınıfı devrimciliğinin karakteri bu zeminde oluşmuştur. Kenan Budak, toplumsal yaşamın zenginliğini kavrayarak, bu zenginlik içinde devrimciliğini inşa eden bir devrimcidir. Karşısına çıkan durumlarda geri adım atmayıp, onu bir biçimde yenerek daha da ileriye sıçramayı başarmış, devrimciliğini nesnel koşullar içinde oluşturmuştur. Her koşulda devrimcilik Kenan Budak genç yaşında işçiliğe başlamış, emek sermaye uzlaşmazlığında emek safında bir devrimci olarak yer almayı Kıvılcımlı’nın çıkardığı Sosyalist Gazetesi’nden öğrenerek devrimci harekete katılmıştır. 12 Mart darbesinin yarattığı politik ortamda devrimci hareket faşizm tarafından baskılanırken, O direniş mevzisinde yer alarak Zeytinburnu sokaklarını devrimci örgütlenme alanına dönüştürmüştür. 12 Mart’la 12 Eylül arasında da sonra, Zeytinburnu’nda yürütülen anti-faşist mücadelede öncü konumda yer almıştır. İşçi sınıfının yoğun sömürüye maruz kaldığı 70’li yıllar, aynı zamanda işçi sınıfının devrimci sendikal arayışını da doğurmuştur. Kenan Budak, Kazlıçeşme’nin deri kokan sokaklarında Bağımsız Bağırsak ve Deri İşçileri Sendikası (Bar Der-İş) içerisinde sendikal çalışmalara katılır. […]